Neden garip bir ülkede yaşıyoruz?
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Neden garip bir ülkede yaşıyoruz?

17 Mayıs 2022 - 09:26

Ülkemizin gündemi bazen o kadar garipleşiyor ki, insan ister istemez acaba başka ülkelerde de benzer şeyler oluyor mu diye merak ediyor. Acaba bizim ülkemizde olanlar sadece bizim ülkemizde mi oluyor?  Mesela başka ülkelerde roket hızı ile yüksek enflasyon var mı?

Ya da ülkenin içine düşürüldüğü haksız vatandaşlık dağıtma işlerini haber yapan gazetecilerin ağır cezada yargılanmaları normal mi? Ya da yıllardır aynı parti tarafından yönetilen bir ülkenin her tarafı dökülüyor mu? Kısacası bizde bir gariplik mi var, yoksa biz normal miyiz?

Ülkemizde olup bitenler insanlığın, tarihin doğal akışı mı? Yoksa sadece benim yaşadığım bu bölünmüş adaya özgü olağanlaştırılan kötü yönetimi kabullenişimizi mi yaşıyoruz? Farkındayım bunlar biraz derin sorunlar ve sorular oldu.

Evet, biz garip bir ülkeyiz. Garipliğimizin kaynağı da, insanımıza dayatılan acımasız yaşam koşulları ve insanları kontrolleri altında tutabilmek için sağladıkları çıkar, menfaat ve avantalara alıştırılmaları sonucunda kirletilen kimlikler erozyona uğratılan kişilikler, toplumun her alanda bozulması da diyebilirsiniz.

Eğer insanımıza haliyle de yurdumuza doğru dürüst yatırım yapmış olmayı seçseydi bu işbirlikçi kukla sözüm ona hükümetlerin sayesinde, sanırım bugün yaşantımız Zambiya, Zimbabve gibi, geri bıraktırılmış olmazdık ne de ülke gündemini tartışmaların bitmediği UBP bibi zavallı bir partinin hükümetler serüveni gibi oluşturmazdı.

Siyasi yaşamımızı darmaduman eden ve zaman içinde kemikleştirilen bu askeri rejime karşı “demokratik” barışçı ve sık sık onunla uzlaşarak ilerlemeye çalışmak bir mücadele yöntemi olarak öngörülse bile işe yaramadığını anlamayanlar olabilir.

İşgalcilerin egemen olduğu bu rejimde sürekli uzlaşarak, sonuç vermeyen siyasi pratiklerimiz muhalefeti, salt taşıma nüfusa dayanarak büyüme çabaları, sonunda hepimiz de gördük ki rejimin suçlarına ortak olma durumuna getirdi ve toplumun gözünden düşürmeyi başardı.

İşte Türkiye tarafından ülkemizde şekillendirilen, dizayn edilen buacayip kabulü mümkün olmayan bu rejimlerle uzlaşılamaz. Bu rejimin ada yarısında yerleştirdiği biat edeceksiniz yönetimi demokratik yollardan değişime uğraması zordur, işgalci ve işbirlikçisi direnirler.

Sonuç olarak, bazı rejimlerle uzlaşılamıyor, uzlaşma çabası, göz yumma siyaseti iflas ettiriyor.                    Sanılıyor ki benimsemeden bu rejimin koyduğu sınırlar delinmeden demokratik bir muhalefet inşa edilemiyor.

Şimdi muhalefetin kimi kesimlerinin, rejime karşı farklı yöntemlerle ve araçlarla bir direniş başlatmaya hazırlandığı söyleniyor. Bu direniş şeklinin nasıl ve ne şekilde ete kemiğe büründürüleceği nasıl olacağını kimse bilmiyor, bu sefer çok gizli çalışıldığı anlaşılıyor.

Gailesi beni değil ülkeyi egemenliği altında tutarak kukla yönetimlerle ada insanına kansız soykırım ve asimilasyon uygulayan sömürge bakanlığı ve Diktatörlüğü artık sallantıda olan Erdoğan düşünsün.

Erdoğan rejimi ada yarısında da uzun ömürlü olmayacak, ne yaparlarsa yapsınlar atanmış “KAYYUMLA” bu baskı dönemi de uzun sürmeyecek, yaşama sevinci galip gelecek. Belki de bu dönem kapanınca her yenilenme döneminde olduğu gibi yeni bir iyimser gençlik kuşağı gelir, kim bilir…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar