Şimdi kucaklaşma zamanıdır!..
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Şimdi kucaklaşma zamanıdır!..

09 Şubat 2021 - 07:24

Kimin aklına gelirdi ki bir virüs türeyip de bu dünyayı dize getirecekti. Şahsen benim hiç aklıma gelmezdi. Hepimizin de elinden geldiğince mücadele ettiği, ve etmesinden başka da çıkar yolun olmadığı, insanlığa, insana ve emeğe düşman kapitalist sistemin eseri olan virüs bu dünyayı yerle bir ederken ülkemiz de bundan nasibini fazlasıyla aldı.

Her ne kadar bu virüsün de kapitalist sistemin bir oyunu olduğu iddiaları olsa da, bir kez daha anlaşıldı ki “kahrolsun“ demekle kapitalizm yok olmuyor, kahrolup def olmuyor. Virüs elbette kendi başına ortaya çıkmadı. Bu Kapitalist sistem kendi uzlaşmaz çelişkileri ile kendini zora soktu.

Doyumsuz para kazanma hırsı ile çok kar elde etme arzuları Endüstri devriminden dijital devrime, oradan da yapay zekayı kullanarak yeni bir küresel sisteme geçmeyi amaçlayan karanlık güçler,  en son bilimsel teknolojik sistemin ürettiği virüslerle mücadele etmek zorunda kalıyor.

***

Dünyanın süper zenginleri yeni bir kar ve sömürü alanı açmak uğruna yenidünya düzenine uygun nüfus planlaması ve ekonomik düzenlemeler de yapmaktan geri kalmıyor.Her iki durumda da görülen o ki; artık yenidünyada hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Aşırı iyimser bir yaklaşımla, kapitalist sistemin sonuna geldik, buradan sosyalizme geçilecek gibi bir varsayım elbette doğru olmaz. Ancak insanı önceleyen sosyal politikaların kapitalist sistemin devamı için bile ne kadar önemli ve vazgeçilmez olduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kaldık.

Eğitim sisteminden, sağlık sistemine, üretim politikalarına kadar hayatın her alanında tüm ilişkiler yeniden gözden geçirilecek. Ve hatta demokrasi, insan hakları ve özgürlük kavramlarıyla birlikte toplumsal yaşama yön veren hukuk sistemi bile değişmek zorunda kalacak.

***

Kuşkusuz yerel ve küresel sermaye her zaman olduğu gibi bu yeni düzene uygun yeni sömürü araçları ve politikalarını da devreye sokacaktır. Peki! Bu durumdan insanlık nasıl yarar sağlayacak? Bu virüsle başlayan kriz ortamı gösterdi ki, dünyaya egemen olmaya çalışan çok küçük bir azınlığın dışındaki tüm insanların kurtuluşu dayanışma ve örgütlenmeden geçiyor.

Adı ne olursa olsun, bu virüs; işte bize bunu dayatıyor olsa da bizler bu salgın döneminin en ağır bedellerini ödeyenler olarak ne yapıyoruz? Dayanışma içine gireceğimiz yerde birbirimizle kavga ederek canımızı acıtıyoruz. Yalan mı?

Yitirdiğimiz ve bundan sonra da yitireceğimiz canlara mal olan bu bedel elbette çok ağır oldu.                           Ama tarihe baktığımızda dünyayı etkileyen büyük değişimler, devrimler ve de darbeler sırasında milyonlarca insan yok olup gitmedi mi?

***

Baksanıza yanı başımız Türkiye'de bu salgına karşı savaş verileceğine kendi insanına savaş açan bir diktatörlük rejimi neler yapıyor. Eğer, Türkiye, ülkemiz ve dünyadaki demokrasi güçleri, barış yanlıları geçmişten ders almayı başarabilirlerse belki de dünyanın en az kayıpla sonuçlanan savaşı olacaktır, Corona virüsüyle yaptığımız savaş. Bir yanda ilaç endüstrisinin devlerinin kıyasıya savaşı sürerken, kapitalist sistemin onarılmaz çelişkileri ve tükenmişliği, dünyayı hızla yeni bir düzene doğru sürüklüyor gibi görülmektedir.

Şimdi burada önemli olan bu yenidünya düzeninde ipler kimin elinde olacağıdır. Ne aşırı ve abartılı bir iyimserlik, ne de anlamsız ama tehlikeli bir karamsarlık. Şimdi önce kendimizle, sonra da yakın çevremizle kavga etmek yerine şimdi kucaklaşma zamanıdır!

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar