KIBRIS'TA ÇÖZÜM İSTEMEYEN ERDOĞAN'DIR
Kazım Denizci

Kazım Denizci

KIBRIS'TA ÇÖZÜM İSTEMEYEN ERDOĞAN'DIR

14 Aralık 2019 - 08:20

Ülkemizde “KKTC” vatandaşı yapılan Hatay kökenli emekçi insanlarımıza bir düşmanlığım yok, onları ötekileştirme gibi bir duruşum da yok ve olamaz. Irkçılık ve ötekileştirme yaparak ayrı siyasal parti kuranlara dır sözüm. Yanlış yapıyor ve suç işliyorsunuz. İleride telafisi mümkün olmayacak olayların temelini atıyorsunuz. Siyasallaşmayı tercih eden bu yapılara sözüm şudur, Ülkemde yaşanan suçların sayenizde patlamasına sebep olup hapishaneyi tıka basa doldurdunuz. Artık bu ülkenin daha fazla bozulmasına çanak tutmayın. 
***
Yıllar önce bu ülkeye gelmiş, evlenmiş, yuvasını kurmuş ve Kıbrıslıların deyimiyle eniştemiz olmuş. Ekmeğini taştan çıkartır. Kimseden bir isteği yok. Çocuklarını evlendirmeye başlamış burada. Şimdi bu adamı hukuk veya vicdan dışlayabilir mi? Bu adam bizden daha çok barışçı, çünkü onun da barışa ihtiyacı vardır. Her şeyden önce o suç işlememiş birisi olarak insan gibi yaşıyor.                                          
Bir gencimiz yıllar önce bir genç kızla tanışmış Ankara’da... Öğrencilik yıllarında. İki genç okullarını bitirip Kıbrıs’ta evlendiler. Kimsenin kapısını çalıp ne iş istediler, ne aş. Yengemiz sapına kadar solcu, dönmemiş hiç yolundan. Şimdi bu yengem ize kim bir şey yapabilir? Hukuk mu, vicdan mı?  
Yıl 1975. Savaş sonrası Kuzey Kıbrıs'ı kontrolü altına alan Ankara, feribotları dayamış Mersin limanına, gemilere doldurulup getirilmiş buraya Anadolu'nun çeşitli yerlerinden insanları. Bu insanlar Rumların bıraktığı köylere, evlere yerleştirdiler. Tarla verildi, traktör verildi, sürü verildi. “Çalışıp kazanın” dediler. Kimisi burayı vatan bildi, tırnağını toprağa geçirip kazandı, kimisi de buradan kazandığını geldiği yere yatırdı.                      
Bunları Ankara ve rahmetli Denktaş her seçim zamanı oy deposu olarak gördüler onları, sıkıştıkları zaman can simidi gibi kullandılar. 1975’ten şu ana kadar Kuzey Kıbrıslı TC’li nüfusla tıka basa dolduranlar bunu hangi hukuka göre burada tutabilirler? Hiçbir uluslar arası hukuki dayanağı yoktur yapılanların. Bugüne kadar verilen bütün vatandaşlıkları iptal edecekler.                        
Kim iptal edecek? onları bu adaya getirip vatandaş yapan Ankara ve buradaki işbirlikçileri. Nasıl mı? Çok kolay. Getirdikleri gibi gemilerle doldurup gidecekler. Benim vicdanım kabul etmese de gidecekler. Nedeni şudur: Türkiye BM üyesi bir ülke. Aynı zamanda AB’ye girmeye çalışıyor. Dünya hukuku da, AB hukuku da Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs’ta yaptığı tüm uygulamaları kabul etmiyor, sadece göz yumuyor. Ama sadece bir yere kadar. 
***
Ankara ve rahmetli Denktaş’ın talimatları ile Güney’de mal bırakanlara, TC’den gelen nüfusa uyduruk bir beyaz kağıt vererek adına da tapu dediler. Bu tapular hiçbir işe yaramadı demiyorum. Haksız yere birçok insan bu malları satarak zengin oldu. Çıkar sağladı. Bu konuda da Ankara Denktaş’la birlikte suç işlediler.                                
Başkasının malını sahte evrak düzenleyerek başkasına vermek dünya ve AB hukukuna göre suçtur. Bu suçu işleyenler verdikleri tapuları iptal etmek zorundadırlar. Bu amaçla kurulan Mal Tazmin Komisyonu Rumlara tazminatlarını ödüyor. Kuzey Kıbrıs’ta daha nice suçlar işlendi ve işlenmeye devam ediliyor. Nereye kadar? Bütün icraatlardan sorumlu tutulan Ankara ve işbirlikçi takımı tarafından yıllardır suç işleniyor. Ancak bunların faturasını rahmetli Denktaş öldüğü için, Ankara ödeyecek. Belki peşin, belki taksitle.                       
Ancak bundan kaçılamayacak. Hiç kimse kendini kandırmasın, bir vatandaşlık alan da çok sevinmesin. Belki gelmiş geçmiş tüm hükümetlerin dağıttığı mal ve vatandaşlık hukuksuzluğunun bedelini şimdilik kurtarabilir, ancak Ankara kurtaramayacak. Yıllardır yaptıklarının bedelini ödeyecekler. Bunu isteyen dünya ve AB hukukudur.
Efendiler, Kıbrıs'ta Erdoğan tek adam yönetimi çözüm istemiyor, rehine politikası izliyor, çözüm geciktikçe burada arada bir hükümet olduğunu iddia eden siyasilerini de kontrol altında tutarak her istediğini yaptırabilen bir yapı hakimiyeti oluşmuştur. Nereye kadar gidecek bu düzen?? 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar