Kim yapıyor bütün bunları?
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Kim yapıyor bütün bunları?

19 Ekim 2019 - 15:15

Bu toz duman içinde ne  konuşalım, ne yazalım? Savaş bölgesinde ateşkes anlaşması yapıldı deniyor ancak “İnsanlar hala  ölüyor.” Daha ne diyelim? Akılların tutulduğu, sözün kifayetsiz kaldığı bir evresindeyiz dünyanın. Akıllar başa ne zaman gelecek ? Canlar yok oluyor. Üstelik yok oluşlar, sıralı değil…

Bu fark edilmiyor, görmezden geliniyor? Önlerinde uzun bir yaşam olan, bıyığı yeni terleyen delikanlılar ölüyor faşist Erdoğan tarafından. Dünyaya yaşamaya gelmişken, dünyayı tanımadan, anlamadan, çocuklar öldürülüyor, kimyasal bombalarla, . Her şey zamansız, apansız yok oluyor. Geride kalanlara travmalar kalıyor…

Kim yapıyor bütün bunları? Savaş demek yasak!                                                                                                                                             

Önce “ateş et” diyorlar. Sonra “ateş kes” demeye başlıyorlar. Hemen soralım: “Ateş kes” diyenler, örneğin havadan açılan ateşin kesilmesi için neden hava sahasını kapatmıyorlar? Hava sahası kapandığı anda Türk devletinin bırakalım “ateşi”, nefesi kesilir. Bilmiyorlar mı? Biliyorlar.

“Ateş kes” ne demek? Sadece Erdoğan’ın “ateşi kesmesi” mi? Değil. YPG-YPJ, QSD de “ateş kesecek”… Kesince ne olacak? Erdoğan’ı işgal ettiği bölgelerden defetmek mümkün olmayacak. Rusya’nın, ABD’nin “ateş kesme” diplomasisi, Erdoğan’ın işgal ettiği bölgelerde, kendisine “ateş edilmeden” kalması amacına hizmet etmekte.

O halde esas olan “ateş kesmek” değil. Türk devletinin kendi sınırlarına çekilmesi. Suriye’nin topraklarındaki işgal saldırısına son vermesi, işgal ettiği yerlerden defolup gitmesi.

“Ateş kes” için “konuşmalar”, “demeçler”, “tehditler”, “yaptırımlar” gırla gidiyor. Gidiyor da “ateş devam ediyor.” Erdoğan “ateş kesmem” dediği sürece, bu “konuşmalar, demeçler, tehditler” devam edip gidecek. Ve “ateş” de devam edecek. Ne zamana kadar? Erdoğan’a verilen “izin” çerçevesinde işgal gerçekleşene kadar.

Geleceğin üzerinde filizleneceği, meyveye yatacağı, yaşam sunacağı tarım ortamını geri dönüşümsüz tahrip ediyor. Yok ediyor. Savaşların tahribatı bir değil, elvan elvan! Bir de şirketlerin açtığı savaşlar var; durdurulamıyor! Şirketlerin dört bir koldan açtığı savaşlar; ne alan, ne sınır, ne konu tanıyor. BM tarafından 17 Aralık 2018’de kabul edilen köylü ve köyde yaşayan diğer insanların hakları var.

!***

Türkiye sadece Rojava’yı işgal etmeyi değil; bölgede bütün Kürtlüğü yok etmenin planlamasını yaptı, bu sadece Erdoğan’ın da değil Türk devletinin bütün bileşenlerinin ortak tavrıydı. Eğer Türkiye şantajla, korkutmayla, rüşvetle diğer devletleri ikna edebilseydi, büyük bir Kürt soykırımı başlatacaktı; fakat dünya kamuoyunun Kürtlere duyduğu sempati şimdilik buna engel oluyor.

Dikkat edin burada devletlerden bahsetmiyorum; Kürt kadın ve erkeğinin sürdürdüğü haklı mücadelenin dünya halkları nezdinde yarattığı sempati Türk devletinin Kürtlere karşı planladığı katliamı şimdilik durdurmuş gibi gözüküyor.

Erdoğan’ın hamlesi Rusya ve Esad rejimini; “El Nusra ile Kürtler” arasında tercih yapmaya zorladı. Rusya biliyor ki; oraya şimdilerde adı ‘Suriye Milli Ordusu’ olan çetelerin yerleşmesi halinde Rejim dolayısıyla Rusya’nın çıkarları uzun vadede hep tehdit altında olacaktır. Dolayısıyla Rusya ve Esad Rejimi de tercihini mecburen Demokratik Suriye Güçleri’nden yana yapmak zorunda kalmışlardır…

Türkiye bu savaşın kaybedenidir ve bu hep böyle kalacak; biraz zor ve uzun olacak gibi gözükür; fakat Kürtler bu sürecin uzun vadeli kazananlarıdır ve hiç bir kuvvet artık bu gerçeği değiştiremez.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar