MAGARINA BULLİ PARTİSİ DÜZENLEYENLERE SÖZÜMÜZ VAR!
Kazım Denizci

Kazım Denizci

MAGARINA BULLİ PARTİSİ DÜZENLEYENLERE SÖZÜMÜZ VAR!

16 Ocak 2020 - 08:00

xxxDevlet olduğunu iddia ediyorlar ama inanmayın yalandır, Devlet aklının bir ön şartı vardır; o da kurumsallık gerektirir. Bu işgal düzeni içinde devlet kurumsallığı ile devlet aklı da berhava olmuş durumda. Türkiye ve yavrusu şu an direksiyon hakimiyeti yitirilmiş bir araç gibi savruluyor.
Halkın huzuru güvenliği ve refahının artırılması için kurulduğunu iddia edenler yandaşa rant sağlamaktan fırsat bulup verdikleri sözleri hayata geçirmekten kaçınıyor. Toplumun en temel ihtiyacı olan okul yapımı, yol yapımı, hastane yapımı için para bulamadığını, kaynak sıkıntısı yaşandığı yalanının arkasına sığınıyor. Olacak iş mi?
 Utanmadan sıkılmadan yalan söyleyen işbirlikçi kukla hükümet zenginlerin kullanıp ödemediği ve biriken elektrik borçlarının faizlerini bağışlıyor, affediyor, bu şu demektir, elektrik borcunu düzenli ödeyen toplumu aptal yerine koyuyor. Ya çalışma yaşamında çalışanına sosyal haklarını yatırmayıp onları kaçağa düşüren patrona ne yapılıyor? Onun için de af çıkartılıp ödüllendiriliyor. Olacak iş mi?
***
Ülkedeki büyük ve can yakan sorunlar bir yana bırakılıp, ülkedeki en sıradan sorunları bile çözmekten aciz işbirlikçi kukla bir hükümet, şimdi bize milliyetçilik ve savaş naraları atıyor. Savaş bir oyun değildir. Silahlar da oyuncak değildir. Daha geçtiğimiz yaz, Girne’de askeri mühimmat deposunun patlaması ve bu patlamanın insanlarda yarattığı korku hepimizin aklında. Dahası magarına bulli partileri düzenliyor. 
Yine kısa bir süre önce Taşkent’e düşen bir füzenin halkta yarattığı travma ve korku ortada duruyor.  Daha bir sene önce, Omorfo, Güzelyurt bölgesinde, 13 yaşında küçücük bir evladımızı, Makhir’i, askeri tatbikat zamanından kalma bir bomba aramızdan aldı. Bunlar sadece son dönemde yaşananlar. 
Bu yaşananların sebep olduğu acı, korku ve endişe bir yana, bu yaşananlara dair hiç kimsenin hesap vermemesi, hesap vermek bir yana bu yaşananlara ilişkin doğru düzgün bir araştırma dahi yürütülmemesi, hepimizin bu küçücük adada ölüme ne kadar yakın olduğumuzu gösteriyor. 
***
Türkiye’deki ekonomik ve insani krizi savaş politikalarıyla ve vatan millet ümmet edebiyatıyla halının altına süpürmeye çalışan ve yoksulluğa karşı isyan eden her sesi şiddetle bastıran Erdoğan AKP hükümetinin, kendi özel çıkarlarına dayanan istikbali için ülkemize daha da fazla askeri yığınak yapmasını elbette kabul etmeyeceğiz!
Milliyetçiliği kullanarak sıradan insanların aklını bulandırmayı çok seven egemenler, elbette tüm bu yaptıklarının bahanesi olarak “Kıbrıs Cumhuriyeti ve Kıbrıslı Elenler de güneyde askeri tatbikatlar, silahlanmalar yapıyorlar, ne yani oturup izleyelim mi biz” diyorlar. Biz daha fazlasını yaparız diyerek gösteri yapıyorlar.
Elbette adamızın güvenliğini hiçe sayan bir savaş üssüne dönmesinin tek sorumlusu Türkiye hükümeti ve Kıbrıslı Türk egemenler değildir. Emperyalizme hizmet eden Kıbrıs Cumhuriyeti, Yunanistan, İsrail, Mısır, Britanya ve ABD egemenleri de aynı kışkırtmaları yapmaktadırlar. 
Bu birbirine düşman görünen odakların ise üzerinde uzlaştıkları tek nokta, Kıbrıs’ta yaşayan halkların, Kıbrıs’ta yaşayan çeşitli kökenden, dinden, inançtan, nereden gelire gelsin insanların canlarını ve güvenliklerini hiç umursamıyor olmalarıdır. 
***
O yüzden Kıbrıs’ın kuzeyinde ve güneyinde yaşayan ve Kıbrıs’ı yurt bellemiş herkes, egemenler arasında taraf olmanın kendi işlerine asla gelmeyeceğini, hangi milliyetçiliği seçerlerse seçsinler, hangi tarafın egemenlerinin saldırgan tavrına sahip çıkarlarsa çıksınlar, günün sonunda zarar görenin yine kendileri olacağının bilinciyle hareket etmelidirler.
Biz, bu adada huzur içinde yaşamak istiyoruz. Biz, her gün ölüm korkusuyla yaşamak istemiyoruz.   Biz, sevdiklerimizden gelecek bir acı haberi duyma korkusuyla artık yaşamak istemiyoruz. Biz, filler tepişecek diye, ezilmek istemiyoruz. Biz bu güzel adada hayata özgürce ve kaygısızca bakmak istiyoruz.
Tüm bu sebeplerden dolayı, Türkiye’nin kendi askeri saldırganlığını bizim üzerimizde bir deney yaparak test etmesine karşıyız… Tıpkı Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bu günkü yöneticilerinin şovenist askeri politikalarına karşı olduğumuz gibi… 
Bizleri kullanarak siyasi ve askeri üstünlük sağlamak için üzerimize çullanan faşist diktatör Erdoğan politikalarına karşı çıkıyoruz, çıkmaya devam edeceğiz...

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar