"Kuklalara"
Kazım Denizci

Kazım Denizci

"Kuklalara"

08 Mayıs 2018 - 07:50

Fakir, fukara, yoksul bir gariban işçi hasta olsa yüzüne bakan yardım eden olmuyor, neden? adı üstünde işçi ise ezilip horlanmaya ve dışlanmaya mahkumdur. Ve sol gösterip sağ vuran vururken de fena acıtan fakirin sırtından bulmuş çareyi,İsyanım, ülkeyi yönetenlere.                        Yada yönetirim sananlar "KUKLALARA" zamlar yağmur gibi değil, sel gibi yağıyor fukaranın üstüne. Vay işçinin emekçinin hallerine vay, Vay köylünün hallerine vay, vay.  Vay garibin düşkünün hallerine vay, vay. Vay düşenin hallerine vay, vay. Nasıl etsin, nasıl geçinsin, nere gitsin? Oy, oy, oy. Bir yandan işgalciye isyanım ve öfkem, öte yandan da halkı aptal yerine koyup kandırdığını sanan "İŞBİRLİKÇİLERE"  isyanım. 

Zam, zulüm, sefalet almış başını gidiyor dört nala, Nasıl neyle kaynatacak fakir aşını? İsyanım, işte bu yoksulluklara, fukaralıklara ve dürüstlükleri yüzünden ses çıkarmayan emekçilerin.           Tanı seni kandıranı, ekmeğini, emeğini çalanı, tanı! Dövizdeki artış değil TL değer kaybediyor, yerlerde sürünüyor, vatandaş gibi, asgari ücretin neredeyse tamamının ev kirasına ödeyen vatandaşların  yaşamı daha da zora sokuyor. Nasıl isyan etmez insan? Ülkede zaten hiç olmayan sistemsizlik sistemi tamamen çökmüş durumda. 

Asgari ücret ile tek kişi çalışan bir ailede geçim imkansız. Özel sektör de çalışanlar 8 değil 10- 12 hatta 15 saat çalışıyor ve emeğinin karşılığını da alamıyor. Çalışana yıllardan beri artış yok. Refah düzeyi yerlerde sürünüyor, fakir fukara için geçim nerede ise imkansız hale getirildi. Yöneticiler Türkiye kaynaklı bu zam zulmünün bedelini yaratan AKP hükümetinden talep etmelidir. İsyanım dik duruş sergilemeyen sahte kahramanlık taslayan siyasileredir.

Emekçi ve işçinin çocuğu yada eşi hasta olmuş ya da kendisi bir kazaya kurban gitmiş hastaneye sağlık hizmeti almaya nasıl gitsin? 80 TL olan asgari vizite ücretinin 120 TL, 150 TL olan azami vizite ücretinin ise 225 TL olduğu devlet hastanesine dahi gidemiyorsa bir insan ben nasıl isyan etmem? paraya doymayanlar ile kol kola olmuş bu devlet, Arama boşuna! , yoktur adalet, İsyanım, işte bu rezilliklere.

Fakirin çaldığı kapı kapalı, Makbuldür zenginin körü, topalı. Bekliyor vurmaya eli sopalı, İsyanım, işte bu haksızlıklara. Emekçinin halinden anlamaz ama zengini sormayan kimse kalmıyor.İnsanlara benim aklım almıyor. Hırsızlık, yalan, talan, iltimas ve rüşvet sarmış dört biryanı, Hırsızlar yönetir olmuş vatanı. İsyanım, işte bu soygunculara. Adamlar çuvalla çeker parayı, Nasılsa kapatır devlet yarayı, İsyanım, işte bu dalkavuklara.

Alanlarındaki uzman kuruluşların, bilim insanlarının görüşlerine burun kıvıran bir kibir yönetiyor ne yazık ki ülkeyi, halk da bundan payını alıyor. Bir toplumun siyasi, ekonomik ve her türlü kaderi Ankara’da gizli saklı yapılan toplantılarda dayatılan planlarla çiziliyorsa ben nasıl isyan etmeyim?    Atılacak adım belli aslında… Sorunlar hala daha ortada dururken                 “Ben yaptım oldu” zorbalığını dayatan icazet almış hükümetlere direnmek mubahtır…                                                   Safımız da hiç tartışmasız emekçilerin, ezilenlerin ve işçilerinin yanıdır…

Çünkü işçiler, emekçiler, köylüler çalışan tüm kesimler ihaneti affetmez, benim gibi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar