TL'nin durdurulamayan çöküşü
Kazım Denizci

Kazım Denizci

TL'nin durdurulamayan çöküşü

12 Ağustos 2018 - 11:17

Artık yazımı yazma zamanı gelmişti ve TL tepe taklak uçurumdan aşağıya yuvarlanmaya devam ediyordu. Ben ekonomist değilim ama aklımın aldığı kadar ve geçmişte yaşanılan krizleri de hatırlayarak bir durum değerlendirmesi yapabilirim. 

ABD nin Erdoğan gibi sapık ve deli başkanı Trump Twitter üzerinden açıklama yaptı ve yeni yaptırımlar açıkladı "Türk Lirası'nın ABD Doları karşısında hızlı şekilde geri gelmesine bağlı olarak çelik ve alüminyum tarifelerinin ikiye katlanmasına onay verdim demesi ile yeniden hareketlenme yaşandı. 

Çöküşe eklenen dövizdeki rekor artış Türkiye ve kuzey Kıbrıs ekonomisini uçuruma doğru iterken, önümüzdeki dönemde daha net bir biçimde görülmek üzere fatura yine emekçilere kesilecek.

- Dolar 6, Euro 7’ TL’yi aştı. Basına doların 7 TL’ye çıkacağına dair bir iddia yansımış fakat sonra yalanlanmıştı. Ancak dolardaki yüksek ateş 7 TL’ye sürüklenir mi sorularını akıllara getiriyor. Nereye gidiyor bu işin sonu kimse tahmin edemez ama hiç de iyiye gittiğini kimse söylemesin.

Şu an yaşamakta olduğumuzun bir yukarı hedefi, veya limiti belirlenemez diye düşünüyorum. Bu bir yerel para birimi çöküşü. Yani mevduatını, yatırımını, gayrimenkulünü TL cinsinden yatırmış olanların, ülkeye güveninin zincirleme çöküşüne ülke riskinden kaçma histerisi yaşanıyor.

 Kaçmaya çalışan sadece “saldırdığı, komplo yaptığı” düşünülen yabancı sermaye çevreleri değil her boyutta sermaye. Ortalama bir hane halkı bile bir kenarda kara günler için altın veya döviz dursun diye düşündüğü anda ülke riskinden kaçmış oluyor. Bunu büyük sermayenin yaptığını düşünün, zincirleme bir saldırı halini alıyor…

Bu iş nereye kadar gider sorusuna belli bir yaşın üzerindekilerin hatırlayacağı Çiller bonosuyla yanıt vermeye çalışayım. 1993 döviz krizi, 1994 Nisanında vergiden muaf üç ayda net yüzde 50 faizli devlet kağıtlarına sermayenin teveccüh etmesiyle sona ermişti. Öyle bir ikna edici astronomik borçlanma çağrısından başka çare kalmamış olabilir.

Dövizdeki bu rekor tutulmasının arkasında yatan nedenler sizce neler yalnızca rahip Brunson krizi ve arkasından gelen ABD yaptırımları mı bu artışın sebebi yoksa bizim göremediğimiz ve tahmin edemediğimiz başka işler de mi bu işin bu noktaya gelmesine sebep oldu?

Bu dalga 2013 yılı ortasında FED’in sıfır faiz politikasını ve parasal genişlemeyi aşama aşama terk edeceğini açıkladığında başladı. AKP yönetimi, o günden bugüne süreci çok kötü yönetti ve kriz göstere göstere geldi. 

Rahip olayı bir tetikleyici olabilir ama olmasaydı da başka bir tetikleyici belirecekti, bundan emin olabilirsiniz. ABD yaptırımları, AKP’nin kötü yönettiği, yönetemediği sürecin sonuçlarını kendi tabanına ABD-FETÖ saldırısı şeklinde gösterme çabasının diplomatik geleneklere büyük gelerek iki ülke arasındaki sermaye kardeşliğinin yasalarını çökertmesiyle ilgilidir. 

AKP kuşkusuz şu anki panik sayesinde bunu da okuyamayacak ve sermaye temsili yetinin gereklerini yerine getiremeyecek durumda kalacak.

Bütün bunlar yaşanırken bir de işin psikolojik tarafı var, ortaya atılan bir dedikodu dahi dengelerin değişmesine neden olur. Mesela döviz alım satımlarının durduğuna dair bilgiler var dedikodusu işin acılaşmasını sağlar.

Gelen bu ekonomik fırtınada ilk olarak yandaş müteahhit ve enerji şirketleri kurtarılsa bile yeni iş aktivitesinde büyük bir düşüş beklenebilir. İşsizlik ve sadaka ekonomisinden tekrar güç almaya çalışacak ve bu alanda muhalefetin zayıflığının avantajını kullanmak isteyeceklerdir.  Yeni kaynak bulmak için yapılacak anlaşmanın adı IMF stand-by olmasa bile eşdeğer bir şey olmak durumunda. Bu da reel gelirlerin düşürülmesi, bordrolulara ve emeklilere enflasyonun çok altında zam, yaygın iflasların yaratacağı işsizlik olarak önümüzdeki en az bir buçuk yıl boyunca geri dönecek.

Ben bunun minimum ve iyimser bir süre olduğunu varsayıyorum. Bu süre, ekonomideki genel borçlanma oranında düşüş sağlanıncaya kadar 5-6 yıla uzayacak bir genel durgunluk-işsizlik-yoksullaşma dalgasıyla uzamasının çok ciddi bir olasılık olduğunu ayrıca bekliyorum.

Saray hükümeti, krizin yıkımını öncelikle kendi ve yandaşları dışında tutmak için çaba içinde olacak. Döviz borçlarının çoğu şirketi silme noktasına getirmesi, vergilerimizle yeni kurtarma operasyonları düzenlenmesi girişimlerini getirecektir. Ve son sözüm, Erdoğan yine birileri tarafından kandırılmış olabilir mi?

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar