Olur öyle şey?
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Olur öyle şey?

01 Ekim 2021 - 10:04

Latince missiodan gelen misyon sözlükte “görev ve yetki”, misyoner ise “görevli olan kişi” anlamına gelmektedir. Peki ama bizim bu ada yarısında kurulan "KAYYUM" düzeninin değişmesi için hiç bir adım atmayan meclis içi muhalefet partileri bir misyon mu üstlendiler?

Erdoğan tarafından "KKTC KAYYUMU"atandıktan sonraki döneme dair genel eğilime bakılırsa, kaldığımız yerden devam etme istencimiz de güçlü görünüyor. Meclis muhalefet partileri bu uyuşukluktan kurtulup “Ne zaman ‘normal’e dönecek?” sorusu, sürekli olarak soruluyor.

***

Yerelden genele CTP geliyor sloganı ile yerel seçim startı verildiğini anlıyorum. Şöyle bir görüş var: Yerel seçimlerde CTP Lefkoşa dahil büyük kentlerde belediye başkanlıklarını kazanırsa "CTP yönetimine"göre iktidar olan bu kuklalar bundan olumsuz yönde etkilenirmiş. Velev ki etkilenir bu düşünce bir fırsatçılık değil mi? Sen yaptığın bu muhalefet tarzı ile hükümeti hak ediyor musun?

UBP kendi içinde paramparçaymış, Yeni Doğuş ikiye bölünmüş, Serdar çekilince Demokrat parti bitmiş, Kudret Özersay'ın HP'sinin suyunu sıkıp bir kenara atmışlar, TDP'nin büyüme gibi bir derdi yokmuş ve meclis dışı partiler de seçime girecek takat ve istek yokmuş bu yüzden CTP birinci parti çıkarak hükümeti kuracak mış...

***

Buna ben ne derim bilir misiniz ey eski partim CTP ve yöneticileri Hayalperest, yaşantımızda sık kullanılan kelimelerden birisi olarak karşımıza çıkar. Hem sosyal medyada hem de gündelik yaşantıda kullanılan hayalperest kelimesi, uzun yıllardan beri dilimizdedir. Benim bu ülke için hayallerim var o yüzden mücadele veriyorum diyenler de haksız değil...

Toplumun yaşadıklarına tercüman olmayanlar, var olan gücünü de itibarını da kaybeder, kendisinin popüler olmasına vesile olanlar tartışmalı hale gelir… Ve uğrunda yanıp tutuştukları seçim sonuçları, açıklandığı zaman ülkedeki hükümet değişimini bekleyenler hayal kırıklığına uğrar, kendini bir koltukta görenler düşü top gibi patlar.

***

Bu yarısında yapılacak olan seçim, gidişattan memnun olmayan toplum kesiminin gücünü, etkinliğini, sayıca çokluğunu gösterecek ve kaybolan umutları yeniden yeşertecek bir işleve sahip olacak diye umut pompalayanlara da acıyorum...

Bu seçim sürecinde muhalefet hep birlikte ortak stratejik davranır, doğru mücadele ile birlikte doğru adaylar  ve doğru politikalar belirlerse ülkenin içinde bulunduğu durumdan çıkış yolunu açabilir.                                Bu beklenti muhalif kesimlerde umut, Erdoğan ve AKP'ye kukla olacak çevrelerde ise endişe yaratır. Bu yaklaşımı esas aldığımızda ortaya şöyle bir durum çıkıyor: Bazı kentlerde biz sadece bir belediye başkanı seçmiyoruz.

***

O nedenle adayın, o kentin sorunlarını çözecek, belediye hizmetlerini yürütecek yetkinliğe sahip olması tek başına yeterli değil. Yukarıda bahsettiğim beklentiyi karşılayabilecek nitelikleri de taşıması gerekiyor.

Yani küskünleri, kırgınları, azaltacak, sadece bir partinin seçmenlerinin değil, toplumun farklı kesimlerinin kurtuluşu ve özgürlüğü noktasında da ilgisini çekecek nitelikte mücadeleci adayların olması gerekiyor. Fakat ortada tuhaf bir durum var.

Muhalefet bir taraftan seçmeni motive etmek için seçimlere böyle bir misyon yüklüyor diğer taraftan da sanki sıradan, normal, sadece bir seçim yapılacakmış gibi hareket ediyorlar. Olur öyle şey?

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar