Solun yarattığı tahribat
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Solun yarattığı tahribat

18 Mart 2022 - 10:39

Ada yarısının 1974 sonrasına baktığımızda, toplumsal sol muhalefet açısından kazanım olarak görülebilecek bir başarı hikayesinin yazılamadığını bilerek söze başlamak en doğrusudur.                                              Bu başarısızlığın bugün üretmiş olduğu sonuç ise AKP desteğindeki UBP eliyle inşa edilen işbirlikçi kukla sağ hükümet bloğunun 23 Ocak seçimleriyle finalini yapmış olduğu başarı hikayesidir.

Bu başarısızlığın hikayesi 12 Eylül faşist rejimi karşısındaki tutum alışında ve ikircikli siyasetinde saklıdır.  20 Temmuz 1974 sonrasının mücadele pratiğinde, toplumdaki sol değerlerin hak ettiği ölçüde kurumsallaşması için gerekli mücadeleyi verememiş, özgürlüklerin kazanılması ve genel olarak demokrasinin tesisi mücadelesinde toplumsal taleplerin taşıyıcı öznesi olmakta, sistemin siyasi aktörleri karşısında bir çizgiye hapsolmuştur.

Bugün korkak söylemlerle bu sistemin savunusu haline dönüşecek bir muhalefet aklıyla sol muhalefeti inşa etmek olanaklı olamaz. Artık gerçek duruma uygun bir pozisyon belirlemek ve zaten oldukça etkisiz kılınmış olan meclise sıkışmayacak, yeni bir siyasete, yol haritasına ihtiyaç vardır.

Esas olarak bir süredir toplumsal muhalefetin güç birliği stratejisi olarak tartıştığı ancak bir türlü bu konuda ortaklaşamadığı ana sorunun temelden ele alınması gerekiyor. Bunu yapabilmek için öncelikli olarak, toplumun temel beklentisine yanıt üretecek yeni bir program ve yol haritası üzerinde konuşmak ve anlaşmak gerekir.

Muhalefet alanında elbette her bir siyasi yapı, hareket ve partinin kendisine göre ideolojik/politik öncelikleri vardır ve olacaktır.  Bu öncelikler bu yapıların varlık gerekçeleridir. Muhalefet alanındaki parçalı durumun nedeni bu ideolojik, politik önceliklerden değil, bu önceliklerin günün ihtiyacı olan mücadele pratiklerine dayatılması ve olmazsa olmazlar olarak masaya sürülmesinden kaynaklanmaktadır.

Toplumun bugünkü temel talepleri ve beklentileri, solun farklı yapılarının ideolojik, politik öncelikleri ve hedefleri ile karşılanamamakta, bu da sol yapılarla geniş kitleler arasında mesafenin giderek açılmasına neden olmaktadır. Solun uzun vadeli hedefleri ile toplumun güncel beklentileri arasında asgari bir kurtuluş mücadelesi verilmemesinden sorun yaşanmaktadır.

Bu hedeflere ulaşabilmek açısından bugün Türkiye toplumunun tercihlerini sınıfsal çelişkiler üzerinden yapabileceği bir normalleşmeye ihtiyaç var. Bugünkü tercihlerinin sebebi olan toplumsal sorunların, inancı ve kimliği ile ilgili problemlerin çözümüne odaklanmak, günün en temel görevi olarak önümüzde durmaktadır.

Evet,  Ada yarısının bugünkü ihtiyaçları, toplumsal taleplerin işaret ettiği şey, mevcut durumdan kurtulmak ve özgürlükçü, demokrat bir hareketin inşasıdır. Bunun bugüne kadar ortaya koyduğumuz zihniyet ve benmerkezci anlayışla yapılamayacağı aşikârdır. 

Şimdi yapılması gereken Toplumsal ihtiyaçların siyaset alanında temsilciliğine girişmiş hepimizin şimdi bu kötü gidişatı anlama, okuma ve buna uygun bir siyasi pozisyon belirleme zorunluluğu bulunmaktadır.

Yerelde yeni bir başlangıç yapmamız açısından anlamlı bir sonuç üretme şansımız vardır. Aksi takdirde toplumun beklentilerine çözüm üretmeyen, kendi dünyasının içinde patinaj yapan bir politik gerçekliğe yenik düşeriz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar