Özgür olmadan, toplum da özgürleşmez!
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Özgür olmadan, toplum da özgürleşmez!

16 Mayıs 2021 - 09:57

Ben bir bireyim ve tek başıma hiç bir şeyim ama seninle birlikte daha güçlüyüm, sende de benim gibi eğer barış ve özgürlük diyorsan, meydanı boş bırakmayacaksın barış düşmanlarına...

Özgürlük, barış, demokrasi istiyorsan, başkalarının duymak istemediklerini söylemektir barışa, özgürlüğe uzanıp tutunmak. Başkalarının kızdıkları şeyleri söylemektir barış ve özgürlük.

George Orwell’ın sözüdür bu.

Birilerinin damarına basmadan özgürlükten söz edilemez.

Çünkü gerçek bir yüzlü değildir.

Bin yüzlüdür.

Kimse gerçeği kendi tekeline alamaz.

Benim doğrum tek doğrudur diye dayatamaz.

Demokrasiler bunun için vardır.

Çok seslilik, hukukun üstünlüğü, farklılıklara saygı, tahammül ve hoşgörü   bunun için vardır.

Bazen bir şey söylersin, bir şey yazarsın, birileri nasırına basılmış gibi ayağa fırlar, lanet okur, cehennem ateşi açar.

Bu kafalarda olanlar eski çağlarda kalan ortaçağ kafalıdır, Cemaat tarikat kafalıdır. Tek tiptir, askeri kışla düzeni gibi kafalardır. Herkesin kendi doğrularını, kendi inançlarını kabul etmesini isterler. Kendilerine yapılan eleştiriyi, eleştirel düşünceyi reddederler.

Düşünce polisliği yaparlar, düşünce casusluğu yaparlar. Kafaları diktatörlüğe çalışır ve en önemlisi de içi örümcek ağı kaplamış, küflenmiş kafalardır. İnsanlığın medeniyete, daha iyiye, daha güzel doğru ilerlemesi ancak bu kafalarla mücadeleden geçer.

Bu içi boş kafalılar, tarih öncesi de böyle olmuştur, bugün de öyledir. Sen eğer gerçekten barış, özgürlük ve demokrasi diyorsan, meydanı boş bırakmayacaksın demokrasi düşmanlarına...

Ama hiç de kolay değildir bu mücadele, işgal var, işbirlikçi kuklalar var, çocuklarının geleceğini ipotek altına alanlar, çıkarcı menfaatçiler var, rejim tarafından yetiştirilen misyonerler var, bölünmüş parçalanmış muhalefet var, var dedikçe zincir gibi uzayıp gidiyor.

Barış, özgürlük demokrasi yolu çok tehlikelidir, dikenlidir, çetrefillidir,yokuşlu inişli çıkışlıdır. Çok tehlikeli, riskli ve  sancılıdır, hazırsan eğer bu yola çıkmaya, büyük acılarla, bazen kan ve gözyaşıyla  yol alınır bu mücadelede...

Hem toplumda, hem kendi iç dünyanda taşları yerinden oynatmak epeyce zordur, tehlikelidir. Eğer özgürlük diyorsan, meydanı boş bırakmayacaksın barış, özgürlük ve demokrasi düşmanlarına...

Önyargıları, tabuları kırmak için sadece özgürlükleri kıskaca almak isteyen düşünce düşmanları ile değil, kendi kendinle de mücadele edeceksin. Hazır mısın? Kendi içinde taşları yerinden oynatmaya? Karar verdiysen, oynatabilirsin, kendi iç dünyanda ne kadar özgür olabilirsen, toplumda da taşları o kadar yerinden oynatabilirsin.

Sen, ben o biz, bizler, özgür olmadan, toplum da özgürleşmez!                                                                                                                                                         Önce kendi önyargılarını, kendi tabularını kıracaksın.                                                                                                                Bu konuda ne kadar radikal olabilirsen, o kadar iyidir.

Özellikle bu tutsak ada yarısında yaşanmış ve yaşanan gerçeklerin üstüne ağır bir örtü örtülmüş bir yerde, insanlarını zorla yalanda yaşatan bir "kukla yönetim" ile ömür tüketilen bir memlekette, radikal olmadan özgürlüğü yakalamak çok uzak ihtimaldir.

Ve hiç kolay değildir "Anavatan" olarak görülen işgal devletinin tek adam diktatörlüğü altında halka zulüm yapıyorsa, sefalet içinde bir yaşam ve en acısı mafya ve çetelerin ele geçirdiği bir yönetimde kolay değil, barış, demokrasi ve özgürlük rejimine sahip olmak. Ne yazık!

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar