Konuşma "Sus" rahatsız etme
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Konuşma "Sus" rahatsız etme

18 Nisan 2022 - 10:24

Çünkü onlar çok akıllı olduklarından dolayı sana, size “Sus” diyen adam her şeyi bilen adamdır. Belki de seni daha da uyutmanın bir yolu olarak gördüğü için sana ve sizlere “Sus ve Oku” diyordur. Boş konuşma.

Dinlemeyen iki kulağı olduğu halde dinlemeyen adam gerçek sağırdır. Hiç kimse duymak istemeyen kadar sağır, görmek istemeyen kadar kör hissetmek istemeyen kadar boş insan istiyorlar.

Bir köşe yazısı okuyorsan sana “Sus” diyene uy ve susmaya devam et. Bir de sana sessizlik özgürlüktür diyorlarsa sen de sessizliğe uyacaksın. Onlar varsın papağan gibi konuşsun.

Memleket bir sessizlik ülkesi olmaya ve muhalefet, sendikalar, bilumum irili ufaklı örgütler ve kahraman solcularımız suskun kalmaya devam etsinler.

Sen susunca mutlu olacaklarsa gerçekten artık “Sus” ve mutlu olsunlar. Ya da mutlu olduğunu sansınlar. Ama onları ve sana yaptıklarını hiç unutma. Büyüklük yine de sende kalsın diye affet ama unutma.

Sus ve oku, “Oku ve yaz.

Ey insanoğlu sana yakışan budur işte.

Çünkü bu hayatın öznesi insandır.

Hayalleriyle, hayal kırıklıklarıyla.  Arzularıyla, tutkusuyla…

Muhalif medya dik duruyor yine...
Kıvırmıyor, yan yatmıyor!
Yandaşlık yapmıyor!

Yaş, cinsiyet, inanç, etnik köken ayrımı olmaksızın!.. İnsan olmaktır istenen. İnsan olmasıdır karşımızdakinden beklenen. Peki ama bizim burada insan olmayı hiç başaramayan işbirlikçi kukalar ve muhalif geçinenler insanlıktan nasiplerini aldıklarını söyleyebilir miyiz?

Temelde iyilik güzellik arar ancak durum sadece öyle mi?

Korkuları var bu soytarıların, en çok da kendi yarattıklarından. Fakirlikten, yoksulluktan ve hak yiyicilikten, yiyip yuttuklarını hesabını sorulacağından korkuyorlar. Kendilerini çok güçlü olması gerektiği kaygısı ile yaşıyorlar.

İşbirlikçilik yapmalarının asıl nedeni de kendilerini güçlü kılmak istemelerindendir. Beklenti bu durumun ila nihayet sürmesidir. Güçlü olan yaşıyor zannediyorlar. Her geçen gün bir öncekinden daha güçlü olmak zorunda olduklarını sanıyorlar.

Hızlı döngülü tüketimle dahası yüklü maaşları ile beraber bir çok beklenti de “ Daha çok kazanmaya dayalı” olarak açıklanabilecek tek ve güçlü bir yapını devamını istediklerindedir bu işbirlikçilerin.

Böylece bir toplumun ilerleme dinamikleri olan ortak hedef ve beklenti oluşturma, paylaşma, uzlaşma,  fedakarlık yapma, karşılıklılık ilkesi, adalet talepleri, haklar ve sorumluluklara özen gösterme gibi bir çok değer kazanmaya dayalı bir düzen istemiyorlar

İstedikleri ve uğraşları güçlünün haklı ve haklı olduğu ve kendilerinden hiçbir zaman hesap sorulmayacak bu düzenin sonsuza kadar sürmesi hatta çocuklarına ve torunlarına da miras olarak kalarak sürüp gitmesidir.

Sen tüm bunlara inat insana ve hayata dokunan… Yaşamın renkleri, melodisi, ritmi ve dokusu ile derinleşen yeni bir yaşam kültürüne ve özgürlüğün için… İnsan için…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar