Mayın tarlasında yürüyenler
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Mayın tarlasında yürüyenler

24 Haziran 2020 - 08:09

Darbeye Karşı Demokrasi Yürüyüşü’yle sadece kendine değil, tüm muhalefete dönük Saray kuşatmasını yardı HDP. Kurulan tuzağı; sabırla, inançla, demokratik yöntemlerle boşa çıkardı.

Ekran üçe bölünmüştü; sol başta sunucu Didem Arslan Yılmaz, ortada Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, sağda da hukukçu Salim Şen vardı.

Saray’ın HDP’yi şeytanlaştırma, kriminalize ve terörize etme politikası artık doyum noktasına geldi.  HDP, Darbeye Karşı Demokrasi Yürüyüşü’yle sadece kendine değil, tüm muhalefete dönük Saray kuşatmasını yardı. Mücadele devam ediyor.

***

Kıbrıs'ın kuzeyinde, güneyinde ama özellikle faşizmin kıskacına alınan Türkiye'de gazetecilere amasız, fakatsız sahip çıkın, dayanışma içinde olunuz. Tüm gazetecilere yapılan, aslında sizin özgürce haber alma hakkınızın gasp edilmesinden başka bir şey değil.

Öyle bir zifiri karanlık tünellerin içinden geçiyoruz ki Türkiye'de avukatlar adalet için, Türkiye’nin üçüncü büyük partisi olan HDP demokrasi, özgürlük, adalet ve barış arayışı için yollarda..

Artık tamamen diktatörlüğün yönetimine geçen ve gazetecilerin halka haber ulaştırmasını engellerken ve karşılaştıkları sorulardan biri “Türkiye’de gazeteciler hangi haberleri yaparsa yapsın hedef gösteriliyor, tutuklanıyor?”

Sorunun kendisi bile utanç verici. Çünkü özgür gazetecilik, güç sahiplerinin keyfine, tanımlarına ve kısıtlamalarına göre yapılamaz.  Ama bu günkü düzen içinde yapılabilir.

***

Basın özgürlüğünün sınırları, ancak basın yasaları ve etik kurallara göre belirlenir ve “Şunu yazarsam, söylersem başım fena belaya girer” diye düşünmeye başladığınız anda görevinizi yapamaz hale gelirsiniz.

Öte yandan bu sorunun tek ve net bir yanıtı yok. “Muhalif ve eleştirel olmak, iyi gazetecilik yapmak” desek, eksik kalır. Zira iktidarın hoşuna gitmeyen, eleştirel haber yapan gazeteciler, büyük zorluklara rağmen hâlâ var. Ancak alanları daha da daralıyor.

Türkiye’de ve yavrusu, uzantısı Kıbrıs'ın kuzeyinde gazetecilik, habercilik, özgürce köşe yazarlığı yapmayı, mayın tarlasında yürümeye benzetiyorum, her an karşılaşmakla yüz yüze kaldığınız tehlikelerin sınırları belirsizdir.  Çünkü hukuk, kural, ilke yok.

***

Gazeteciye, ama bağımsız özgür olan gazeteciye bedel ödeterek halkı sindirme, doğru bilgiden mahrum bırakma operasyonları öylesine pervasızlaştı, çeşitlendi ki anlatılır gibi değil.

Gazeteciye “amasız, fakatsız” sahip çıkın. Tekrar ediyorum Gazetecilere  ama özgür ve korkusuz, amasız, fakatsız sahip çıkın. Onlara yapılan, aslında sizin haber alma, doğru bilgilenme hakkınızın gasp edilmesinden başka bir şey değil.

Ve Ümit İnatçı dostumuz, Masum bir maymun figürü sayesinde dört insan tipi tanıdık. 1. Kişiyi yere atıp tekmeleyenler. 2. Tekmeleyenleri seyredenler. 3. Bir tekme de ben atayım diyenler. 4. Tekmeleyenler mağdurdur diyenler. Her şey anlaşılmıştır; artık başka vakaya geçebiliriz, diyor.

Bizler boşuna yazmıyoruz, en çok halk için yazıyoruz ve inancımız odur ki sessizliğine rağmen halkın desteğini de çok fazla görüyoruz. Hatta yolda belde, markette bizi  gören vatandaşımız bizlere  arkanızdayız diyerek "Bizim için bu yolu yürüdüğünüzü biliyoruz" diyerek destek veriyor, buda bize moral veriyor.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar