Maymunlar üç mü dört mü?
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Maymunlar üç mü dört mü?

25 Mayıs 2018 - 07:41

Görmedim, Duymadım, Konuşmuyorum, Üç maymunu oynamak, Etliye sütlüye karışmamaktan geçer. Hikayeye göre, çok eskiden bir maymun krallığı varmış ve herkes mutluluk içerisinde yaşarmış.  Bu krallığın içinde birde şeytan yaşarmış, maymun ülkesindeki inanca göre, şeytanı gören olursa lanetlenirmiş, krallığa da felaket gelirmiş. 

Bir gün krallıkta yaşayan üç maymun şeytanla karşılaşmışlar. Maymunlardan biri korkudan hemen gözünü kapatmış, diğeri ise kulağını üçüncü maymunda ağzını kapatmış. Sonra birbirlerine söz vermişler, şeytanı gördüklerini kimseye söylememek için. O günden sonrada bu üç maymun krallığın içinde bu şekilde gezmişler.

Hepimizin etrafında da böyle üç maymunu oynayan insanlardan vardır. Onlar, hiçbir şeye karışmazlar varlıkları ile yoklukları belli olmayan, etkisiz eleman gibidirler. Kendi hallerinde kimseye karışmadan yaşarlar, çok iyi insanlardır deriz. Kendi halinde olmak, yada hiçbir şeye karışmamak ; iyi insan olmak mıdır?  Kısacası bu tip kişiler, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın anlayışı içinde yaşarlar.

Başım ağrımasın, rahatım bozulmasın diye susan kör, sağır ve dilsizi oynayan maymunlardır. Sosyal yaşamın içerisinde, mademki bizde bu toplumun bir bireyiyiz, o halde nerede nasıl davranmalı, ne zaman tepki vermeli, neyin doğru yada yanlış olduğunu bilmeli ona göre davranmalıyız. 

Gözlerimiz görmeli kulaklarımız duymalı dilimizde konuşmalıdır. Sağlıklı bir toplum olunabilmesi için, birbirinin haklarına sahip çıkan sevgi ve saygı duyan bireyler olmak gerekir. Maalesef ki, bu kişilikte olan bireyler ne üzüntümüzü paylaşıyorlar nede sevincimizi. Başıma bir şey gelmesin diye korkarak sessiz kalırsan, yani korkarak, kaçarak susarak, kabullenerek yaşarsan her zaman bulduğunla yetinecek sana verilene razı olacaksın. Asla hür, özgür ve kendin olamayacaksın.  

***

Ben, sen, biz, siz, hepimiz bitmiyor, biteceği de yok biz Kıbrıslıyız, Rumuz, Türk’üz, Kürt’üz, Alevi’yiz yada Sünni’yiz. Bebeğiz, çocuğuz, genciz, yetişkiniz, yada yaşlıyız. Öldürülmek için yada bir cinayete uğramak için illa bir sebebimiz olmasına gerek yok. Yollar, parklar, meydanlar kısacası her yerde, Her an ölümle burun buruna, korku ve endişeyle yaşıyoruz. Her yerde suç işlemeye meyilli insanlar, her an trafik kazası ile ölmekle yüz yüze kalmak, Her an, bir kurşun ve ya bıçak darbesi ile suikast olma olasılığı.

Ne zaman öleceğiz? Değil de, Ne zaman öldürüleceğiz? Endişesiyle yaşıyoruz. Eğer bir trafik kazası ve ya iş cinayeti, aniden gelen bir kalp krizinden ölmediysek şükreder duruma geldik. Yaşadığımıza seviniyoruz, yaşamak bu ise. Peki bugünü kurtardık, ya YARIN... Ne değişecek? Şiddet ve kötülüğün içerisinde, korku ve gelecek endişesiyle bir yaşam sürmekteyiz. Peki nasıl çıkacak bu ülke karanlıktan aydınlığa? Barış ve insanlık ile mi? artık bu iki kelimenin hiçbir anlamı kalmadı mı?

Bu böyle gitmez, vardır elbet bir yolu, bir sonu. Acılar çekilecek suçsuz ve masum insanlar ölecek ama karanlığın içerisinden aydınlık mutlaka görünecektir. Geçmiş tarihimizde de bu böyle olmuştur. Üç maymunu oynamak.bana göre değil, duyacağım, göreceğim , konuşup yazacağım.

***

Yıl 2018 Kıbrıs konusu neden çözülmüyor üzerine bir çok yazılar yazdım. Televizyon programlarımda fikrimi söyledim. Türkiye Kıbrıs adası üzerinde herhangi bir anlaşmaya asla imza atmaz. Yıllarca bu sorunun çözümsüz kalması ve adanın taksim edilmesi için önce Dr Küçük sonrasında Denktaş aldıkları görevi başarı ile tamamladılar.  Talat, Hristofyas, Papadopulos, Eroğlu ve atadıkları görüşmecilerle birlikte görüşür gibi yaptılar ama çözmek için hiç bir şey görüşmediler, çözmemek için süreci uzattıkça uzattılar. Hala daha uzatıyorlar.

BM genel sekreteri Guteres inisiyatifinde yapılan Kıbrıs müzakere sürecinin yeniden başlatılması için iki toplumlu barış inisiyatifi adı altında bir takım görüşmeler yapıldı. Bunlara ben de katıldım. Bende oluşan durum görüşmeler Türkiye seçimleri sonrasına ertelenmiş durumdadır. 

Yeni oluşacak  Türkiye hükümeti nasıl şekillenecek, Kıbrıs konusunda tavırları ne olacak. Tüm kesimler beklemededir anca görüşmeler başlaması halinde kesin ve net olan şudur, anlaşma zeminini BM Genel Sekreteri Guterres’in Crans Montana’da listelediği 6 maddelik çerçevenin oluşturacağı kesindir. Bütün beklentilerinin Türkiye’deki seçimlerin ardından Kıbrıs sorununun çözümü konusunda olumlu anlamda gelişmelerin yaşanması beklentisidir. 


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar