Çirkef yatağında gülistanlık olmaz...
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Çirkef yatağında gülistanlık olmaz...

28 Ağustos 2019 - 13:05

Arif Hasan Tahsin hocamızı bir kez daha hatırlatan günlerden geçiyoruz, her sözü bir kitap olacak kadar değerli idi, bu korsan ada üzerinde eksikliğini hissettik yine, onu saygıyla anıyoruz...

Ne diyordu hoca?

“... Çirkef yatağında gülistanlık olmaz”...

Al, çek, uzat, sündür, dilediğin yere oturt bu lafı!

Tam bir çirkef yatağındayız!

Bilindiği üzere 1974 yılından bu yana adamızın kuzeyinde Türkiye tarafından kurdurulan ayrılıkçı uyduruk siyasi rejimin bekçileri, Hırsızlık,usulsüzlük, yolsuzluk ve her türlü istismarı yaparak bugünlere gelmişlerdir.

Bazı temiz, namuslu, yurtsever mücadeleci yapıların deşifre etmeleri sonucu ortaya koydukları onurlu direniş sonucu bu kokuşmuş sistemin perdeleri aralanmış ve pis çirkef kokuları etrafa yayılmaktadır.

*** 

Ganimetten beslenen, her türlü hırsızlık, yolsuzluk ve usulsüzlüğe kılıf bulan bu hortum, yağma düzeninde 1974’ten bugüne kadar sadece bir eski bakan yargılanıp ceza almıştır. 

Adamızda görev yapan TC’nin yetkililerinin de nemalandıkları bu düzenin onların etkin ve fiili olarak yaptıkları gözetim ve denetiminde gerçekleştirilen bu vurgunlar, hep unutturulmuş, yapanın yanına kalmıştır. Tam da Türkiye'de Erdoğan tarafından kurulan yağma, talan ve vurgun yapanların yanına kar kaldığı gibi, bizimkilerin de yanına kalıyor.

Anlaşılan odur ki, Kıbrıs’ta görev yapan TC bürokratlarının KKTC vatandaşlığı veya Kıbrıs’ta arsa arazi sahibi olmalarının arkasında yatan hikmet bu olsa gerektir. Rumlardan kalan malları ganimet sayarak yiyip yutan ve satan vurgun vuran, hortumlayan, rüşvet ve her türlü yolsuzluğun bataklığına saplananların ortaya çıkarılması için mücadele etmeğe devam edeceğiz.

***

Bilinmelidir ki, bu hortumcular, her zaman suçu üzerine yıkacakları bir günah keçisi bulup, olayın içinden sıyrılacaklarını sanıyorlarsa çok yanılmaktadırlar. Aldanıyorlar.

Kokuşan sokaklarında açık havada evsizlerin yattığı Lefkoşa değil, Çirkefe dönüşen, kokuşan 1974 yılında adanın kuzeyinde kurdurulan TC ye bağlı uyduruk siyasi rejimdir.                                  

Bu rejimin bekçilerini aklayıp, paklayıp, temizlemeye, Tarihi Büyük Hamam bile yetersiz kalmaktadır. Hamamda vurulacak her kesenin altından, rüşvet, hortum, suistimal, rüşvet alma, mafya ilişkilerinin çıkacağı aşikardır. 

Adanın kuzeyindeki kurumların bu pis kokuların kaynağının üzerine gidebileceğine inancımız yoktur. Çünkü “Çirkef yatağında gülistanlık olmaz”. Bu nedenle toplumsal tepki göstermek, sesimizi yükseltmekten başka çaremiz yoktur.

 Bazılar, “içimizi temizleyip”, gülistanlık yaratacakları “yalanı” ile kendi kendilerini de kandırıyor. Biliyoruz, yaptıklarına, söylediklerine kendileri de inanmıyor ama Erdoğan'a yalakalık artık sınır tanımıyor, tavana vurdu mübarek.

***

Güney ile Kuzey’in, çözüm karşıtları, Erdoğan'ın değirmenine su taşıyanlar, yani statükocular; “çözüm ve barışa gitmesi muhtemel yolu tıkamak” için aldıkları talimatlar gereği ellerinden geleni yaparken; eğer barış ve çözüm isteyenler artık yetti be deyip de çirkef yatağından dışarı çıkmayı başarıp haykıramazsa, güllük gülistanlık hayali, süpürerek temizleyeceğini iddia eden “çuvallayıcıgiller” Ankara uşakları,hükümetçilik oynamayı sürdürecekler... O kadar...

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar