Piyonlar ve maskaralar
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Piyonlar ve maskaralar

11 Mayıs 2022 - 09:50

“KKTC KAYYUMU” koltuğuna oturtulan zat Sucuoğlu hükümetini kurdurmamak için elinden geleni yapıtı. İlle de TC. Elçisinin işaret ettiği şahsa vererek hükümeti kurma görevini emrivaki bir şekilde Ünal Üstel'e verdi ama güvenoyu alabilmesini garanti etmek için de gizli gizli kulisler yapılmaktadır.

Dikta düzeninde demokrasicilik oynamak 'KKTC'ye mahsus bu yapıda hiçbir konuda iyileşme olamaz,  ekonomide kurum, kuruluş ve yatırımların bile garantisi yoktur. Artık yetti be bu kepazelikler diyerek aklı selim düşünmenin tam zamanıdır, olmazsa,  bu gidişat vilayet olmak yolunda dünyadan soyutlanmış kaçak mafya düzenine teslim olmuşuz demektir.!!! .

***

Peki ama bu kepazelikler ortada dönerken bizim anlı şanlı ve sert muhalefet yapacağını açıklayanlar ne yapıyor. Hiçbir şey. Kocaman bir hiç. Bu maskaralığa, bu kepazeliğe laf üretmekten başka tepki veremiyor. Kıbrıs’ın kuzeyini yaşayanları ile birlikte içine karanlık bir tünele ittiniz beyler el birliğiyle.  

Toplum yaratılan bu çirkefin içinden kurtulmak için çırpındıkça daha fazla boğulurken, siz koltuk derdiyle milletin yok oluşunu seyrediyorsunuz. Defalarca yazdım,  söyledim, sözüm ve eleştirilerim sadece CTP'ye de değil, tüm sendikalara, meclis içi ve dışı tüm muhalif geçine partileredir de ayni zamanda. Bunu yapamadığımız her gün yok olmaya doğru gidiyoruz.

***

Ben “BOYKOTÇUYDUM” ancak 23 Ocak milletvekilliği seçimlerinde binlerce kişi sandığa gidip oy verdi.  Beğenmesek de “UBP de belirleyici grup” tarafından “seçilmiş adaylar” arasından toplumun huzuruna çıktığını sanarak “tercih” yaparak, kendilerini yönetecek kişiyi milletvekili seçtiklerine inandı.

Çünkü bu ada yarısına kurulan seçim mekanizması içinde insanların gerçekten “seçebiliyor olması”hiç önemli değildir; Stalin’in dediği gibi, “insanların seçimlerin yapılmış olduğunu bilmesi yeterlidir.” Mekanizma böyle kurulmuş. İşte bu yüzden,  bu ada yarısının seçim mekanizmasına oldum olası alışamadım.

***

Peki, şimdi seçenler ne yaptı? Kimi seçtiler? Gerçekten “seçtiklerini sanarak” avunuyorlar mı? Yoksa seçmediğinizin, sadece seçilmişler arasından doğru bir tercih yaptığınızın farkına varabilecek misiniz? Bence, seçmen oy vermekten öte geçerek seçebilmeye talip olmalıydı.

Seçebilme yetkisine sahip olduğunda, asıl belirleyici olarak bazı temel kriterleri gözetmiş miydi? Mesela yani “Doğru” söyleyeni,  seçmene verdiği söz doğrultusunda aklını kullananı, seçmenini ve toplumu düşünebileni, dik duran ezik olmayanı, kimlik-kişilik sahibi olanı, başkasına piyon olmayanı, onurlu duranı, seçmenine karşı başını dik tutanı seçtiğini zannetti.

***

Seçtikten sonra “hesap sorabileceği” ve “denetleyebileceği” kişi kadroları seçtiğini zannetti. Göstermelik de olsa ve seçim yapılıyorsa “seçmen beklentileri” de vardır. Seçmen, beklentilerini karşılayacağına inandığını seçmek için oyunu kullandı mı?

Her ne kadar bu beklentileri partilerin seçim öncesi duruşlarıyla ve seçim sonrası için vaatleriyle belirlense de, seçmen beklentisi çoğu zaman, siyasal kadroların vadettiklerinin ötesine geçer. Mesela seçmenine ne gibi çıkar ve menfaat sağlayacağı dikkate alınır.

Sizin seçtikleriniz, seçildikten sonra Ankara’nın Erdoğan’ın “PİYONU” olduklarını bir kez daha gösterdiler.Mührü eline alan, kendi çıkarı için oy vermekle seçim yaptığını sandıydı ama kısa zamanda gerçekle yüzleşmesi kaçınılmazdı ve öyle de oldu. HADİ HAYIRLISI

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar