Ne oldu bize, biz böyle miydik??
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Ne oldu bize, biz böyle miydik??

08 Aralık 2020 - 20:55

Diktatörlüklerin gerçek sureti hapishanelerdir. Muhalifleri dört duvar arasına kapatmak en büyük hobileridir ve asıl makyajsız yüzlerini orada gösterirler. Bu bilinen gerçeği yeniden hatırlamak için bir Cizre, Ankara ve 2002 ile 2020 yılları arasında işlenen tüm katliamlardan kısaca bahsetmek bile yeterlidir.

Kelin merhemi olsa kendi başına sürerdi derler ya , baksanıza Erdoğan ve ailesi 1000 odalı külliyede yaşar ya bolluk, şatafat içinde, bütün halkın da ayni hayatı yaşadığını zanneder, meğer halk bitmiş, tükenmiş ama Türkiye ihtiyacı olan dış ülkelere, yardım edecekmiş dedi. Ne deyim ben size, Siz önce kendi vatandaşınızın karnını duyurun.....

***

Devrim Barçın arkadaşımızın uzmanlık alanı içinde olan hesap kitap işlerine göre bakınız neler oluyor. Övüne övüne bitiremedikleri TC ile imzalanan protole binaen TC'nin alt yapı yatırımlarımıza HİBE olarak vermeyi taahhüt ettiği rakam 245 Milyon TL iken gerçekleşen ödeme 30 Milyon 294 Bin TL'dir.

Peki bu durumda protokolü öve öve bitiremeyen hangi taraf adaya gelecek paraya yönelik yalan söylemiş oluyor. Lütfen artık bu protokollere ve telaffuz edilen para miktarlarına inanmayın çünkü yıllardır burada yazan hiçbir taahhüt gerçekleşmemektedir, bu protokoller tamamen siyasi şov amaçlıdır.

***

Bütçe bahane koltuk şahane !!!                                                                                                                                                  Meclisteki Komitelerde, 5 vekili olan yani grubu olan siyasi partilerin temsilcileri yer alabilir.                                         İstifa eden vekiller de başka bir siyasi partiye geçemez, bakan olamaz ve komitelerde yer alamaz.                         

Hal böyle iken Bütçe Bütçe diye bağıran UBP, bu aritmetik yapıda yani HP ve CTP'nin hükümette olmadığı herhangi bir formülde bütçeyi komiteden geçirip Meclis Genel Kuruluna sevk edemez.                                                    Bu sebepledir ki bu tıkanıklığı aşmanın  tek yolu erken seçimdir. Mesela yani der Kemal Sunal

***

Adamızı dünyaya karşı bir rehine olarak kullanan Erdoğan rejimi ne BM ne de AB dinlemeye niyeti yoktur. Bana göre delidir ne yapsa yeridir sözünden hareketle diyeceğim tehlike çok büyük. Ha ıslanmışın yağmurdan korkusu yoktur diye düşünüyorsanız o başka meseledir.

Süreç çok zorlu. Ama birlik ve dayanışmamızı kurup geliştirip, güç birliği yaparak, seferberlik ruhu ile hareket ettiğimizde çözülemeyecek sorun yoktur. Velhasıl “Elin tokadını yemeyen kendi tokadını yumruk sanırmış!” daha çok tokat daha yemek isteyenler bildiği yoldan gidebilir.

***

Kayyum ya da Erdoğan'ın memurları arata bir hızlarını alamayıp onun talimatları doğrultusunda şimdilik atıp tutuyorlar ve “Beğenin beğenmeyin yeni bir devlet kuruyoruz!” İki devletli çözüm demekteler. Siz ne zaman dürüst siyaset adamı olacaksınız?

Ama sizin topunuza kısa bir hatırlatma yapayım da hevesiniz kursağınızda kalmasın. Siz aldığınız“ Talimatlarla yaygara koparıyorsunuz” bu yaygaralarınızı yıllardır duyuyoruz ve size diyorum ki bu gün siyasi geleceğinin karanlık olduğunu görenlerin arkasından gidiyorsunuz.

Yapmayı ama yarın başka bir tutum içine girerse ne yapacaksınız?. Sonra yine “kandırıldık” demeyin!                                                                                             Bulunduğun ortamda bulamadığın adaleti kendin yaratmalısın...!!!

***

Ve Serhat İncirli saraya atanması ile ilgili olarak daha ilk andan görevi iade edene kadar adeta linç yaşadı. Serhat'ı tanımasak atılan iftiralara biz de inanacaktık ama en çetrefilli günlerde yazdığı en şiddetli yazılarını unutanlar ver yansın ettiler.

Bize benzemeyenleri linç etmeyi niçin bu kadar seviyoruz?

"Linç kültüründe müsamaha yok, hoşgörü yok, eleştiri yok, sadece saldırganlık prensibi var. İrili ufaklı tüm iktidar sahipleri (siyasi, ekonomik, sosyal, kişisel ve kurumsal) her fırsatı yakaladığında, kendisi gibi olmadığını düşündüğü insanları taş yağmuruna tutar. Neden yapar bunu? Varlığını ancak kendileri gibi olmayanları şeytanlaştırarark sürdürebildiği için..." Ruşen Çakır

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar