Saldırılara karşı barış bloğu öneriyorum
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Saldırılara karşı barış bloğu öneriyorum

26 Eylül 2020 - 07:31

Kıbrıs konusu ve doğu Akdeniz meselesini elinde bir pazarlık kozu olarak tutan Kıbrıs'ta işbirlikçileri başta UBP-HP ve diğer sağ ayrılıkçı partilere kaşı Türkiye'de Erdoğan diktatörlüğünün saldırılarının giderek azgınlaştığı, AKP- MHP üyeleri dışında kalan diğer tüm demokrasi güçlerine ve bireylere yaşam hakkı tanımadı ortadadır ‘Bunun önüne geçmenin tek yolu, ortak mücadeledir, birlikte hareket etmektir, barış ve demokrasiye giden yolda bir mücadele bloğu yaratmaktır’ Siyasi partiler ve destekçileri artık bu yönde somut atım atmalıdır.

Çözüm barış ve demokrasi güçleri birleşin

Kobani Olayları veya 6-7 Ekim 2014 Olayları, IŞİD'in Kobani'yi kuşatmasına karşılık Kürt halkının Kobani'yi savunmasına izin vermeyen Türkiye Hükümetine tepki olarak HDP Merkez Yürütme Kurulu'nun 6 Ekim'de aldığı kararla ve sokağa çıkma çağrısıyla başlayan protesto eylemleri ve silahlı çatışmalar bütününü Erdoğan diktatörlüğü şimdi 6 yıl sonra gerekçe göstererek faşist baskılarını yoğunlaştırmaya başladı.

Tam 6 yıl sonra, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 6-7 Ekim 2014 tarihleri arasında düzenlenen Kobanê eylemlerine ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında 7 ilde 82 kişi hakkında gözaltı kararı verdi. Soruşturma kapsamında o tarihte Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin de aralarında olduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı.

Evlerine düzenlenen polis baskınıyla gözaltına alınanların isimleri şöyle: Kars Belediye Eşbaşkanı Ayhan Bilgen, İmralı Heyeti Üyesi Sırrı Süreyya Önder, eski milletvekilleri Altan Tan, Emine Ayna, Nazmi Gür, dönemin MYK üyeleri Ali Ürküt (RTÜK üyesi), Beyza Üstün, Can Memiş, Gülfer Akkaya, Alp Altınörs, Günay Kubilay ve Dilek Yağlı.

Geçtiğimiz günlerde düğünü yapıldıktan sonra Saray’a giderek AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı ziyaret eden Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman tarafından yürütülen soruşturma bir yıl önce başlatılmış dün ise yürürlüğe kondu.

 Yapıldığı söylenen bu soruşturma kapsamında ilk olarak, Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın ifadesi alınmıştı. Tutuklu yargılandığı dosyadan tahliye edilen Demirtaş, aynı gün “Kobanê soruşturması” kapsamında ifadesi alınarak, hakkında yeniden tutuklama kararı verilmişti.

4 yıldır tutuklu, Adalet katledildi ama AİHM başkanı da Erdoğan'ın huzuruna çıkma gereği duydu. kapalı kapılar ardında neler konuşulduğunu bilemeyiz ama onların gözü önünde bir zulüm yapılıyor ve sessiz kalıyorlar, neden acaba?

Kürt halkının siyasi mücadele partisi olan ve birçok bileşenden oluşan HDP'ye karşı yapılan bu faşist, barbarca saldırıların asıl nedeni Tek adam yönetiminde diktatörlük batağına saplanıp iflas ettirilen Türkiye bu adamın acımasız hırsları karşısında sona doğru koşuyor.

***

Hızını alamaya Erdoğan'ın intikam hırsları Türkiye ile de sınırlı kalmıyor. Kıbrıs'ın kuzeyinde yönettiği yarım vatanda da seçime yönelik operasyonları sona doğru yaklaştıkça dozu da artıyor. Asker, sivil ne güçleri varsa sayın Akıncı'yı devirme yönünde kullanıyorlar.

Erdoğan bu işe adeta baş koydu, namus ve şeref meselesi haline getirerek talimat verdi. Akıncı kaybetmeli bu seçimi. Kafasına hangi ada var diye soranlara diyeceğim şudur, Akıncı kaybetsin diğerleri kendisi için bir engel teşkil etmez.

Tercih listesinin başında Ersin geliyor, onun için bütün propaganda araç ve imkanlarını seferber etti ama ne yaparsa yapsın bütün hesapları duvara toslayıp darma duman olacak.

Sanki çok demokratik bir seçim yapıyormuşuz gibi seçim müdahalelerine ses çıkartan yok. Seçimlere son iki haftaya girerken tansiyon da iyice yükseliyor, federal çözüm taraftarları arasında kıyasıya bir eleştiri var, seviye düştükçe düşüyor.

Unutulan bir gerçeğimiz var ve kimse bunu düşünmüyor, bu işin bir de 11 Ekim sonrası var.

Elbette her ne kadar da bu seçimi demokratik görmüyorsam da taraf olmak zorunda kalıyorum. O gün geldiğinde herkes boyunun ölçüsünü alacak çünkü iki turlu bir yarış söz konusudur. Şu bir gerçek ki bu seçim Kıbrıslıtürk toplumunun en zor ve en önemli seçimidir.

Hem geleceğini oylayacak, Hem de çoğu kesimlere önemli mesajlar verecek. Bir de önemli bir öngörümü var onu da içimde tutmayıp paylayayım, iç siyaset yeniden şekillenecek.

Yeni oluşumlara hazır olmalıyız Solda yeni ve güçlü bir potansiyel oluştu Bunu sandığa taşıyarak ülke yönetiminde de  Rol alınması gerekecek Bu kaçınılmaz bir realitedir Tıkanan solun önü ancak böyle açılabilir Hep beraber yaşayıp göreceğiz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar