Kürtler Erdoğan yasaları ile yargılanıyor. Bizler de Erhürman...
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Kürtler Erdoğan yasaları ile yargılanıyor. Bizler de Erhürman yasası ile yargılanacağız

22 Haziran 2021 - 09:50

ARTIGERÇEK yazarı İnci Hekimoğlu son yazısında Deniz Poyraz'ın katledilmesi konusunda katiller hep aynı bataklığın sinekleri olduğunu hatırlatıyor. Hekimoğlu, 2015 yılından beri, yani tam olarak 6 yıldır süren Kürt siyasi hareketini imha etme operasyonunun yeni bir aşamasına geçildiğini ilan ettiler.

HDP Adana ve Mersin il binalarına bomba bırakan Savaş Yıldız ile Onur Gencer’in İzmir-Antep- Minbiç hattında ortaklaşması ne kadar ilginç değil mi? Bir kez daha HDP, bir kez daha Kürtler hedef seçildi. İzmir HDP İl Merkezi’ne yapılan saldırıda katledilen Deniz Poyraz ‘provokasyon’ sonucu öldürülmedi.

Erdoğan-Bahçeli iktidarının silahlandırıp yönettiği özel militanlarından birisi ve en önemlisi Polis kuşatmasındaki binaya bir ay boyunca girip çıkan Onur Gencer’in polise de verdiği ifadesinde içimi soğuttum demişti. Yakında içi soğuyan bu katilin arka kapıdan salıverildiğini duyarsak şaşmayız, çünkü yaratılan yeni Türkiye budur.

Benim de canımı acıtıyor, yakıyor bu gerçeklik. Sessiz kalanların bilinçli davrandıklarını düşünüyorum ‘birlik ve beraberlik’ içinde özgürlüğe ulaşma mücadelesi çağrısı da yapmıyorum artık. Varsın ben ve benim gibiler tüm risk taşıyan hayatımıza rağmen sadece bir Kıbrıslı olarak Kürt'ten daha Kürt olarak, onlar da organize bir şekilde işlenmiş bir cinayet karşısında suskunluk ve kabullenişle sadece büyük Türk olsunlar.

Gelinen eşikte Kürdistan’ı savunmak sadece bir coğrafi alanı veya herhangi bir devletsel/örgütsel yapıyı savunmak değildir artık. Kürdistan’ı savunmak pozisyon almak, yerini belirlemektir: Ya Deniz Poyraz’ın, HDP’nin, Kürt halkının ve dolayısıyla tüm ezilen ve sömürülen sınıfların yanında olacaksınız, ya da faşizmin, egemen sınıfların tarafında!

Ya – en azından – parlamenter demokrasinin, hukukun üstünlüğü ve kuvvetler ayrılığı ilkelerinin tesis edilmesi için ayağa kalkacaksınız, ya da faşizmin baskısı altında rejime diz çökecek, savaş aygıtının cephanesi hâline geleceksiniz. Ya direnecek ve değiştireceksiniz ya da boyun eğip esareti kabul edeceksiniz. Başka bir alternatifiniz kalmamıştır artık.

***

Asimile sözcüğü, ‘kendi benliğini ve özünü kaybetmek’ anlamına gelmektedir. Özellikle Bir toplumun veya bir devletin gelenek ve göreneklerini kaybederek başka bir topluma ayak uydurması için yapılan her türlü siyasi, kültürel ve ekonomik zulüm üzerinden ifade etmek mümkündür.

Kıbrıs'ın kuzeyinde Türkiye tarafından yerli toplumun yaşam biçimini yok ederek taşıdığı nüfusun örf ve adetlerini yaşam biçimini her yönden dayatarak ayak uydurmak ve alışmak gibi operasyonlarını sürdürüyor.

Geçmiş dünya Tarihine de bakıldığında ise bu konuda pek çok toplum ve medeniyetin başka toplum ile medeniyetler tarafından zorla asimile olduğu veya edildiği görülebilir. Kıbrıslıların da yavaş yavaş varacağı son nokta kurtarıcısı tarafından tüketilmektir "asimilasyondur" Peki, daha bu durumu kabullenip seyredecek miyiz?

***

İşte biz buna karşı çıktığımız için 2014 yılında CTP milletvekili olan şimdiki parti genel başkanı Tufan Erhürman tarafından hazırlanarak meclisten oybirliği ile geçirilen Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasası kapsamında yargılanacağız

Kıbrıslıtürklerin asimilasyonunu öngören TC nüfus politikalarına karşı duranlar ve haber yapanlar olarak bu yargılanmaların önüne geçmeyi amaçlayan ve bundan sonraki haber yaptıkları için yargılanmaların ortadan kaldırılarak basın mensuplarını korunmasını amaçlayan ve yine CTP’nin hazırlayıp meclise sunduğu yasa değişiklik önergesinin ivediliği Meclis Genel Kurulu’nda hükümet milletvekillerinin ve destekçilerinin oyları reddedildi.

 Peki bundan sonra ne olacak derseniz biz yurtseverler Erhürman yasası ile yargılanacağız.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar