"KKTC" Türkiye'nin kalın barsağıdır - Sırrı...
Kazım Denizci

Kazım Denizci

"KKTC" Türkiye'nin kalın barsağıdır - Sırrı Süreyya ÖNDER

04 Eylül 2020 - 07:42

Türkiye ve yavrusu tarım bakanları Ağustos ayında su verilmeye başlanacak açıklamalarına karşın, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) içme suyu sorununun çözümü için 2015 yılında devreye alınan ancak Ocak ayı başında patlayan boru hattının tamiri için bu güne kadar yapılan açıklamaların tümü de yalan çıktı.

Dün basına yansıyan bilgilere göre patlayan boruyu tamir etmek için Türkiye 4 gemi kiralamış. Biri Bahama, 3’ü İtalya bayraklı gemiler KKTC’ye su götürecek boru hatlarının tamiratını yapacak(mış?.

Suyumuzun vanası, Elektriğimizin şalteri, telefon ve internetimizin fişi Ankara'daki zorba yönetimin elinde oldukça bizler bu ada yarısında sömürge yaşamına devam edeceğiz.

***

TARİKAT VE CEMAATLER MESELESİ, KIZMAYIN EFENDİLER, DOĞA BOŞLUK TANIMADI.

Anavatanda ne varsa misli ile yavru vatanında ada olacak diyen sözüm ona Ankara uşağı siyasiler, işinize geldi mi laik demokratik ve özgür bir düzenden bahsetmeyi dilinizden hiç düşürmeden katıldığınız ve gurdellasını kestiğiniz külliyeden hatırlatma yapınca da kızıyorsunuz.

Dini inançların eseri olan Cemaatler ve tarikatlar meselesi, toplumsal, kültürel, dinsel ve siyasal yaşamımızın önemli konuları arasında yer almaya ve tartışılmaya devam ediyor. Bizler sanki bu tarikat ve cemaatlerin bu ülke yarısına şimdi geldiğini sanarak tartışıyoruz. Toplumu zehirleyen bu tür yapılar, tarihimizin hemen hemen her döneminde vardı.

Özellikle de 1974 yılı askeri harekatından sonra bu adaya İslami tarikat ve cemaatlerin de  Türkiye'den gelişleri organize bir şekilde devam etti. Tıpkı nüfus akışının son sürat aktığı gibi Kıbrıslıtürkleri daha da Müslümanlaştırma girişimleri artarak sürüyor, Sürecek.

Kıbrıslıtürkler arasında yapılan propaganda ve çalışmalar neticesinde uygulanan parasal teşviklerle de İslamiyeti benimseyen bir takım dinsel kişiler ve grupların da ortaya çıktığını görüyoruz. Lakin yine hemen belirtelim ki, başlangıçta bu tip grupların tümüyle Türkiye'den organize bir şekilde ithal mahiyet arz ettiği görülüyor.

Ersin Tatar'ın katıldığı bir dini cemaat haberinin ortaya çıkması ile birlikte gündem olan ve yaşanan bu son gelişmelerden; bugün de cemaat ve tarikatlar konusunda sanki hiç haberdar değilmişiz gibi davranmak aymazlıktır, inkarcılıktır hatta iki yüzlülüktür.

Bu adaya gelenlerde biridir yalnızca "Tarikat şeyhi Osman Varan, Büyük Türkiye dergahı sivil toplumlardan oluşan hizmet sendikadır. Ve ekliyor " Büyük Türkiye cemaatine bağlı ve sadakatli olan kardeşlerim hiçbir partiyi karalamayın çünkü her partiden müritlerimiz vardır" adam daha ne desin?

Osman Varan 16 yaşında geldik bu adaya 'KKTC'li İbrahim Kürt bize babalık etti 15 yıl boyada çalıştım beni ona sorun diyerek sanki alın terini kazanmak için çalıştığı işine, yaşam biçimine, kimliğine, kişiliğine birileri karışıp hakaret etmiş gibi savunmaya geçiyor.

Evet tarikat şeyhi Osman Varan benim yurduma diğer vatandaşların gibi açık bulduğunuz kapılardan girerek bu adada şeyh olma özgürlüğünü de tattınız ama biz sizler sayesinde doğup büyüdüğümüz topraklarda azınlığa düşürüldük.

Doğa boşluk tanımaz derler, işgal koşullarını yarattığı boşlukları sen ve senin gibiler doldururken bizler vatansız bırakılıyoruz. Tıpkı Kürt halkı gibi soykırım ve asimilasyonunuza tabii tutuluyoruz. Söyle Osman bu bir topluma reva mı?

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar