Sen garantör değil tam bir işgalcisin
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Sen garantör değil tam bir işgalcisin

24 Ekim 2020 - 07:01

Türkiye cumhuriyeti devletinin görev ve sorumluluklarını belli ki bilmeyenler var, ya da bilmezlikten gelmek işlerine geliyor,işgal ettikleri v istedikleri politikaları burada uygulayan bu acımasız yönetim ve onu alkışlayanlara hatırlatalım bakalım Kıbrıs'ta ne olmuştu..

11 Şubat 1959 yılında, Zürih'te Türkiye bu anlaşmayı imzaladı...Bir taraftan Kıbrıs Cumhuriyeti, diğer taraftan Yunanistan, İngiltere ve Türkiye,

1. Anayasanın esas maddeleri ile kurulan ve düzenlenen Kıbrıs Cumhuriyetinin bağımsızlığının, toprak bütünlüğünün ve güvenliğinin tanınması ve devamının kendi ortak yararları gereği olduğunu dikkate alarak.

2. Sözü edilen anayasa ve oluşturulan duruma saygı gösterilmesini güvence altına alacak işbirliğini arzulayarak, aşağıdaki hususlar üzerinde anlaşmaya varmışlardır.

MADDE 1.

Kıbrıs Cumhuriyeti, kendi bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve güvenliğini devam ettirmeyi ve anayasaya saygıyı güven altına almayı üstlenir. (taahhüt eder)

Kıbrıs Cumhuriyeti, ayrıca tümüyle veya bir bölümüyle herhangi bir devlet ile hiçbir şekilde siyasi veya ekonomik bütünleşmeye girmeyeceğini taahhüt eder. (sorumluluğunu yüklenir)

Kıbrıs Cumhuriyeti, bu maksatla adanın gerek birleşmesini, gerekse taksimini doğuracak doğrudan doğruya (direkt olarak) veya dolaylı olarak gerçekleştirmeye yardımcı ve teşvik edici tüm hareketleri yasaklar.

MADDE 2.

Yunanistan, İngiltere ve Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 1’nci maddede belirtilen taahhütlerini kaydederek, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını, ülke bütünlüğünü, güvenliğini ve anayasanın temel maddeleri ile oluşan durumu (state of affairs) tanırlar ve garanti ederler.

Yunanistan, İngiltere ve Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin diğer herhangi bir devlet ile gerek birleşmesini. gerekse Ada’nın taksimini doğrudan doğruya, veya dolaylı olarak gerçekleştirmeye yardım ve teşvik edici bir amacı olan tüm hareketleri kendi yetki ve ilgileri oranında önlemeyi üstlenirler.

MADDE 3.

Bu Antlaşma hükümlerinin herhangi birinin ihlali (çiğnenmesi) halinde Yunanistan, Türkiye ve İngiltere bu hükümlere saygıyı sağlamak için gerekli girişimlerin yapılması ve önlemlerin alınması maksadıyla aralarında danışmalarda bulunmayı üstlenirler.

Üç garantör devletten biri, birlikte veya birbirlerine danışarak (işbirliği halinde) hareket etmek olanağı bulunmadığı taktirde, bu antlaşmanın oluşturduğu durumu (state of affairs) münhasıran yeniden oluşturmak gayesi ile hareket etmek hakkını korumaktadırlar.

MADDE 4.

Bu antlaşma imza edildiği gün yürürlüğe girecektir.

Yüksek Akit Taraflar, Birleşmiş Milletler Şartının (charter) 102’nci maddesi hükümlerine uygun olarak bu antlaşmayı Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine en kısa sürede kaydettirmeyi üstlenirler.

Kaynak : TC Dışişleri Bakanlığı

***

Arsından Türkiye, Kıbrıs'a 20 Temmuz 1974'te Bülent Ecevit’in liderliğinde harekât düzenledi. Bunun üzerine Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 353 sayılı kararının 5. maddesi gereği 22 Temmuz 1974 tarihinde ateşkes ilan edildi. 25 Temmuz günü İsviçre'nin Cenevre kentinde Birleşik Krallık, Türkiye ve Yunanistan'ın dışişleri bakanları müzakere amacıyla toplandı. 30 Temmuz günü antlaşma imzalayan ülkeler Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 353 sayılı kararını dikkate alarak ada üzerindeki düzenin yeniden temin edileceğine ve yeniden 1960 anayasasına göre hareket edileceğine karar kıldılar.

***

"Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında Adanın kuzeyinde ortaya çıkan nüfus boşluğunu kapatmak üzere Türkiye'den Adaya nüfus nakli yapılmıştır. Bu kapsamda; 1974 Barış Harekâtı'nda görev alan askerler ve yakınları, tarım işgücü ve kendi başına gelenler olmak üzere üç grup insan Adaya gelmiştir. Gelen bu insanlar, önce vatandaş yapılmış ardından yapılan yasal düzenlemelerle, onlara Rumlardan kalan mülkler dağıtılmıştır. 'Türkiyeli göçmenler' olarak adlandırılan bu grup kısa zamanda Kuzey Kıbrıs'ın kalkınmasında önemli rol oynamıştır. Ancak iskân politikasının, planlanan düzeyde olmaması nedeniyle uzun vadede ekonomik kalkınma sekteye uğramış ve Adanın kuzeyinde toplumsal huzursuzluklar baş göstermiştir. Türkiyeli göçmenler ile Kıbrıslı Türkler arasında ortaya çıkan toplumsal huzursuzluklar, zamanla iki grup arasında var olan dini, siyasi, sosyal ve kültürel farklılardan dolayı da artarak derinleşmiştir."

Yani sen, Kıbrıs Cumhuriyetinin devamını sağlamayı taahhüt ettin, anlaşma imzaladın, uymadın ! 1960 anayasasının devamını kabul ettin, anlaşma imzaladın, uymadın !                Cenevre sözleşmelerini kabul ettin, uymadın !

Buraya nüfus taşıdın, Rum mallarını dağıttın, nüfusuna imtiyazlar verdin, yerel halkı asimile ettin... Kendinin dahi tanımadığın bir Cumhuriyet kurduttun, seçimlerine müdahale ettin, bağımlı halde tuttun, nüfus taşımaya devam ettin, o nüfusla oy satın aldın, yerel halkın kaderine karar verdin... 

Sen garantör değil  tam bir işgalcisin

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar