Kurduğunuz düzeniniz daha mı az tehlikeli coronadan?
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Kurduğunuz düzeniniz daha mı az tehlikeli coronadan?

28 Ağustos 2020 - 07:45

Bu topraklarda zor olmalı her gün ölmek, öldürülmek. NIDCOM (Yurt Dışında Yaşayan Nijeryalılar Komisyonu) Halkla İlişkiler ve Basın Başkanı Abdur-Rahman Balogun, Nijerya’da katıldığı bir televizyon programında Nijeryalı ailelere, çocuklarını eğitim amaçlı Kıbrıs’ın kuzeyine göndermemeleri konusunda uyarılarda bulundu. Bu uyarıların sebebi olarak, ülkemizde son dört yıl içerisinde 100’den fazla Nijeryalı öğrencinin ölmüş olması gösterildi.

 

Kızıyoruz, isyan ediyoruz ama her defasında yerimize oturup kalıyoruz yada düşük sesle küfür ediyoruz ve ‘Ne olacak bu ada yarısının hali’ diyoruz kendi kendimize . Bırakın yaşanacak olan ne varsa yaşansın, ‘Sıkıntı yok’ diyorum varsın sizi biz kurtardık diyenler tavuklarınıza, kedi ve köpeklerinize varıncaya kadar tecavüz etsinler. Kızgınlığımdan, bir kahve yapıyorum, bir de zehir niyetine sigara tüttürüyorum.

Sinilerim biraz yatışıyor, kendime teselli veriyorum, kurtarılmanın bedellerini ödüyoruz ve  ‘Gerçek ve yalan ölümler arasında, gerçek olmayan bir sahte bir hayat yaşıyoruz zaten’ kendi yurdumuzda diyorum.  Aynen diyor benim gibi bu düzene isyan edenler. Peki, gerçekte sonumuz nereye varacak? bir karanlık tünelde ışığa hasret hiçbir şey olmamış gibi rotasını kaybetmiş gemi gibi bir kara parçası arıyor gözlerimiz…

***

Bir, “kıstırılmışlık”  her yanı kapkara görme hali yaşıyoruz, umut pompalayanlara bakıyorum ve ben başka bir gezegende mi yaşıyorum diye soruyorum kendime, biz, siz, bizler, sizler bu ada yarısında kader ortaklığı yapmıyormuşçasına parçalanıyoruz hepimiz… Daha önce hiç yaşamadığımız bir süreç içine sokulduk ama bizler başka havalarda, akılsızca, sorumsuz, vurdumduymaz.

Uluslararası salgın dönemi, duymadığımız, göremediğimiz bir virüs, ama bu başka virüslere benzemiyor, bütün dünya ülkelerini dize getire, adeta teslim alan dahası hepimizi de teslim almış durumda…  2020 yılının Ağustos ayı da bitiyor. Bu tanımadığımız, göremediğimiz virüs, can almaya devam ederken, bu virüsten çok “eski” bir sistemin aldığı canlar, birçok yerde konuşulmuyor bile…

Çok önemli, çok tehlikeli, çok can yakıcı olaylar yaşanıyor  ve beyinsizle, akılsızlar, sözüm ona yönetici olduğunu söyleyenler, bir sapa balta olamayanlar nasıl yönetici olur, nasıl başbakan, başbakan yardımcısı, bakan müsteşar müdür olur diye bir o kadar da ha kızıyorum, ama yine kendi kendime. Bitti mi? hayır  kendilerini ”medya organı” gazete, gazeteci olarak adlandıran yazar muhabir, yayın organları, tek “virüs” olarak Coronayı tanıyorlar.

***

Birden aklıma düşüyor, henüz ergen bile olmamış genç kızlardan yalnızca bir tanesi, bir kız, İpek Er!  Film şeridi gibi başa dönerek, Batman’da, 90’lı yıllardan bildiğimiz, O, “intiharlar kentinde” canına kıyıyor. Aynı 90’lı yıllarda canına kıyan hemcinsleri gibi, yaşadığı cinsel saldırının ardından bir virüs gibihalkların içine  yayılmış, “erkek egemen” anlayışın, kendisine yapacağı “kötülüklerden” , kendisini ve ailesini korumak adına ölmeyi seçiyor.

Ve o her gece aynı adamları, sıra sıra koltuklara dizip, boş boş konuşturan yandaş kanallar ve yalaka, yağdanlık kalemler ve program sunucuları, daha öncekilerden hiç bahsetmedikleri gibi İpek Er’den de söz etmiyorlar, vicdanlar kararmış, din iman kalmamış, hepsi de paranın kulu kölesi olmuşlar. Çünkü fail bir asker, uzman çavuş… Fail erkek, fail devlet!

Türkiye'deki  tecavüzlere karşı yükselen  halın tepkisi ve mücadelesi, her şeye, her türlü baskıya inat, sosyal medyayı da kullanarak “tutuklatıyor” uzman çavuşu. Ama hemen ertesi gün, İçişleri bakanı, “tecavüzcüyü koruma konuşması” yapıyor ve  her zaman olduğu gibi tecavüzcü serbest bırakılıyor. Adaletsizlik bir “virüsten” daha beter sarmış her yanımızı…

Türkiye'de Erdoğan faşizminin yarattığı bu karanlık rejimde, işçiler öldürülüyor, çocuklar öldürülüyor,  her gün onlarca kadın öldürülüyor.  Her Allahın günü insanlar sadece “farklı düşündükleri” için tutuklanıyor. Cezaevlerinde hasta mahpuslar ölmeye devam ediyor. Kürdistan’da her türlü insan hakları ihlalleri yaşanıyor, seçilmiş tüm belediyeleri zorba yönetim tarafından atanan yandaş “Kayyumlar tarafından yönetiyor.” Peki, şimdi soruyorum; Corona mı daha öldürücü? Yoksa Erdoğan diktatörlüğü tarafından kurulan sistem mi? Soruyorum ey erenler, daha mı az tehlikeli Coronadan?

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar