NE GÜNLER GÖRDÜK VE GÖRECEĞİZ
Kazım Denizci

Kazım Denizci

NE GÜNLER GÖRDÜK VE GÖRECEĞİZ

04 Aralık 2019 - 08:02

Zaman ne çabuk geçer değil mi? dağ dağa kavuşmaz insan insana kavuşur derler, İnsanlar, dağlar gibi yerlerinden kımıldamayan cansızlar değildir. Dostlar, tanışlar, birbirlerinden ne denli uzak düşmüş olurlarsa olsunlar ve buluşmaları ne denli güçleşmiş bulunursa bulunsun, günün birinde kavuşabilirler. Bunu söyleyen halt etmişler, yalan öyle olmasa neden bu ayrılık? Ve kavuşma günü nihayet geldi. Büyüklerin büyük olarak yaşamaları için dünyada bir sürü küçük insanın yaşaması gerekir be dostlar. Kıbrıslıtürk toplumunun dört buçuk yıl önce %63 oy ile seçtiği Sayın Mustafa Akıncı, 25 Kasım Berlin görüşmesi ve sonuçları hakkındaki bilgilendirme ve değerlendirme toplantılarına nihayet başlıyor.
Sayın Akıncı, bu gün başlayacağı bilgilendirme toplantılarına Cumartesi gününe kadar devam edip tamamlayacak toplantılarda, siyasi partiler, belediye başkanları, muhtarlar ve sivil toplum örgütleriyle Cumhurbaşkanlığı’nda bir araya gelecek. Bir şey değil geç olsun güç olmasın. 
Sayına Akıncı, bu gün Mecliste temsil edilen siyasi partilerin yetkilileriyle toplantı yapacak. Perşembe sabahı da belediye başkanlarını, öğleden sonra ise Mecliste temsil edilmeyen ve uzun zamandır diyalog içinde olmadığı siyasi partileri bilgilendirecek. Cuma günü de sivil toplum örgütleriyle toplantı yapacak ve ardından da muhtarlarla bir araya gelecek. 
Peki, bu toplantıların tamamlanmasının ardından Sayın Akıncı ne yapacak? Havada seçim kokusu var !
Havalar da soğumaya başladı, yağmur gelir mi gelmez mi, yağar mı yağmaz mı bilmem ama her mekanda seçim konuşuluyor artık. Bir tek eksik kalan adayların açıklanmasıdır. Kimileri “Seçime uzun süre var, aceleye gerek yok” diyor.. Kimileri ise, atasözünden yola çıkarak, “Erken kalkan yol alır” düşüncesini savunuyor.
Evet, Aralık ayını da yedik sayılır. Bu seçim yarışında çok iddialı olanlar, şimdiden paçayı sıvayı kazandığının bile garanti olduğunu söyleyenler var. Büyük bir yarış olacağı kesin.. Havadaki seçim kokusunu önümüzdeki süreçte daha da yakından hissedeceğiz.
Ortak düşünce ise seçimlerin kıran kırana bir yarış içinde geçeceği ve adayların kampanyayı kırıp dökmeden değil ama Ankara'daki tek adam diktatörü Erdoğan'ın bu seçimlerde ağırlığını koyacağı hatta Akıncı'a seçimi kaybettirmek için tüm gücü ile köy köy, ev ev çalışılacağı, yardım kolileri yanında parasının asker, sivil bürokrasisi, "KKTC" AKP teşkilatı ve bilimum  işbirlikçilerinin dahil olacağı bir seçim yaşanacağına tanıklık edeceğiz.
***
Gönyeli’de, kimliği meçhul iki erkek meçhul şahıs, aracının yanında durmakta olan Süheyla Argüden’i zorla aracına bindirip ellerini ve ayaklarını bağlayıp kaçırdıktan sonra henüz tespit edilemeyen boş bir arazi içerisine götürülüp Süheyla Ergüden’in tasarrufunda bulunan ruhsatlı tabancasını kafasına dayayarak zorla ve korkutarak kaçırdı.
"KKTC"de olağan hale gelen bu mafyatik işlere soyunanlar Süheyla Ergüden’in kuyumcu dükkanının anahtarını vermemesi öldürmekle tehdit ettikten sonra cüzdanında bulunan 1000 TL ve 100 Euro parayı alıp olay mahallinden kaçmışlardır. Argüden’i kaçırarak darp eden kar maskeli şahıslar aranıyor.GKK, Polis genel müdürlüğüne bağlı Polis birimleri gerekli soruşturma ve araştırmayı yapmaktadır.
Yoksa unuttunuz mu? 2012 yılında  Lefkoşa Kermiya bölgesinde işlenen korkunç cinayette 69 yaşındaki Argüden Kuyumculuk’ un sahibi Ali Argüden, boğazı sıkılarak öldürülmüş katil veya katilleri bulunamamıştı. Nerede yaşandı bu olay? Türkiye cumhuriyeti devleti tarafından iç ve dış güvenliği emanet edilen "KKTC"de. "Yaşasın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti" pardon çirkef yatağı, suç merkezi haline getirilen bu korsan ada yarısı.
İşte bu ucube yapının yani KKTC’nin güçlenmesi için yapılabileceklerin tartışılması gerektiğini ve insanların buraya ilgisinin görmezden gelinemeyeceğini söyleyen boş bakan Tatar, 7 aydır hükümette ama hükümsü olduklarını unutarak biz UBP olarak bunları tartıştıktan sonra sırasıyla herkesin gündemine getireceğiz diyor.
Tatar, bu teknoloji çağında herkesin her yeri ve her konuyu takip edebildiğini ifade ederek, bilinçsiz ve habersiz kişileri meclise koymayacaklarını ancak bu kişilere hak ettikleri hakları vermek gerektiğine inandığını belirtti. Kime Londra'da yaşamak zorunda bırakılan Kıbrıslıtürklere. Ortağı Kudret Özersay da ayni insanların yüzüne bakarak çeşitli vaatlerde bulunmuştu. 
Ne oldu? iki yıldır hükümsüz hükümette etkin bir koltukta oturuyor ama yalnızca konuşuyor. Halkın partisi olduğunu iddia ederek yola çıkanlar yabancı güçlere biat ve kuklalık etme yarışı içinde olabilirler ama bilsinler ki bu "Gıbrızlı Gonnara Yemez" günü gelince hesap defterine bakar ve gereğini uygular. Yaşayıp göreceğiz

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar