Kutlu Adalı cinayeti 22 yıl geçti "FAİLİ MEÇHUL!"
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Kutlu Adalı cinayeti 22 yıl geçti "FAİLİ MEÇHUL!"

07 Temmuz 2018 - 08:58

TC devletinin,Kıbrıslı faşist kanallar ortaklığıyla Kıbrısta katlettiği sayısız önemli isim arasında,  St. Barnabas İncil’ini araştırması ve Türk derin devleti tetikçileri tarafından katledilip 20 yıldır faili meçhul ilan edinilmesi ile öne çıkan Gazeteci-Yazar Kutlu Adalı’yı ve Kıbrıs Türkünün, Türk yönetimlerinden çektiği zulümleri UNUTMADIK.

Kutlu Adalı cinayeti, Kıbrıs’ın kuzeyinde 1974 sonrası Türkiye Cumhuriyeti devleti tarafından oluşturulan rejimin, asker, mafya ve devlet bağlamında en bariz örneklerinden birisidir. 

Bugün ilerici gazeteci ve Kıbrıs’ta barış mücadelesinin önemli öznelerinden Kutlu Adalı’nın canice katledilişinin yıldönümü. 6 temmuz 1996’da evinin önünde vurularak öldürülen Kutlu Adalı, kayıtlarda hala “faili meçhul” bir cinayet olarak yerini alsa da failleri biliniyor.

1996 yılı Mart ayında St. Barnabas Kilisesi’nden tarihi ikonların çalınması üzerine, 23 Mart 1996 tarihinde “Başbakana Düşen” başlıklı bir köşe yazısı yazan Adalı, olayın üstüne gitmiş ve devlet yetkililerinin bu olaylardaki sorumluluğuna dikkat çekmişti. 

Ses getiren bu yazının hemen ardından ölüm tehditleri almaya başlayan Adalı, 6 temmuz gecesi evinin önünde vurularak öldürüldü. KKTC yetkililerinin hem ikonların çalınması hem de Adalı’nın katledilişinin araştırılmasıyla ilgili yeterli bir soruşturmaya girişmemesi üzerine Kutlu Adalı’nın eşi İlkay Adalı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde(AİHM) Türkiye aleyhine dava açtı. Dava sonucu 31 Mart 2005’te AİHM, Türkiye’yi cinayetle ilgili yeterli ve inandırıcı araştırma yapmadığı için mahkum etti.                                                           

Her ne kadar ispatlanamamış olsa da, Adalı’nın Türkiye’de sayısız cinayet ve katliamda rolü olan tanınmış faşistlerden Abdullah Çatlı tarafından öldürüldüğü ve yine bu gün hayatta olmayan fakat derin devlet tarafında kullanıldığı bilinen Sinde köyünde ikamet eden Hüseyin Demirci de bu olayda kullanıldığı geniş kesimlerce ifade ediliyor.                               

Bu iddialar gerek Türkiye gerek Kıbrıs’tan birçok yazarın kitaplarında yer alıyor.

Kutlu Adalı cinayeti, Kıbrıs’ın kuzeyinde 1974 sonrası Türkiye Cumhuriyeti devleti tarafından oluşturulan rejimin, asker, mafya ve devlet bağlamında en bariz örneklerinden birisidir.

Söz, Ortam, Kıbrıs Postası ve Yenidüzen gazetelerinde yazılar yazan ve çeşitli kitapları olan Kutlu Adalı, bir cinayet sonucu yaşamının yitireli tam 22 sene geçti. Ve bu cinayet halen “faili meçhul!”  kalmasında Kıbrıs sol hareketi de suçludur ve tüm sol güçler için bir utanç tablosudur.

***

1996'da öldürülen Kutlu Adalı'nın infazında görevli olan ve suikast tarihinde adada olduğu ortaya çıkan Abdullah Çatlı'nın çeşitli kimliklere bürünerek adayı ziyaret ettiği basınımızda ve çeşitli ifadelerde ortaya çıkmıştı.

Dahası yine, Ergenekon sanıkları olarak o dönemde tutuklu bulunan emekli Orgeneraller Hurşit Tolon ve Şener Eruygur'u cezaevinde ziyaret eden Kocaeli Garnizon Komutanı Korgeneral Galip Mendi'nin adı Sivil Savunma Teşkilatı'nın (SST) başında olduğu dönemde gazeteci Kutlu Adalı cinayetine karışmıştı. 

Biz yıllardır sadece sorup durduk, Kutlu Adalı'yı kim öldürdü? Cinayetle ilişkisi kanıtlanamadığı için masum, ama cinayeti aydınlatmak için üzerine düşeni yapmamaktan suçlu bulunuyor. Öyle bir karar ki, suçlama, masumiyete gölge düşürüyor... 

Peki sorumlu kim? Normal bir ülkede sorumlu hükümettir tabii. Ama KKTC'de durum öyle değil. Bakın önceki günkü saldırı üzerine KKTC İçişleri Bakanı ne demeye getiriyordu: "Bana sormayın, polise ve askere sorun." Çünkü KKTC'de polis, hükümete değil, askere bağlıdır, polis ne ki itfaiye bile... 

KKTC askerine de değil, Türkiye'nin askerine. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar