Kötülüklerinden Dolayı Yargılanmayacaklar Mı?
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Kötülüklerinden Dolayı Yargılanmayacaklar Mı?

16 Ekim 2021 - 09:32

Eskiden bir makine gibi tıkır tıkır düzgün çalışan 1 parti vardı, giderek eskimiş, artık sağı solu dağılan ve farklı yıpranmalar nedeniyle parçaları arasında uyum kalmamış, aksayan bir makineye benziyor. Yani bana göre acemi ve beceriksiz ellerde hurdaya dönmüş bir duruma getirilmiş miadı dolmuş bir parti AKP.

Hatırlarsınız AKP hükümet kurduğunda zamanın başbakanı Tayyip Erdoğan İtalya’ya gitmiş ve Avrupa Birliği ile bu nikahı kıymak istiyoruz demişti. Biliyorsunuz bu nikah türünde, evlilikten sonra asla boşanmak yoktur.

Erdoğan hükümetegeldiği dönem 6-7 yıl süre içinde AB’ye endeksli adımlar attı. İç ve dış politik tercihlerini hep AB ve ABD istekleri doğrultusunda gerçekleştirdi. Aradan yıllar geçtikten sonra Erdoğan yakınmaya, sızlanmaya başlar. Ve başlıyor “Avrupa Birliğine güvenmiyorum” demeye.

Halbuki asıl ona güvenmeyen AB ve yetkili kurumları idi, neden çünkü Erdoğan ve AKP’si kendi taahhütlerini yerine getirmekten kaçınıyordu, kendisi AB kriterlerini yerine getirmediği gibi AB’ye Ankara kriterlerini dayatıyordu. Avrupa Birliği ile toplantılar yapıyor ve anlaşmalar imzalıyor ancak kendi bildiklerini okuyordu.

AB’ye söz veriyor, taahhütte bulunuyor ancak AKP hükümetİ ise istediği icraatları yapıyordu. Ekonomik, sosyal, kültürel, tarım, hayvancılık, turizm dengelerini, düzeltmeye kısacası büyük katkılar ve destekler sağlayarak Türkiye’yi Avrupalı yapmaya çalışıyordu. Yaşanılan problemlerin kaynağı yalan söylemekten ibarettir.

Maalesef Erdoğan ipleri iyice eline aldıktan sonra dış politikada da barış kültürü yerine savaş kültürü, uzlaşma yerine de kavga ve meydan okuma kültürü hâkim oldu. Medeni ve Avrupai Devlet aklı terk edildi. Avrupa’ya çıkılan yolda tornistan yapılarak her alanda Afrikalı olmayı seçtiler.

Bir taraftan da güvenmediklerini ifade ettikleri AB ile para kopartmak adına yaptıkları anlaşmaları, büyük bir zafer kazanmış gibi iç kamuoyuna servis ediyorlar. Madem AB’ye güvenmiyorsunuz, niçin Türkiye halklarının geleceği ile oynuyorsunuz diye sormamız gerekmez mi?

Günümüzde yaşanan Erdoğan destekli terör uluslararası karakter kazanarak halklara kan kusturan bir savaş vekâleti haline getirilerek yıkıma dönüşmüş durumdadır. Artık açık açık İslami terör örgütleri ile emperyalist güçlerin güdümünde hareket etmektedir. Güç dengesi ve toprak paylaşımı bu yolla gerçekleştirilmektedir.

Erdoğan reji tarafından Anadolu’nun getirildiği son haline bir bakar mısınız, güneydoğuda yaşayan Kürt kökenli insanlar savaş konsepti içinde yaşatılarak bir yandan da bütün seçilmiş belediyelerine “KAYYUM” atayarak oralarda talan ve hırsızlık düzeni kurdular. Üstelik yoksul olan bu halk, sefalete terkedildi.

Bizim de Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşadıklarımız Erdoğan rejimi tarafından atanan “KAYYUM” ve hükümetin uyguladığı iç ve dış politikaları sonucunda ortaya çıkmıştır. Hiç gerek yokken bu ada yarısına burunlarını bu kadar sokmalarını ve geliştirdikleri projelerinde baş aktör olmalarını ne ile izah edeceğiz?

Türkiye'de her geçen gün ekonomik kriz dozunu arttırıyor. Halklar fakirleştirilirken yandaş çetele sağlanan avantajlarla zenginliklerine zenginlik katıyor. Erdoğan ve tek adam rejimi kendilerine önceden yapılan tüm uyarıları dikkate almayıp küçümsediler, gereken tedbirlerbilerek alınmadı. Peki, bu gün yaşananlarıhiç mi öngöremiyorlar?

Yaşanan tüm bu olumsuzlukların tek müsebbibi olarak ben sadece tek adamı görmüyorum. Onun yanında halkın kendisi de sorumludur. Çünkü bu tek adam sultanlığı zembille gökten inmedi, Erdoğan, Bahçeli kadrolarına hükümet olma yetkisini veren de Türkiye’deki seçmendir, halktır.

Türkiye üzerinde hesap yapan dış güçler de vardır ancak en çok da hesp yapan Erdoğan diktatörlük rejimidir. Yapılması gereken halktan yana bir düzen inşa edilerek Ekonomi ayağa kalkmalı, halka sosyal devlet politikaları sunulmalı, düşmanlaştırılan toplumsal barış gerçekleşmeli, dayanışma kültürü ile yaralar sarılmalı.

Yeter mi? Yetmez Erdoğan yönetiminin 20 yıllık iktidarı döneminde Türkiye halklarına karşı işlediği tüm insanlık suçları ve Ekonomik zararları, yaptıkları talanları, yolsuzluklarıiçin yargılanmaları gerekmektedir. Tabi ki Kıbrıslıtürklere de yaptıkları kötülüklerinden dolayı yargılanmayacaklar mı?

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar