Kapanmayan yaralarımız…
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Kapanmayan yaralarımız…

05 Nisan 2021 - 11:13

Ben hiçbir dine inanmıyorum, dini söylemlere itibar etmiyorum, başımıza gelen olayların bir kısmı yazgımızdırdiyenlere de güler geçerim, bizim toplum olarak yaşadıklarımızın birçoğu da inanmasanız bileyanılgılarımızdandır. Yanılgı dediğimiz şey ise çarpıtmalarımızdır esasında.

Çarpıtmaların kaynağı da yanılgılar. Yani öyle olduğunu sandığımız şeyler. Biz bir olaya kendi bakış açımıza göre bir anlam yüklediğimizde o olayın sebebi o olmuş olmuyor çoğu zaman. Olayın harareti bazen yaşadıklarımız hakkında yanlış düşüncelere kapılmamıza sebep oluyor. Bizler yaşadığımız olaylara verdiğimiz tepkiler kadarız.

***

Bildiğimiz ve ya bilmediğimiz, emin olduğumuz ve ya olmadığımız olaylar karşısında oraya koyduğumuz tepkiler davranışsal olarak kişiden kişiye çok farklılaşırken hepimizin ortak yaptığı şey duygusal incinmişliklerimizi kendimize göre yorumlayıp yanılgıya düşmemizdir.

Ve yine yazgı kavramını ele alacak olursak, aynı kitle yaşadığı olayları “yazgım buymuş”diye yorumlayıp köşesine çekiliyor. Her iki duygu durumunun da sebebi çarpıtmalardır. Yaşadıklarımızı ne yazgım buymuş diye değerlendirip köşeye çekilmek ne de yanılgılarımızın farkında olmayarak iyice kötüye sürüklemek doğru değildir.

***

Başımıza gelen olayları sadece yazgı veya sadece yanılgı olarak görmek her İkisi de yanlış kararlar almamıza sebep olan bilgeçliğimizden, çarpıtmalardan ibarettir. O yüzden sizlere naçizane tavsiyem bir olayda öncelikli olarak bilişimize ( doğru düşünceye ) odaklanmak, sonra duygularımızı ele almak en sonda olaylara veya kişilere objektif olarak bakarak bunları davranışa dönüştürmek olmalıdır.

Hepinize yazgınızın, alın yazınınız ve ya kaderimiz dediğiniz olaylarınyanılgıya, yanılgınızın yazgıya dönüşmediği gerçeklerle yüzleşeceğiniz ve aklıselim düşünerek karar vererekilkeli mücadelelerdiliyorum. Dilemek da doğru değil aslında, yapılacak olan şey bellidir ve amaca ulaşmak için kararlı mücadele ortaya koymalıyız.

***

Bazen, aktığımız gibi durulmayışımızın boz bulanık sellere dönüşmesi duygu ve düşünceleri kirleterek yıkıyor ve ağır hasara neden oluyor. Çok kez sormuşumdur kendi kendime kara bulutlar yok. Yağmurun işi ne bu havada?

Yıkıntı altında kalmış bir toplum varken şu anda bile bizim uğraştığımız ufalanmış kırıntılardan dağ gibi sorunlar çıkarma huyumuzdan inanın bıktım. Oturup da çocuğunu kaybeden ana gibi baba gibi ne çok da ağlamak istiyorum, kahrımdan. Ama bir kez daha paslanmış kalbime kızarak sinir oluyorum.

Nerde o toplum olarak dayanışma içinde sevinmelerimiz gibi ağlayışlarımız…  Mücadele yollarına beraber düşmelerimiz yok yok artık işte… Yanlış duymuyorum herkes gününü gün etmenin peşinde kullandıkları alışkanlıkları olacak eminim. Ondan umursamıyorlar. Yoksa çökmedik daha inanın… İnanın derken bile ne kadarda ümitsizim baksanıza…

***

Yazarken bile elim titremiyor, düşmüyor. Eskiden saman kâğıt üzerine matbaa kokusu içinde yazdığım yazılardaki o içtenliği dahası gerçekliği özleme arıyorum, neredesiniz? Bütün suyunuzu baraja mı boşaltınız. Bu kadar taş kömür mü oldu yüreklerimiz. Hep çamur akıyor içimizden, burnumuz kara katran mı tıkadı?.

Gidersem sigaradan oldu diyecek doktor eminin, kapkara olmuş adı ak olan ciğerlerimiz hiç mi temiz nefes istemiyor… Bir daracık odada içinde hapsolmuş gibi hapsedildik ve orada canlı çıkacakmış gibi beklemek bin defa ölüm değil mi?  Bu ada yarısında bin kere ölümün provası değil mi yaşatılanlar bize? Boş verin siz beni yine saçmalamaya başladım.

***

Oysa yazıyorum dönüp bir daha okumadan kendimize yaptığımız kötülüklerle hepimiz de, hep birlikte suç örgütüyüz bu cehennemde. Bizim canlarımız yanarken suçu ona buna atmanın ne yararı var, sizce?  Her yıl en az yüzlerce kişi ölüyor kanserden…

Evet, kanserden, para kazanma hırsı yüzünden… Bunun üzerine de hala bitiremediğimiz eski bir silah olan Torpil… Yani sizce başka ne anlama geliyorsa..  Bu ülkede ne yaparsanız yapın, suç kişisel ama, onun mağduru yüzlerce ölen canlar….Kaybolan umutlar yetim kalan çocuklar  en fazla bir ay sahip çıktığımız sonrada unuttuğumuz  yuvalar… Kapanmayan yaralarımız…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar