Kötülükler iyilikleri işgal ettiyse çaresi bellidir
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Kötülükler iyilikleri işgal ettiyse çaresi bellidir

23 Ekim 2021 - 09:55

Bizim çocukluğumuzda mahalledeki arkadaş çevremizde Teksas, Tommiks kitapları vardı dahası bizim İlk okul yıllarımızda sabah süt ve tere yağlı ekmeğin lezzeti hala damağımdadır, o zamanlar inek ve koyun sütüne tercih ettiğimiz süt tozundan, kutu sütünden içecek ve anamızın yaptığı ekmek ve çöreklerde bulduğumuz o mis gibi koku ve lezzeti arıyoruz ama artık modern çağdayız ya her şey hazır, biz de hazıra alıştırıldık, üretimden koptuk.

Ama tiryakisi olup alıştığımız çocukluk kitaplarının, Teksas, Tommiksve Zagor’un yerinde artık akıllı telefonlar çocukların elinden düşmüyor, youtube, Tik Tok ve oralardaki faydalı, faydasız çeşitli oyunlar ile çocuklar adeta afyonlanmış beyinleri uyuşturulmuş duruma getiridi. Derslerini ve kitaplarını dahi aramıyorlar...

Çoğumuz Babalarımızdan gizli Teksas, Tommiks kitapları okur, aramızdaki değiş tokuş zinciriyle de, tüm seriyi takip ederdik. O kitaplar sayesinde bildik, düşman kimdir, dost kimdir, Amerika birine düşman diyorsa o bizim de düşmanımız, dostları ise dostlarımızdı...

Zaten tarih boyunca bizim de yegane dostumuz Amerika idi. Rusya bizi ham yapar, sonra da yutar. Böyle diyordu büyüklerimiz, topluma pompalanan politikalara göre, ne yani o büyük, kocaman Amerika yanlış mı yapıyordu? Asla öyle bir şey olamazdı...

O kitaplar yok şimdi, onların devri geçti. Şimdi onlardan milyon kat daha tesirli ve etkileyici başka oyuncakları var Amerika’nınçocuklarımızın ellerinize tutuşturduğu. Sosyal medya var, İnternet var. Sohbet ve oyun siteleri var. Porno filmleri dizileri var...

Var da var, değişmeyen tek şey bizim hala daha itaatkarlığımız ve teslimiyetçiliğimizdir, biat etme alışkanlığımızdır. Bize kim dost kim düşman göremiyoruz.Kim vatansever kim gerçek vatan haini. Bize kötülük yapan kim suçlu kim masum...

Yine bizim adımıza Amerika, Türkiye ve başkaları karar veriyor, uygulamaya koyuyor, biz de baş üstüne diyerek kabul ediyoruz, kabul etmeme, yok bize uymaz deme cesareti kim var? Önünüze Talimat veren kimdir, kimin nesidir diye kimse soramaz.Bir defa olsun sorun.

Soramazlar, çünkü biz, hep Anavatan cephesinden baktık dış dünyaya, onlarca yıl. Rumların tümünden ama baş Papazdan Grivas’tan, Samson’dannefret etmeyen var mıydı aramızda? Öldüğünde de oh çekmeyen var mıydı? Halbuki tanımıyor bilmiyorduk bile...

***

Peki neden ‘iyilik’, ‘güzellik’ ‘barış dostluk’ gibi temel kavramlara başvurmadınız? Cesaret yerine, korkuyla bezenmiş hiçbir insan doğru işler yapamaz. Yanlış işler yapar. Sadece bizde değil, tüm dünyada, bizler şu an korkuyla yaşatılan bir kılığa sokulduk, bir gün korkularımızdan arınıp kendimizi ve birbirimizi affetmek zorunda kalacağız.

Bizim değil ama bizim haricimizdeki güçlerin çıkarları uğruna o günler de gelecek. O zamana bir hazırlık olarak hatırlatmak istedim. İyilik nedir, dostluk dedir, barış ve onun getireceği güzellik nedir, sağlıklı yaşam nedir, biz nasıl bir kötülükten arınırız, üzerine düşündürmek istedim.

Nasıl bir kötülük deryası içinden geçiyoruz hakikaten? Aslında iyiler ve kötüler diye bir şey yok, hepimiz bir kötülük deryasının içinde başka şekillerde etkileniyor ve çürüyoruz, çöküyoruz. Evet, vicdani bir özeleştiri vermek de dahildir buna sakın ha yanlış anlamayın geri çekilmenin, yenilginin ifadesi değil bunlar. Faşizm, kötü adamların bir gece gelip iyi adamları vurarak öldürmesi değildir, gözle görülemez bir çürüme sürecidir yaşadıklarımız.

İnsan düşüncesi kötülük karşısında bir günde yenilmiyor. Bir kaleye çekiliyor ve orada kuşatma altına alınıyor. Kuşatma altına alınan her kalede aynı şey olur. Kıtlık başlar, salgın hastalıklar yaşanır. Bizim entelektüel âlemimiz de kuşatma altında olduğu için kendi kendini zehirliyor. Bu acıklı geliyor bana. Kötülüğün iyiliği bu şekilde işgal ettiğini düşünüyorum.

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar