"KKTC"niz 38 yılında batağa saplanmış durumda
Kazım Denizci

Kazım Denizci

"KKTC"niz 38 yılında batağa saplanmış durumda

15 Kasım 2021 - 10:18

 “KKTC”de son durum: Bir parti 9 bin kişiyle kurultay yapar, 40+örgüt, parti, sendika  vs 500 kişiyi bir alana zor toplar… BMBP'nin durumu budur ve acınasıdır. Aman en geniş birliktelik olsun, aman BMBP yeniden canlansın diye çalış çabala, işte yeniden kuruldu ama ölü kuruldu…

BMBP'nun cumartesi yaptığı miting ben rahatsızlığım nedeniyle katılamadım. Evde oturduğum yerden yapılan canlı yayınlarda izlemeye çalıştım. Bu ilk defam değil ama bir kez daha hayal kırıklığı yaşadım.  Kitlenin taşıdığı pankartlarda yazılanları okudum.  Atılan sloganlar dinledim, miadını doldurmuş sloganlardı.

Ben bu mitingin işgalciye karşı yapılacağını sanmıştım. Ama frenlediler ve işgalciye tek bir kelime dahi edilmedi. Buradaki “KAYYUM” kukla ve papağan işbirlikçilerine bir şeyler denmeye çalışıldı o kadar.

Sanırım tertip komitesinin çizdiği çerçeve içinde Sol Anahtar Müzik gurubu bile bula iyi bir performans gösteremedi, işaret edilen müzikleri çaldı. Bu mitinge göre “KKTC”TC valiliği ve iş birlikçi papağanlar bir değerlendirme yaparlarsa her halde "Bunlardan bir cacık olmaz" demişlerdir.

***

Bağımsız ve egemen 'KKTC’yi kumarla kalkındırma modelinin Türkçe tercümesi, mafyaya teslim etmektir' Son günlerde ortaya saçılanlardan sonra, devletle de ilişkili bazı mafyatik tiplerin Kıbrıs'ı adeta Türkiye'de yapmakta zorlandıkları kumar, uyuşturucu gibi faaliyetleri için bir tür kurtarılmış bölge olarak kullandıkları sonucunu çıkartabilir miyiz?

Ne kadar sevinsek hakkımız değil mi? 38 yaşımıza geldik ama anavatanımızın büyük katkıları ile “Kıbrıs’ın kuzeyi kadın ticareti, uyuşturucu, kara para aklama gibi suçların merkezi haline getirildi” Bu ad yarısında çeteler ve mafya babaları, sapılar adeta fink atıyor.

Ben iftira atmıyorum, İsviçre merkezli, uluslarası ‘Ulusötesi Organize Suçlara Karşı Küresel Girişimi’nin 2021 raporunda KKTC’nin de ismi geçiyor. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bulunduğu kategoride bulunan KKTC, cihatçı örgüt IŞİD’den petrol aldığını iddia ediyor. Raporda, Mağusa Limanı’ndan daha çok, ‘silah ve mal kaçakçılığı’ yapıldığı da belirtildi.

Yine ayni raporda, birçok göçmenin İtalya, ispanya veya Yunanistan için olduğuna inandıkları kaçakçılık paketlerini satın almak için kandırıldıklarını, ancak Kıbrıs Cumhuriyeti’ne girmek için sahte belgeler satın alabilmeleri için uzun saatler çalışmak zorunda kaldıkları KKTC’ye geldiklerini gösteriyor. Raporda, çoğu durumda, bu tür hilelerin bir tür insan kaçakçılığı durumu yarattığı da belirtiliyor. “KKTC”nin 38 yıldönümünde…

***

Evet, dostlar burada artık bir çatışma ortamı yok ama bir barış ortamı da yok. Barışın olduğu bir ülke değil burası, ateşkesin olduğu bir ülke. Biz bütün insan hakları mekanizmalarının dışında bırakılmış durumdayız.

Mafya, “KKTC ”in trajik bir şekilde yeteriz kaldığı topraklarda, devletin yerine geçer. Onun işini görür. Mafya bir ekonomik düzendir… Hukukun yokluğunda devlet ile aralarında bir fark kalmaz, ayırmak imkansızlaşır. Artık mafya yoktur, tanık olduğunuz şey devlet mafyası veya mafya devletidir.

Çünkü bu garabet yapı “KKTC” içinde uluslararası heyetlerin gelip izlemesi, rapor tutması gibi insan hakları adımları mümkün olmuyor. İçe kapalı, Türkiye’nin tekelinde bir bölge konumundayız maalesef.

Benim gibi düşünen birçok insanın tek isteği ise bir gün Kıbrıs’ın tam bağımsız bir ülke olması. Federal Kıbrıs çatısı altında demokratik değerleri benimseyen, insan haklarını tanıyan ve uygulayan bir devlet çatısı altında yaşayabilmek mümkündür. Burada savaş yok ama barış da yok

Özetle; Türkiye’nin ‘suç laboratuvarı’ haline getirilen Kıbrıs’ın Kuzeyinde çıkış yolu vardır ve bu yol Yurtta barış ve sosyalizmdir.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar