KİMSENİN akıl hocalığına soyunacak değilim
Kazım Denizci

Kazım Denizci

KİMSENİN akıl hocalığına soyunacak değilim

05 Nisan 2022 - 09:46

Bugünlerde herkesin kafası karışık, ya da bana öyle geliyor...

Bazen kafası karışık bir insan, sadece kafası karışık bir insan olmaktan öte çevrelerinde olan insanların da kafalarını karıştırıyor. Doğrudur, olayları dümdüz gören, hayatın ve siyasal hayatın karmaşıklığını kavramaktan aciz olmak sonucu olan netlik, insanı kafa karışıklığına sürükler.

Her siyasi partinin yalnız ve ya başkaları ile ortak açıklama hakları olduğunu bildiğim için yazıyorum. Aslında böylesine kafa karışıklığı bizim siyasal yaşamımızın bir nevi kaderi gibi...

Kendilerini solcu zanneden solcuları, defalarca gördük. KOMPLO teorilerinden nefret ederiz.  Bunların gereksiz olduğunu savunmuyoruz. Ama bu "Kıbrıs cumhuriyetinden vatandaşlık talep etme" meselesi itiraf edelim ki kafamıza takıldı kaldı.

Tabii konu bizim bilgi birikimimizden çok ayrı bir uzmanlık alanına girdiği için cesaret ve iddia ile bir laf edemiyoruz. Dağınık saçlarınız, sakalınız olacak, şart! Elinizde kitabınızı olur olmaz ortada bırakıp, sosyal medyada “CHE” sözleri paylaşırsınız...

 Ama mutlaka Deniz Gezmiş fotoğrafınız kayıtlı olacak ki, arada yine onu kullanasınız... Sonra, 'Biz emekten yanayız", "güzel isçimiz, canim isçimiz", "köylümüz" diye methiyeler düzüp sonrasında "Ya banane, boşver, ne halleri varsa görsünler" dediğini nasılsa kimse duymayacak...

Devletin verdiği imkanları sonuna kadar kullanıp, yetmezmiş gibi bir de eleştirdin mi, iki laf, iki patates soğana, iki de hayati eleştirdin mi, “”KKTC”de solcusundur...

Yok hayır, Marksist terminolojiye sarılıp, özgürlük tanımı yapacak değilim. İkna etmek için hemfikir olacağımız bir kaynağa başvuracağım; Türk Dil Kurumu sözlüğündeki “özgürlük” tanımını aktaracağım:

1) Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu; serbesti.

2) Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu; hürriyet. Bu tanıma göre bir sonuca varmak gerekirse, bir toprak ağasının kölesi ya da bir şeyhin müridi özgür olamaz.

Oysa anlamak için teori gerekir. Meselelerin teorik çerçevesini çizemedikleri için, her esen rüzgârdan etkilenmekte ve bunun sonucu hep savrulmaktadırlar. Kafaları karışıktır.

***

Erdoğan tek adam iktidarının kurucu siyasi aklı yine ve yeniden cambazlık peşinde. Türkiye İçerisinde sıfırı tüketti, uluslararası alanda esamesi okunmuyor, şimdi ise Ukrayna-Rusya savaşını hem içeride hem de dışarıda kaybettiği itibarını, tükettiği kredisini geri kazanmak için fırsat olarak görüyor.

Erdoğan’ın muradına erip eremeyeceği muamma ama Kıbrıs konusunda ortaya koyduğu politikaları ortada iken veya bizim barışa ihtimalimiz Erdoğan’a kalmışsa vay halimize.

Eğer bir barış masası kurulacaksa ve amaç gerçekten barışı sağlamaksa, savaşı yaşayan halkların ve onların temsilcilerinin masada olması gereklidir. Ama bizim masamızda biz hiç olmadık yine yokuz. Yapılanlar şovdur, ölümden ve savaştan nemalanma durumu devam ediyor edecek.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar