Savaşsız bir Kıbrıs ve Dünya mümkündür
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Savaşsız bir Kıbrıs ve Dünya mümkündür

22 Temmuz 2020 - 07:59

Savaşsız bir dünya… Tarihsel açıdan bakıldığında büyük bir düş elbette. Hatta erişmeyeceğimiz kadar uzak bir hayal ya da bir ütopya. Sadece son birkaç yüzyıla baksanız bile, savaşsız biten kaç devrim, savaşsız yayılan kaç din, savaşsız çizilen kaç sınır bulabilirsiniz?

Savaş meydanlarında, katliam ve soykırımlarda ölen yüz milyonlarca insanı insanlık tarihinde bir sapma gibi görebilir misiniz? Kuşkusuz savaş tarihin ayrılmaz bir parçasıdır.

Ama tarihsel soyutlamanın kötümser perspektifinden değil de, bugünün ve geleceğin umutlu penceresinden bakıldığında savaşsız bir dünya düş değil, gerçektir.

Çünkü savaşsız bir dünya aslında kendimizin, yakınlarımızın, sevdiklerimizin ve bütün insanların savaşın ve şiddetin olmadığı, barışın hüküm sürdüğü bir dünyada yaşaması için verdiğimiz mücadelenin en basit, en doğrudan sonucudur.

Yani savaşsız bir dünya, savaşa karşı direnişin ta kendisidir.

Savaştan söz edince tabii ki aklımıza önce savaşın yarattığı yıkımlar,  yol açtığı acılar ve karanlığı geliyor. Ordular, silahlar, öldürülen, sakat kalan insanlar, yıkılan şehirler, kentler, yok edilen köyler geliyor.

Ama savaşın tarihi de, bugünü de, geleceği de bundan ibaret değil. Savaşların bir parçası da aslında savaşa karşı direnenlerdir. Savaşsız bir dünya direnenlerin dünyasıdır.

Savaşsız bir dünya savaştan kaçanlardır. Askere gitmeyi, eline silah almayı, ölmeyi ve öldürmeyi reddedenlerdir. Kaçaklar ve retçilerdir.

Savaşsız bir dünya savaşların ikizi olan soykırımlara ve asimilasyonlara karşı çıkanlardır. Yahudileri ölüm kamplarından kurtaran Almanlar, 1915’te Ermeni çocukları evlerine alan Türkiyeliler, İsrail devletine karşı Filistinlileri savunan İsraillilerdir.

Savaşsız bir dünya Irak savaşa sürüklenirken dünyanın bütün büyük kentlerinde meydanları dolduran milyonlardır. Türkiye’de savaş karşıtı kampanyalardır.

Savaşsız bir dünya Vietnam’da bataklığa saplanan ABD’nin yenilgisini mühürleyen 68 devrimidir, devrimcileridir. Soğuk savaşta nükleer başlıklı füzelere karşı direnen Avrupa’nın barış ve silahsızlanma hareketidir.

Savaşsız bir dünya savaşın karanlığına ve şiddetin diline teslim olmayıp bütün halkların özgürlük mücadelesini sahiplenenlerdir. Kıbrıs’ta işgale ve askeri baskıya karşı koyanlardır. Savaşsız bir dünya diktatörlere, baskıcı yönetimlere, halkı insan yerine koymayan egemenlere karşı şiddetsiz bir direnişle Tahrir meydanlarını dolduran binlerce halktır, devrimcilerdir.

Savaşın kaçınılmaz olduğunu kanıtlamaya çalışanlar her zaman elinde silah olanlardır. Silah üretenler, silah kullananlar, askerler, üniformalı üniformasızlardı. Savaşsız bir dünyada ise silahın ve her türlü çıkarın yeri olmaz.

Sadece silaha, savaşa ve ölüme karşı çıkmak yeter. Onlar bütün güçlerini, bütün paralarını, ellerindeki bütün olanakları kullanıp bizi savaşın kaçınılmaz olduğuna ikna etmeye çalışırlar.  Bizim ise tek yapmamız gereken “Hayır” demektir. Savaşsız bir dünya bu kadar basit bir şeydir işte. Savaşa karşı direnmektir.

Bizlerin savaşsız bir dünyayı yaratmanın birlikte olmaktan, deneyimlerimizi paylaşmaktan ve savaş karşıtı hareketi büyütmekten ve ısrarla Türkiye tarafından engellendiğimiz barışa ulaşmaktan başka yolumuz yok.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar