Öfkemizi bir güce çevirmek zorundayız
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Öfkemizi bir güce çevirmek zorundayız

10 Kasım 2020 - 18:03

Popülist, egoist, çıkarcı, kariyerist, mevki ve makam peşinde olan bu tür çıkar düşkünü malum satılmış kişiliklerin, AKP-MHP-Erdoğan- Bahçeli ittifakının lehine olacak şekilde Kıbrıslıtürk muhalefetini bölme işini üslendiklerini ve bunu bilerek ve isteyerek yapmaya çalıştıklarına hiç şüphem yoktur.

Demokrasi herkese değil bedel ödeyip hak edene lazımdır diyoruz ve yapılan tüm müdahaleye rağmen, sessiz kalarak, görülmemiş bir korkaklık örneği sergilemek; Kıbrıslıtürklere yakışmadı!

Ama orada işte, suskun duyarsız ve tepkisiz, ayağa kalkıp toprağa bastığı anda ayaklarının altında çöllerin yeşerdiği yerde. Bir başına ve kendi yalnızlığına çoğalarak. Bire yirmi, bire elli değil, bire milyonlar vermiş bir başak uykusuzluğu.

Ve biliyor, az ötede servet avcıları, itibar toplayıcıları, mezar soyguncuları, zaman düşkünleri bekler mezar taşlarını.Çok geçmedi. Vaktiyle çölleri yeşerten, şimdi dağları çöle dönüştürmek için geleni bekliyor.

Üç dakikada kavmini terk eden, masal ülkesini teslim eden konuşuyor: “Üç dakika…” Yüzü, soyunun acınası tarihi, upuzun bitmek bilmeyen ihaneti. Uykusuz çocuk yine orada ve yine izliyor. Ama yüzüne yerleşen kederli tebessüm bu kez yalçın kayaların, kadim dağların yüreğinden.

***

Ve Belediye başkanımız Mehmet Harmancı da yaşananlara isyan ederek şöyle bir paylaşım yaptı.                             ' Son 2 aydır baskının her türlüsünü görmüş ve bunu iliklerine kadar hissetmiş bir siyasetin neferi olarak elbette demokrasi ve irade yürüyüşünde olacağım.  Baskı ve müdahalelerin yol açtığı yıkım o kadar derin ki enerjimizi ve siyasal öfkemizi dönüştürücü bir güce çevirmek zorundayız.

Katılırken bazı uyarılarımı da dile getirmek gerekliliğini hissediyorum. Hareketin bugüne kadar bu müdahaleleri görüp susanları, stratejik ilişki diyerek kafasını kuma gömenleri, "şimdi zamanı değil" diyenleri, "siz müdahaleyi çağırdınız" diyenleri aklayacak bir noktaya gelmemesini temenni ederim'.

Ve yine meydan bizi çağırıyor, gün geldi çattı, Nice mazlum toplumlar özgürlük mücadelelerini hep sokakta kazanmıştır. Hindistan, Güney Afrika ve daha nicesi. Bizim onlardan ne farkımız var ki?

Elbette birlik olmak, yollara dökülmek, mücadele etmek şarttır, olmazsa olmazdır. Lakin sadece tepki göstermek yetmez. Bir ‘yol haritası’ lazımdır. Bu yol haritasını bu işgal koşulları altında kinle belirleyeceğiz? Ben değil biz diyenlere değil mi? 

Artık vazgeçtim bu ülkede seçim maskaralıklarından, uydurma seçme projelerinden falan…                             Sosyal medya içinde bazıları karanlığa gömülürken, onurlu duruşları ile fark edilenler de var ama faşistler muhaliflerin sesini kısmak için her yolu denerken onurlu sesleri yansıtacak tek bir medya kanalı bile bırakmayacaklar. Biz yapabildiğimiz kadar yapmaya devam edeceğiz.

***

Ne gerek var gerçekten insanların eşit, özgür olacağı bir yurt ve dünyayı yaratma çabası için mücadele vermek yerine; silersin önce umutları insanlığın müfredatından sonra kendi uydurduğun yalana kendin inanıp gerçekte bir başka “kölecilik” olmaktan ibaret olan alabildiğine dar bir demokrasi oyununu oynamayı sürdürürsün.

Hazır demokrasi demişken aklıma takıldı, milyonlarca evsizin arasından seçilmiş bir temsilci var mı, hiç oldu mu o şanlı demokraside? O insanların seçilme hakkı var mı, ya seçme?

Parası olmayanın hiç bir hükmünün olmadığı dar demokrasi sokağı yıkılmadan yerine bütün yeryüzünün “demokrasi” olduğu bir atmosfer kurulmadan kimsenin rahat etme şansı yok. Daha da önemlisi üzerinde yaşadığımız dünyanın mevcut hakim politikalarla bir geleceği yok.

Artık kafaları fazlasıyla köhneleşmiş kuşakların mış gibi yapmalarının öteleneceği, mücadele ederek gerçek soruların sorulacağı zaman şimdi. Mesela Ocasio-Cortez gibi umut ışıklarının kendilerini çöpe atacağını hiç sanmam, zaman ve mücadele onların neşesinin çınladığı günleri de görmemizi sağlayacak…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar