Neden Erdoğan... ??
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Neden Erdoğan... ??

21 Ağustos 2020 - 07:24

Türkiye, zaten yıllardır bir türlü inşa edilememiş demokrasi ve hukuk devletinin elde avuçta kalan son kırıntılarının da askıya alındığı bir dönemden geçiyor. Otoriter bir diktatörlük rejimi kuran zalim bir iktidarın, elindeki tüm imkânları kullanarak, kendine biat eden kurum ve kişileri de yedeğine alarak, bütün hışmıyla hayatın her alanına saldırarak, Türkiye halklarını, Kıbrıslıtürk toplumunu kıskaç altında tutan ve rehine olarak bütün dünyaya karşı kullanan bir rejim kuruluşunu tamamlamıştır.

AKP genel başkanın  ve diktatör  Erdoğan bu gün sizler bu yazıyı okuduğunuz zaman ve ya ilerleyen saatlerde açıklayacağı o birilerinin merakla  müjdeli haberi ile bir Osmanlı hikayesi aklıma geldi. 

Osmanlı bir talan seferine çıkarken Atları gemiye yüklerler . Ancak bir terslik olmuş Atların yiyecekleri unutulmuş. Atlar açlıktan huysuzlaşmaya başlar. Osmanlı’da bir gelenektir.  Askeri  ahırlarda  olan Atlar ‘ yem sireni çalınca susarlar , bilirler ki yem geliyor.

Gemide sıkıntı  var , Atlar giderek bağrışmaya başlar. Komutanın aklına bir fikir gelir. Emir verir , derki Atlar bağırınca ‘ yem sireni çalın , böylece Atlar ‘ yem geliyor diye susarlar.  Evet güzel fikir ‘ derler. Atlar bağırmaya tekrar  başlayınca  ‘yem sireni’ çalar . Atlar susar!

Susarda ‘ yem gelmeyince yine bağırmaya başlarlar.  Tabi yine ‘ yem sirenleri çalar. Derken Atlar bakar ki bu sirenler  boşa çalıyor , yem nem yok! Arttık siren seslerinde aldırmayan Atlar karaya çıkıncaya kadar bağrışırlar.Uzatmayalım Türkiye halklarına kan kusturan Erdoğan gün açıklayacağı hiç bir şey yok.

Çünkü gemide yem yok!

Osmanlı sireni çalıyor AKP genel başkanı!

Halkı boş umutlarla aldatarak  durumu kurtarmaya çalışıyor. 

Erdoğan ve AKP'si sıfırı tüketiyor !!

Hiç bir siren arttık  sizi kurtarmaya yetmez !!

***

Bizde de bol miktarda Erdoğan yandaşı ve sempatizanı var. AKP Kıbrıs temsilciliği adı altında faaliyet gösteren "KKTC" ilçe başkanlığı, pardon memleketin idaresini elinde tutan soytarıları ve gırtlağımıza kadar çöken, sıktıkça sıkan örgütü parti ve dernekleri vardır.

Yeterli değil ama MAT gibi yerli ve milli sapına kadar destekçisi de olduğunu unutmayalım. MAT benim oy verme hakkım olsaydı ben de Erdoğan ve AKP'ye oyumu veridim demedi mi? Dahası Ankara bana otur derse otururum, kalk derse kalkarım da demedi mi?

Yetmedi ilkokulda çocukluk arkadaşım olan Mustafa Siyami Karaman da kendi sayfasından kendi inan ve doğrularına inandığı bir paylaşım yaptı ve nerede ise bu zalim diktatörü göklere çıkardı.

Mustafa Siyami Karaman paylaşımında aynen şöyle yazdı

NEDEN ERDOĞAN... ??

Bu yazıyı yazmadan çok düşündüm....gelecek her türlü eleştiriye de hazırım .......... Bundan kısa bir müddet önce bir yazımda Kıbrıs'ta çözüme ulaşabilecek güce imza atabilecek tek liderin sn Tayip Erdoğan olduğunu açık ve net söylemiştim........

Bunu gözlerime takılmak istenen ve maalesef birçok insanın dünyaya geniş çerçeveden bakmasını engelleyen at gözlüklerini atarak söyleyebiliyorum......yıllardır bu Kıbrıs sorununun çözülememesinin iki nedeni vardı......

1- Bu sorun masaya geldiğinde konuyu seçim malzemesi yaparak hamaset nutuklarıyla biri ötekine çelme takan Türkiye'deki bitmez tükenmez koalisyon hükümetleri...

2- Kıbrıs'ta 74 harbinden sonra gerek haksız yere ganimet mal mülk edinen kıçının altına da vatan bayrak edebiyatıyla yada Kıbrıs'ta sözde barış isteyen ama aslında sol edebiyat altında Rum'a ait mal ve mülkün üzerinde oturup gerçekte de koltuk mal ve iktidar hırsıyla kıvıran sahte barışçılar....ve mağdur masum ,gerçekten barışı isteyen gerçek Kıbrıslılar.....

Konu, problemi müzakere etmek değil, o müzakereye imzayı atacak güçlü bir liderdi..... ve bir taraf yan çizse de onu buna mecbur edecek güçlü bir lider....... ben taa 1963'lü yıllardan gelen tecrübelerime dayanarak bu liderin... beğensek de beğenmesek de...

Türkiye cumhur başkanı sn Recep Tayyip Erdoğan olduğunda ısrar ediyorum.....sn KKTC cumhurbaşkanımız ve çok sevdiğim Mustafa Akıncı ile her ne kadar zaman zaman diyalog anlaşmazlıkları olsa da ben ne sevgili Akıncı'dan nede sayın Recep Tayyip beyin gücüne ve güçlü liderliğine olan inancımı asla yitirmedim....

Kıbrıs'ta barış istiyorsak bu barış anlaşmasında da kalemi tutup imzayı atabilecek güçlü bir bilek de bu işin olmazsa olmazıdır..... Kimseye sn Recep Tayyip beyi sever yada sevmezsin diye sormuyorum....sevgili Mustafa Akıncıyı da sormuyorum.... ama yapmacık veya içi kof değil......gerçekten inisiyatif alabilecek güçte ensesi kalın iki güçlü lider....

Bu adada Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar gerçekten barış istiyorlarsa bunu Yunan ve Rum tarafıyla adam gibi başarabilecek iki lider bunlardır..... dediğim gibi ben gelecek tüm eleştirilere de açık bir şekilde bu yazımın altına da imzamı atarım.....bu yazımı okuyan kardeşlerimden de ricam lütfen yazımı okurken at gözlüklerini çıkarıp çekmecelerine koymalarıdır.....

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar