Onuru ile yaşayanlar ile onursuzlar
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Onuru ile yaşayanlar ile onursuzlar

20 Haziran 2020 - 07:55

Türkiye'de Anayasa Mahkemesi (AYM), HDP’nin önceki Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğunun makul süreyi aşması dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine hükmetti. AYM, uzun tutukluluk başvurusunda oybirliği ile ihlal kararı vererek, tutukluluğun makul süreyi aştığı ve Anayasa19. maddesinin ihlal edildiğine karar verildi.

Yüksek mahkeme 50 bin TL manevi tazminata da hükmetti. Karar bilgi için Ankara 19 ACM’ye gönderildi. Hak ihlali kararı resmi gazetede yayımlandı. Peki, Erdoğan'ın korkulu rüyası Demirtaş bu karara rağmen serbest bırakılacak mı? bana göre hayır, bırakılmayacak.

Türkiye'de anayasanın tarafsız işlediğine inanan yok, Anayasanın da Babayasanın da diktatörün iki dudağı arasında olduğunu bütün dünya biliyor, bunun böyle olduğunu biz de zaten görüyoruz. Erdoğan dahil olmak üzere, Demirtaşın suçsuz yere içerde olduğunu bilmeyen yok, Bağımsız yargı yerle bir edildiği için bağımlı yargı nereye kadar içerde tutacak.

Erdoğan zorba yönetimine eğer Demirtaş boyun eğmiş olsaydı şimdiye kadar çoktan dışarıda olur uysal muhalefet olarak mecliste milletvekilliğine devam ederdi. Onun tercihi ve kararlılığı bilinçlidir. Bundan dolayıdır ki binlerce Kürt, özgürlük sevdalısı insanların haklı saygısını kazanmıştır. Bugün hepimiz her zamankinden daha fazla Demirtaş'ın yanındayız.

***

Korku ve açlıkla ülkeyi yönetenler sükut içinde her şeyi kabullenmiş bir toplum isterler. Mutlak itaate dayalı yönetim isteyenlere karşı çıkanların önce dilini sonra boynunu vurarak susturmak geride kalanları ise korkutup sindirerek önlerinde diz çökmelerini isterler.

Bu, mutlak itaate dayalı mutlak teslimiyet isteyenlerin tarih boyunca değişmeden izledikleri politika olmuştur. Zulüm karşısında özgürlüğü düşleyen, onun gerçekleşme mücadelesini verenler “diz çöküp köle gibi yaşamaktansa ayakta onurumuzla ölürüz” diyerek bir duruş ortaya koymuşlardır.

Açlık, zulüm, sürgün ve ölüm pahasına direnişi ve onurlu yaşamı tercih edenler her zaman var olmuştur. Geçmişten bu yana tarihin ve mücadelenin diyalektik yasaları özüne bağlı kalarak devam etmektedir.

Kürt düşmanlığı her alanda sürdükçe, Kürt halkı da inatla baş vermeden ve eğmeden kendi toplumsal var oluşunu haykırmaya ve en doğal özünü savunmaya devam edecek. Erdoğan kardeşin gibi görünür ama düşmandır, düşmanlığını yapar, bu durumu anlamayan satılmış dönekler bir gün mutlaka utanacaklar.

***

Tufan hoca diyor ki, Yönetemiyorsunuz derken tam da bunu söylüyoruz işte. Başbakan önceden gerekli koordinasyonu yapmadan Cumhurbaşkanı'na resmi ziyaretle kabine değişikliği sunuyor. Teamül ne? Çıkışta Başbakan'ın kabine değişiklilerini açıklaması. Ama basında yer alan iddialara göre Cumhurbaşkanlığı Başsavcılık'tan görüş almak için zaman istiyor. İnsanlar sağlıktaki, ekonomideki sıkıntılarla boğuşurken bunca krizin üzerine bir de bu. İnanılır gibi değil!

Seçime girip seçilen siyasiler toplumun seçtikleri, temsilcisi ve yansımasıdır. Bunu en iyi bilen UBP de kamu maaş kesintilerini dün ödeyerek sayısal olarak güçlü bir kesime rüşvet verdi. Evet, bu para zaten bu insanlara ait ama geri ödenmesi ne bu kadar acil ne de bu kadar öncelikli idi.

Peki üç ay içinde 1500 TL katkı ile baş başa bırakılan emekçilere bu düzen ve uygulamalar reva mı? Ne deyim ben bu topluma, onuru ile yaşamayı değil asalak olarak yaşamayı seçti, yazık ki ne yazık...

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar