ŞU BEBELERİN CANINA KIYILIR MI?
Kazım Denizci

Kazım Denizci

ŞU BEBELERİN CANINA KIYILIR MI?

08 Aralık 2019 - 09:00

Haklı ve haksız savaşlar vardır ama masum bir savaş yoktur. Savaşan bütün taraflar kan döker ve bu kan sadece ölmek ve öldürmek üzere gönüllü ya da zorunlu olarak karşı cephede yer alan savaşçıların kanı değildir. 
Niyetten bağımsız olarak karşı tarafın şu ya da bu şekilde yakınındaki hatta kendi tarafındaki sivillerin de kanını dökersin. Kimisi ilkesel olarak sivilleri hedef almaz, kimisi bilinçli olarak hedef alır. Ancak savaş ilerledikçe bütün tarafların siciline, doğrudan ya da dolaylı olarak sivillerin ölümüne yol açtıkları vakalar eklenir.
Bakmayın propaganda bültenlerine, resmi tarih anlatılarına, romantik güzellemelere. Tarihin sayfalarında kendi ordularını imha eden devletlere, dost ateşleriyle öldürülüp “faili meçhul” kalanlara, onca cana mal olan acemiliklerle, disiplinsizliklere, terörün türlüsüne, ajan provokatörlere, ilkesizliklere, ihanetlere, ölüme terk edenlere ve terk edilenlere bolca yer ayrılmıştır…
Savaşan tarafları suçlamak bu nedenle hem kolay hem zordur. Kolaydır çünkü kan dökülmüştür. Zordur çünkü herkesin kendince bir mazereti vardır ve kimse de masum değildir.
İşgalcinin şiddeti haksız bir savaşa, kendi toprağını koruyanın şiddeti haklı bir savaşa dahildir. Eşitsiz ve baskıcı bir toplumsal düzeni tesis etmek isteyenin şiddeti haksız bir savaşa, eşitlikçi ve özgürlükçü bir toplumsal düzeni savunanın şiddeti haklı bir savaşa dahildir. Halkları sömürgeci boyunduruk altına almak isteyenin şiddeti haksız bir savaşa, özgürleşmek isteyen halkların şiddeti aynı haklı bir savaşa dahildir. 
2 Aralık günü TSK kontrolündeki Suriye topraklarından yapılan topçu atışları Tel Rıfat’ta 8’i çocuk en az 9 sivilin ölümüne yol açtı. Bunu sadece Kürt kaynakları değil, muhalif Suriye İnsan Hakları Gözlemevi ve Suriye’nin resmi haber ajansı SANA da doğruladı. Yerde bir yaşlı adam ile birlikte yan yana uzatılmış 8 çocuğun fotoğrafları, hastanelerdeki yaralı çocuk fotoğrafları ile bütün dünya yaşananları gördü. Türkiye pek göremedi. 
Çünkü eli kanlı iktidar medyası YPG’nin Azez’de öldürdüğü sivillerden ve de Rusya’ya söz söylenemediği için “Zalim Esed rejiminin” İdlip’te öldürdüğü sivillerden bahsediyor, kalan muhalif medyanın çoğunluğu da bu topa girmek istemiyordu.
Sekiz çocuğun yere yatırılmış cansız bedenleri, onların üzerine kapaklanan üstü başı kana bulanmış analar… Elbette TSK’nin ve cihatçıların kontrolündeki bölgelerde de çocuklar dahil siviller ölüyor. Hiçbir çocuğun canı bir diğerininkinden kıymetsiz değildir elbet. Ama bir fark var.
O sekiz çocuk, haksız bir savaş yürütenlerin karşısında haklı bir savaş verenlerin kontrolündeki topraklarda doğdukları için hedef oldular. Savaşı başlatanların değil istilaya direnenlerin kontrolündeki topraklarda doğdukları için hedef oldular. Emperyalizmle uyumlu bir şeriat devleti kurmak isteyenlerin karşısında eşitlik, özgürlük, laiklik, demokrasi isteyenlerin kontrolündeki topraklarda doğdukları için hedef oldular. Tel Rıfat’tan gelen fotoğrafları farklı kılan budur.
Acıyı Bal Eyledik 
Selda Bağcan
 Bak su bebelerin güzelliğine
Kaşı destan gözü destan
Elleri kan içinde
Kör olasın demiyorum
Kor olma da gör beni
Damda birlikte yatmışız
Öküzü hoşça tutmuşuz
Koyun değil su dağlarda
San kendimizi gütmüşüz
Hor baktık mı karıncaya
Kırdık mı kanadını serçenin
Vurduk karacanın yavrulusunu
Ya nasıl kıyarız insana
Sen olmazsan öldürmek ne
Çürümek ne zindanlarda
Özlem ne ayrılık ne
Yokluk ne yoksulluk ne
İlenmek ne dilenmek ne
İssiz güçsüz dolanmak ne
Gün gün ile barışmalı kardeş kardeş
Duruşmalı koklaşmalı söyleşmeli
Korka korka yaşamak ne kahrolasın demiyorum
Kahrolma da gör
Beni kanadık toprak olduk çekildik
Bayrak olduk döküldük
Yaprak olduk geldik bugüne
Ekmeği bol eyledik acıyı bal
Eyledik sıratı yol eyledik
Geldik bugüne ekilir ekin geliriz
Ezilir un geliriz bir gider
Bin geliriz beni vurmak kurtuluş mu
Kor olasın demiyorum
Kor olma da gör beni
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar