Öfkeli bir çığlığa ihtiyaç
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Öfkeli bir çığlığa ihtiyaç

30 Mart 2022 - 09:44

“Yaşadığın yere sağır ve dilsiz değilsen mutlaka duyarsın, konuşursun, yalnız biraz kulak ver, ses ol.”

Dediler ki "Türkiye'de ne varsa burada da olacak" şiarıyla yola çıkan hükümetler, şimdi de polis içinde yurttaşların sosyal medya paylaşımlarını inceleyerek baskı kurmak için "Facebook Timi" oluşturdu

Her zaman koltukta var olmanın ve varlıklı olmanın "hayati önemdeki" etkinliğidir. TC İstihbaratı her alanı kontrol altına alarak siyasi örgütlenmelerin bir numaralı sorunu olduğu gibi, iş örgütlerinin de vazgeçilmez belası haline geldi.

İnsanlar; siyasetçi olsun, sendikacı olsun, gazeteci olsun, akademisyen olsun, iş adamı olsun, bürokrat olsun, kamuda çalışa olsun,  sivil toplum örgüt mensubu olsun artık yeni meslekleri konuşuyor.

Gözde meslekler; ajan, istihbaratçı, muhbir, ispiyoncu kılığında haber elemanlığıdır.                                                           Örtülü kimlik ise; rejim adına çalışan muhabir/gazeteci, uzman, danışman, akademisyenliktir.

Meraklı insanlardan özel yararlanılır. Muhbir ağı, kurumlarla ilişkili veya bağımsızdır. Diktatörlüklerde de, Demokrasilerde de muhbir ağı olur. Örnekleri çoktur. Muhbirlik, bir iş alanıdır. Ancak bunu yapacak gönüllüler de çoktur.

Talimat gereği yabancı ajanlar, kamu görevlisi olarak alındı ve her “devlet” dairesinde özel odaları var. Bunların görevi, çıkarcıların; yalan yanlış bilgilerle, düzmece belgelerle, hayali iddialarla dürüst namuslu yurtsever kişileri lekelemek, itibarsızlaştırmak, etkisizleştirmek için yapacağı entrikalara karşı dikkatli olunması gerekir.

***

En sıkıntılı günlerde, en çetrefilli zamanlarda, alınan en yanlış kararlarda ve hareketlerde bile bana umut var mı diye sorulduğunda hep bu yanıtı verdim. Bugün de aynısını söylerim: Umut her zaman vardır.

Yeni bir ülke düzeninin toplumların lehine sonuçlanması için gıdasını sol değerlerden alan yeni toplumsal hareketlerin öncülüğünde yeni bir yola ihtiyaç var. Toplumun önüne kolektif çalışma anlayışını benimseyen takım arkadaşlarından oluşacak bir siyasi oluşum.

Bu bağlamda hegemonyanın iki kanadı dışında kalan ezilen halkların, sol siyasetin, barış ve özgürlük hareketlerinin ve sendikaların yapacağı eylem, protesto ve itirazlar hayati düzeyde önemlidir.

***

Cesaretli, korkusuz ve yürekli olduğu kadar da ‘Öfkeli bir çığlığa’ ihtiyaç var

Ama bunun ötesinde, bu ada yarısında yeni bir soluğa, yeni bir umuda gereksinimi var. Toplumu içinde bulunduğu rehine yaşamından çıkaran, demokratik, bireysel hak ve özgürlüklere öncelik veren, bağımsızlığın temel ilkelerine sahip çıkan yeni bir umut yaratılmalı.

Ezilenlere çağdaş, modern bir nitelik kazandıran, kadın-erkek eşitliğini yaşama geçiren, üretilen zenginliğin daha adilce bölüşülmesini sağlayan, yoksullukla mücadeleyi dinsel hayırseverlik yoluyla değil, hak ekseninde sosyal politikalarla yürüten, rant ekonomisine son veren bir sol parti.

***

Böyle bir sol parti çıkış yolu olarak görülen AB yolunda çok daha rahat yürüyebilecek, Avrupa’daki diğer sosyalist partilerle daha rahat bir ilişki kurabilecek. Bu parti, eşitlik, toplumsal dayanışma, özgürlük, insan hakları, laiklik temelinde mücadele veren, ahlaksal değerleri köşeyi dönme becerisine yeğleyen bir siyasal örgüt olmalı, tabandan yukarıya doğru fışkırmalı.---

Sol her şeyin başında değişim demek, statükoya karşı olmak demek. O nedenle kurulacak bir partinin, paranın, dinsel istismarın ve yolsuzluğuna karışıp bir bulamaç oluşturduğu düzeni kökten değiştirmeyi, emek ve sermaye arasında adil bir ilişkinin kurulduğu yeni bir düzeni hedeflemesi gerekli.

Kıbrıs’ın kuzeyinde işçinin, işsizin, yoksulun, kadının, itilenlerin, garibanların seslerinin birleştiği, yapıcı bir enerjiye dönüşecek, bir öfkeli çığlığa ihtiyaç var.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar