Kula kulluk edene yazıklar olsun!"
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Kula kulluk edene yazıklar olsun!"

04 Mart 2021 - 11:04

Bu ada yarısında yaratılan bu kokuşmuş düzeni görmek istemeyen ya da bundan etkilenmeyenlere "Yazıklar olsun! Yazıklar olsun! Kula kulluk edene yazıklar olsun!"

***

Bunlar yine belli zamanlarda denenebiliyor. Bunlara lütfen kapılmayalım. Akdeniz fahişesi denilen bu paylaşılamayan muhteşem yer bizim ülkemiz. Türkiye'yi kötü yönetenler halkları sefalet içinde yaşatıyor ve bu ada yarısına da uygulamaları aynen taşınıyor...

Kötü yöneticileri elinde tumba ettirilen burası bizim vatanımız. Burası bizim doğduğumuz, büyüdüğümüz toprağımız. Her ne kadar çoklarımız ve torunlarımıza yaşanası bir yurt yaratamasa ka da, buraya sahip çıktığımız sürece, birbirimizle dayanışma içinde, insanımıza sevgi duyduğumuz sürece bize hiç kimse bir şey yapamaz." Çünkü bu memleket bizim...

***

Yani diyorum ya Kıbrıs adası dünyanın en küçük ülkelerinden yalnızca bir tanesidir ama sanki dünyanın merkezi bizim Dikilitaştır sanıyoruz. Yaptığım programlarda, yazdığım yazılarda ipe sapa gelmez, incir çekirdeğini doldurmayan gerekçeler ve maruz kaldığım suçlamaları okuyunca gülüyorum.

Bazıları sanıyor ki ben okuyucu ve izleyici kazanmak için birilerine saldırmaya çalışıyorum. Asla benim böyle bir niyetim, yok, ayrıca söylediklerim ve yazdıklarım bana keyif değil gerçekten acı veriyor. Son günlerin gelişmelerini ele alalım teker teker.

***

Mesela sizin taptığınız benim ise nefret ettiğim Reisiniz ne dedi? “Ekonomi benim uzmanlık alanım olmasa da ” ne yalan söyleyeyim böyle bir kelime ağzımdan dökülmez, dökülemez.  Ekonomi, doktorluk, mühendislik gibi bir uzmanlık alanıdır.

Düşünün Üniversite diploması olup olmadığı bile ülke içi ve dışında bile sorgulanan bir kişinin, bu iddia ile ortaya çıkmasını. Ülkenin içinde bulunduğu durumdan da siz vazife çıkarın. 100 milyar doları iç eden (Mutlaka damatta ekonomi uzmanı) Fazla bir şey söylemeye gerek yok.

***

Evet, sevgili dostlarım, Erdoğan yönetiminde Türkiye her konuda baş aşağı gitmeye devam ediyor. Türkiye cehaletle ilerleyeceğini sanan bir çıkarcı gurubun yönetimi altında önümüzdeki günlerde daha da gerilemeye, gerilemeye devam etmeyecek. Çünkü artık Türkiye’nin çok daha fazla gerileyecek alanı, yeri kalmadı.

Demokratik olmayan ve adına devlet denen yapılar içinde yaşayan toplumlar demokratikleştiği, şeffaflaştığı oranda, özellikle de iç ve dış barışını sağlamış ülkelerde, ekonomi kendiliğinden düze çıkar, dahası derin yapıların rolü, işlevi de azalmış olur, kısaca ülke medeni ülkelerle buluşur.

***

Yine devlet yeterince demokratik değilse, hele hele, düşünce ve örgütlenme özgürlüğü başta olmak üzere, temel hak ve özgürlükler yok ediliyorsa bunun sonucunda dinci, tarikatlar, illegal örgütlenmeler, devlete sızmalar da kendini gösterir. Türkiye'de yaşanan tam da budur

Rüşvet, yolsuzluk gibi toplumu çürüten, kokuşturan durumlar da kapalı toplumlarda daha yaygındır. Ülke demokratikleştiği, devlet işleri şeffaflaştığı ölçüde ise hem bu türden illegal yapılanmalara gerek kalmaz, hem de rüşvet ve yolsuzluk zorlaşır, yapandan hesap sorulur. Ama ne yazık ki Erdoğan yönetimindeki Türkiye bundan çok uzaktadır.

Demokrasiden hiç nasibini almamış kafa yapıları ile bir yere varılamayacağı gerçeğini kavramaları gerekir ve demokratikleşmiş, iç ve dış barışını sağlamış bir ülke yoluna girmelidir. Peki bu gidişat devam ettiği sürece tutsak ve köle toplumu yetişir.

Bu nedenle, Türkiye, ekonomik olarak güçlenmesi için yapacağı başta Kıbrıs ve Kürt sorunu olmak üzere sorunlarını insan hak ve özgürlükleri temelinde çözerek, demokratikleşmektir. O zaman kendi halklarına olduğu gibi Kıbrıslılara da faydası dokunacak, aksi halde bütün halklar sefalet içinde yaşamaya devam edecekler...

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar