Sizin seçim çağrınız bir haksa boykot çağırmak da bir haktır
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Sizin seçim çağrınız bir haksa boykot çağırmak da bir haktır

08 Aralık 2021 - 09:56

Türkiye bir değişimin eşiğinde, yerel seçimlerle başlayan ve tarihteki en acımasız rejimin çok uzun süren bir yolunun sonuna yaklaştık. Vadesini bilemem seçimler ne zaman yapılacak onu da limem bildiğim bir şey var ki diktatörlük rejimi için çok zamanları kalmadı; gidiyorlar.

Erdoğan diktatörlük rejiminin gitmesiyle birlikte bunun köklü bir dönüşüm olmayacağını görmek zor değil. Bu durum, sürecin oyuncularının niyetlerinden bağımsız, böyle bir dönüşümü mümkün kılacak iradenin ve koşulların bulunmamasıyla ilgili.

***

Tek adam rejimi yıkılırken hemen ardından bir değişimin olması benim beklentim doğrultusunda olmasa dahi bir restorasyonun hangi değişimleri içereceği, önemsiz olmadığı gibi sürecin aktörlerinin kimler olacağından daha önemlidir. Despot rejim yıkılırken hiç kimse mucize beklememeli ancak hapishanelerin boşalması dahi az bir kazanım sayılmamalı.

Türkiye’deki dikta rejiminin sebep, savaş ve yoksulluk koşullarının netice olduğunu bilerek, “Ekmek, barış ve özgürlük” istemek bir seçenek değil, artık zarurettir. Sol ve yurtseverlere düşen görev bu rejimin daha fazla kan dökmeden, barbarlık zulümlerini durdurmak yolda yürüyen her barış ve özgürlük sevdalısının görevi olmalıdır.

***

Kıbrıs’ın kuzeyinde de hiçbir siyasi parti yapılan çağrıları dikkate alıp barışçı olmak, çözüm yanlısı güçlerle birlikte yürümek ve buna ulaşmak için ittifak kurmak zorunda değildir. Mesele herhangi bir gücün kendisini CTP,TDP  ve diğer seçimi tercih edenlerin karşıtı olarak konumlandırması da değildir.

Kimse kusura bakmasın ama bu da egemen siyasi anlayışın, siyaset yapmaya yeltenenlere belirlediği sınırdır.  Topumun istek ve taleplerini dikkate almayanlar yükselen boykot talepleri ve destek bulan çağrıları düşmanca görmemelidir. O yüzden mesele “BOYKOT”a yakınlık ya da karşıtlık herkesin faşizmle arasındaki mesafe kadardır.

***

Kendini Komünist ve ya Marksist diye tanımlayanlar boykot yapacağız diyenleri eleştirir hatta aşağılayan bir tutum içindesiniz. Hatta eleştirecek diye küçümseyen, yukardan bakar gibi bir tutum sergilediklerini görüyoruz. Sizin yapmanız gereken örgütlü olduğunuzu iddia ettiğini ve yalnızları oynadığınız o siyasi yapıların mensubu olarak daha açık konuşmanız gerekmez mi?

Seçim boykotu, incelikli ve hassas bir strateji gerektirir. Eğer iyi planlayıp iyi yürütmezseniz, amacına ulaşmaz. Tam tersine, boykot ettiklerinizin işini kolaylaştırır. Sebebi, boykotun etik doğruluk mücadelesi dışında kullanışsız oluşudur. Boykotla matematik üstünlük elde edilemez. Edilseydi, boykot akla gelmezdi.

***

45 yıldır seçimlere gidip seçiyoruz da ne oldu?  TC egemenleri öyle bir yapı oluşturdu ki seçime gitsen de gitmesen de yine TC bu ada yarısında çizmelerini giyer ve istediğini seçip atamasını yapar. Bu nedenle seçime isteyen gitsin. Bir şey değişeceği yok. Yaşanmışlıklarımız bunun böyle olduğunu kanıtlamaya yetmez mi? Toplumsal var oluş noktasında güçlerini birleştirmeyen sizler yani sol olduğunu söyleyenler olduğu sürece seçim yolu ile başarısızlık olacağı kesindir.

 Boykotçular da henüz örgütlenmemiş olduğundan başarısız olabilir ama Boykotu savunanlar her seçim sayısını giderek daha da artıran bir kitle haline gelmektedir. Ha şunu da söyleyim, bu sefer örgütlü boykot olacak. Çalışmalar örgütlenmek için devam ediyor. Son sözüm de sizin seçim çağrınız bir haksa boykot çağırmak da bir haktır

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar