Teslim olmayacağız, kendimizi var edeceğiz
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Teslim olmayacağız, kendimizi var edeceğiz

12 Haziran 2021 - 11:11

AKP-MHP-MİT’in Kuzey Kıbrıs seçimlerine müdahalesi raporlaştırılmış.

2020 yılında Kuzey Kıbrıs’ta gerçekleştirilen "KKTC" Cumhurbaşkanlığı seçiminde, Ankara’nın 4. Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı aleyhine yaptığı müdahaleler rapor haline getirildi.

Rapor, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın ve Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği’nin Kıbrıs’ın kuzeyinde gerçekleşen seçime yönelik müdahalelerini nasıl gerçekleştirdiğini, bireylerin açıklamaları üzerinden tartışıyor ve süreci şöyle özetliyor: Ankara hükümeti, dönemin Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın tekrar Cumhurbaşkanı seçilmesini istemediğini, 2020 yılının başında belli etmeye başlamıştı.

***

Her şey, TC Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu’nun, Akıncı için 2020 yılının Ocak ayında ‘Ben böylesine dürüst olmayan bir siyasetçiyle hiç çalışmadım’ demesiyle başlamıştı. Diğer yandan Ankara hükümeti, Ersin Tatar’a verdiği desteği, Tatar’ı sürekli Ankara’ya görüşmeye çağırarak belli etmekteydi.

Araştırmacı Mine Yücel, Akademisyen Abdullah Korkmazhan, İş İnsanı/Aktivist Orhan Erönen, Avukat Mine Atlı ve Uluslararası Danışman Derya Beyatlı tarafından hazırlanan raporun raportörlüğünü Avukat Tacan Reynar yaptı. Kendilerini bu çalışmalarından dolayı kutluyorum.

***

Bir emek ve çaba harcanarak hazırlanan "KKTC" Cumhurbaşkanlığı seçimine müdahale raporu elbette çok önemlidir.  Bundan sonra arkadaşların yol haritası ne olur, çıkılan bu yolun sonucu ne olur bilmiyoruz. Evet yapılanların bir çoğunu önceden evet herkes biliyordu hepsini olmasa da çoğu biliniyordu...

Bu seçim öncesi açıklansaydı seçim iptal olabilir  ve  müdahalelerle bu sonucu yaşamayabilirdik...                          Ve hatta yeni bir dönemin başlangıcı için bir şansımız olabilirdi!Bu kadar müdahale ile niye seçime gidildi? Baştan beri bu soru kafamda...Biz galiba gününde yapmadıklarımızın bedelini ödüyoruz.

***

Kılıçdaroğlu geldi ve Türkiye solunun Kıbrıs’a, Kıbrıs sorununa, barışa ve çözüme bakış açısının Erdoğan ve Bahçeli’den daha farklı olmadığını dahası birbirlerinin eksikliklerini tamamladığını bir kez daha teyit etti... niye şaşırıyorsunuz ki????

Neydi beklediğiniz anlamadım be arkadaşlar, CHP’nin tavrını anlamamızı da zorlaştırır. Burada faşist devletin bekası söz konusudur ve beka sorunu “milli mutabakat” sorunudur! Ve her türlü hükümet-başkanlık sistemi vb. tartışmalarının üzerindedir! Oluşan “milli mutabakat”, AKP-MHP faşist iktidarını aşan bir yerde durmaktadır. Kılıçdaroğlu da bunların kuklasıdır, figüranıdır.

***

Tüm bu yapılanların ve yapılacak olanların durdurulması ve ya yavaşlatılması için bir faydası olduğu söylenebilirse, o da mücadele verenleri daha çok yan yana getirmesi olmalıdır. Birbirinden uzak süren siyasi mücadeleleri olabilir ama bizi barış ve özgürlük temelinde birleştirebilir.

Artık yeter el birliği ile kirlettiğiniz bu ada yarısında muhalefet gerekli mücadeleyi ortaya koymuyorsa, yurdumuzu sizden biz koruyacağız. Çünkü işin özü, size yani muhalif geçinenlere güvenmiyoruz.                      TC faşist diktatörlük rejiminden vatandaşlıklar konusu ve ülkenin yağmalanması konusunda olduğu gibi, toplumun kansız soykırım ve asimilasyonu hamlelerine devam edeceğini de düşünüyoruz.

***

Türkiye'de olduğu gibi işgal altında tuttuklar ve Anamur iline bağlı bir köy olarak gördükleri bu ada yarısına da taşıdıkları siyaset-mafya-devlet bütünleşmesi ellerinde tuttuklar asker, sivil, medya gibi kurumlarla üzerimize daha çok gelecekler.

Hiç önemli değil, zaten geliyorlar, daha fazla mı gelecekler? gelsinler, unutmasınlar ki elimiz kolumuz bağlı kalmayacak, Faşizme karşı mücadele kapsamında faşizmin saldırdığı tüm unsurlarla birlikte olmak ve dayanışmayı yükseltmek üzerinden kendimizi var edeceğiz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar