Rantçı beyler bu vatana nasıl kıydınız?
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Rantçı beyler bu vatana nasıl kıydınız?

26 Temmuz 2020 - 08:00

AMA SİZ VATANSEVER BİZ VATAN SATICISI

Gelmiş geçmiş tüm hükümetlerin yaptıkları siyasi atamalar sonucunda tümünün de sorumlu olduğu unutulmuş gibi kabahati yalnız bu güne yüklemeye çalışmak kolacılık değilse nedir? Girne’yi ve gölgesini mahveden, alt yapıya, trafiğe, nüfus artışına bakmadan tüm arsalara çok katlı yapım izni verilmesinden hepiniz de sorumlusunuz.

Bu çıkarılmaya çalışılan ve hala daha bir arpa boyu yol alınamayan Mağusa-Yeniboğaziçi-İskele Emirnamesi, sorunu her dönem hükümet krizlerine neden oluyor, neden diye sormayacağım, o bölgeni getirisi çoktur, avantası da boldur, yine de size bir tiyo vereyim, bu bölge ile alakalı olarak hizmet veren dairelerin sorumlularını yaşam biçimlerine bir bakınız o kadar

Bölgenin İmar Planı yok, İnşaat sektöründe vurgun vuranındır anlayışı ile yol alan küpünü daha da dolduran bölge müteahhit ve yapsatçıları bölgenin korunması adına yasal düzenlemeden yana olur mu? zaten olmadığı hızla devam eden inşaatların yükseldiğini görmekteyiz. Buna biriler bölge “gelişiyor” dese de, bence yapılaşma, tek başına gelişme olamaz…

***

İmar plansızlığı nedeniyle ülkemizin bütünü tahrip edilirken Girne'den Karpaz'a, Karpaz'dan mağusaya uzanan sahil şeridi rant uğruna ne hallere düşürüldü. Tüm bunların içine kişilerin çıkarları yerine, toplumsal çıkarları koyarak planlama yapamıyoruz. Yapmak işimiz de çıkarlarımıza de ters düşüyor.

Düşünün ki,  Mağusa’nın, İskele ve Yeniboğaziçi’nin İmar Planını bırak, bir tek çıkmış doğru dürüst, ranta dayanmayan bir Emirnamesi bile yok. Bunca yıldır bu üç yerleşim yerimiz Fasıl 96 ile yapılaşmasını sürdürürken kimsenin gıkı çıkmadı. Tedbir almak artık çok geç kalındı dersem yanılır mıyım?

Peki, Fasıl 96 nedir? Keyif veren, aklını işletenler için çok rahat bir yasa ve örneğin o bölgelerin birinde bir araziniz var, bu araziye, sadece yolun olmasına bakarak, Kanalizasyon, elektrik, su olup olmadığına bakılmaksızın, planlama onayına da gerek kalmadan izin alabiliyorsunuz. Bugüne kadar bu üç bölgeye, “arazinin yolu var, tamamdır” diyerek devasa binalar yapıldı.

***

Çevrenin, doğanın korunması ile ilgili projeler üretilmemiş. Bölgede diğer doğal alanların korunması, kültürel alanların belirlenmesi ve turizmde kullanılması veya yüksek katlı binaların, caddesinin dört şerit olması, denize ulaşımın engellenmemesi, çevresel düzenleme, gibi konular bugüne kadar bu bölgelerde hiç gündeme gelmemiş. Neden gelsin ki?

Sanki Adamızın diğer bölgeleri çok planlıymış gibi, yapılaşma yasalara ve ihtiyaçlara uygun olarak yapılmış gibi şimdi de Mağusa, Boğaziçi,İskele bölgesi için kavgalar yapılıyor. Rant paylaşımı uğruna yapılan kavgaları parası olan ve bölgeyi eline geçirmeye çalışan mafya babaları kazanacak.

Mağusa, Boğaziçi,İskele bölgesi inşaat sektörü için büyük kavgaların verilmesi nereye dayanıyor, Hiç aklınıza gelip bu bölge için para ve sermaye nerden geliyor? Rus ve İsrailli şirketlerin yuvalandığı bu bölgeye planlama ve bir düzen istenmeyip mevcut durumu devam ettirmek için korumacı yaklaşımın arkasında ne olduğunu anlamadınız mı hala daha?

***

Bölgede yaşayan herkes Rus ve Yahudi parası yemeyen kalmadı diyor ve bilgi veriyor, Şu an ruhsatı alınmış, yani Emirnamelerin ve İmar Planına bağlı olmayan 500'e yakın inşaat ruhsatı alınmış proje ve 25 bin civarında konuttan bahsediliyor.

Tamam, para çok tatlıdır, Peki, inşaat alanlarının kanalizasyonunu, yolunu, diğer ihtiyaçları karşılayacak olan çarşısını, nereye yapacaksınız. Bölge Belediyeleri bizim böyle insani ihtiyaçları karşılayacak yatırımları yapacak mali gücümüz yok diyor. Hasız mılar?

Kanalizasyon olmadığı için bugün İskele’de ve çevresinde her yüksek binanın, bölgedeki otellerin önünde lağım kuyularını çekmek için vidanjör kuyrukları da var. Bunları gören yok mu? Yatırımcının bölgeye istediği gibi bina dikmeye parası var ama kanalizasyon yapmaya, yeterli parası yok öyle mi?.

 

BU VATANA NASIL KIYDILAR

 İnsan olan vatanını satar mı?

Suyun içip ekmeğini yediniz.

Dünyada vatandan aziz şey var mı?

Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

 

Onu didik didik didiklediler,

saçlarından tutup sürüklediler.

götürüp kâfire : «Buyur...» dediler.

Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

 

Eli kolu zincirlere vurulmuş,

vatan çırılçıplak yere serilmiş.

Oturmuş göğsüne Teksaslı çavuş.

Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

 

Günü gelir çarh düzüne çevrilir,

günü gelir hesabınız görülür.

Günü gelir sualiniz sorulur :

Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

 NAZIM HİKMET 1959

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar