Pis kokular burnumuzda
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Pis kokular burnumuzda

11 Ağustos 2021 - 07:51

Bir yüzün dürüstlüğe imza atarmış gibi yapıyorsun ama diğer yüzün şerefsizliğin, ahlaksızlığın, onursuzluğun kitabını yazıyor. Bu kokuşmuşluk içinde temiz kalan birşey arıyorum. kaldı mı? Ne olursan ol, ahlakını satma, ikiyüzlü olma!

Her insan onurlu doğar, ancak çok az insan bu onuru ömrünün sonuna kadar sürdürebilir, yani onurlu bir hayatı tamamlayıp ölebilir. Temelde toplumun baştacı yaptığı, yücelttiği insan saygınlığını ifade eden onur gibi bir değerin kaybedilmesi acı bir gerçektir.

Onurlu insan olmak ilkeli olmayı gerektirir. İlkeli olmak ise zorunlu olarak, gerektiğinde seve seve maddi ve manevi bedel ödemeyi zorunlu kılar. İlkeli insanlar, gücün kaynağı meşru değilse boyun eğmezler.

İlkeli insanlar, giyotine ya da idam sehpasına çıkarken dahi düşüncelerinde dönmezler. Şöyle bir etrafınıza bakın! İlkeli, maddi ve manevi bedel ödemeye hazır kaç insan görebiliyorsunuz? Objektif kriterlerle geçmişinizi ya da toplumsal hafızanızı bir anlığına gözünüzün önüne getirirseniz, demek istediğim hususlar daha iyi anlaşılacaktır.

Onurlu insan olmak dürüst olmayı gerektirir. Dürüstlük çok yönlü bir kavram olmakla birlikte insanın lehindeki veya aleyhindeki her konuda gerçeğin dışına çıkmaması şeklinde ifade edilebilir. Bir insana dürüst denilebilmesi için o insanın önce kendine karşı dürüst olması, daha sonra eşine, çocuklarına, ailesine, topluma karşı dürüst olması gerekir.

Ailesine yalan söyleyen, çocuklarının rızkını kumar veya içki masasında harcayan, yaşlı anasının babasının üç beş kuruşunu alabilmek için her türlü numarayı yapan insanlar ya da vatandaşlarda hukuk dışı menfaat sağlayan kamu görevlileri her gün medyada yer almaktadır.

Bu gözlem, toplumsal dürüstlüğün yeterli olmadığını ortaya koyduğu gibi, onurlu insan olmanın gerekliliklerinin ağırlığına da işaret etmektedir.Onurlu insan olmak sadık olmayı gerektirir. Eyleme dönüşmemiş sadakatsizlik düşüncesi, hem düşünce özgürlüğü kapsamında yer alması hem de gözlemlenmesi mümkün olmaması nedeniyle değerlendirmemiz dışındadır.

Sosyal bilimlerde kavramları doğru tanımlamanın öneminin bilincindeyim. Aynı zamanda, sosyal bilimlerde kavramları tanımlamanın zorluğunun da farkındayım. Bu nedenle, sadık olmayı tanımlamayacağım. Ancak, sadakat sözcüğünün; dostluk, içten bağlılık, doğruluk, vefalılık gibi anlamlara geldiğini bilmekten fayda var.

Gazetelerde, zaman zaman cinayetle bile sonuçlanan sık sık aldatma haberlerini okuyoruz. Magazin basını ise, topluma örnek olarak sunulan birçok sanatçının sadakatsizliğini kaçamak veya çapkınlık adı altında gündeme getirmektedir. Toplumun aynası olan medya, toplumdaki sadakatsizliğin yaygınlığını somut olarak ortaya koymaktadır.

Diğer taraftan, bireysel çıkarı için en yakın dostunu, arkadaşını yüzüstü bırakan birçok insana günlük hayatta rastlanmaktadır.Onurlu insan olmak farklı koşullarda değişik özelliklere de sahip olmayı gerektirir. Bu nedenle, ilkeli, dürüst ve sadık olmak özellikleri onurlu insanın en önemli sadece birkaç özelliğidir.

Sonuç olarak, onurlu doğan insanın yaşantısını onurlu bir şekilde sürdürmesi gerekirken, bu her insan için mümkün olmamaktadır. İnsanlar, değişik nedenlerle onurlarını kaybetmektedir.

Sevgili dostlar, bireysel bazda, elbette ilkeli, dürüst, sadık özelliklerini taşıyan onurlu çok temiz yürekli insanlarımızın olduğunun da farkındayım. Anlayacağınız Kumaş bir türlü dikiş tutmuyor, çatlak durmadan su sızdırıyor. Gözümüzün önünde oluyor bütün bunlar. Ters giden, çürümüş bir şeyler var krallıkta, biliyoruz. Pis kokusu burnumuzda.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar