TOPLUMA İCRAAT YERİNE ZULÜM ÇEKTİRİYORLAR
Kazım Denizci

Kazım Denizci

TOPLUMA İCRAAT YERİNE ZULÜM ÇEKTİRİYORLAR

26 Aralık 2019 - 09:10

Ülkemizdeki işlerin TC elçiliği (valilik) tarafından yürütüldüğünü ve onun onayı ve izni alınmadan hiçbir işin yapılamayacağını bildiğimiz halde sözde bizim bakanlardan sorunların çözümü için görev talep ederiz, oturdukları koltuğun hakkını vermiyorlar diye kızıyoruz zavallılara.
Yaptıkları hükümet protokollerini dahi uygulamaktan aciz durumda iken kendi aralarında çok ciddi bir güvensizlik var demektir. Gizlemeye gerek yok, Halk artık siyasi partilere güvenmiyor. Kirlettikleri siyaseti temizlemedikleri sürece de halkın küskünlüğü, tepkisi ve öfkesi devam edecek demektir.
Artık mücadeleyi sokağa taşıyarak direnişe geçme zamanıdır. Neden? Ankara'daki Erdoğan AKP - MHP tek adam diktatörlüğüne ülkemizde yardım yataklık ve işbirlikçilik yapan rejim partilerine verilen süre dolmalı ve alanlara çıkılmalı. 
7 aydır yalan ve dolanlarla zaman tüketen günümüze kadar hiçbir sorunu çözmeden gelen yada gelmeyi başarabilen bu ikili hükümete karşı eylemsizlik artık sona ermeli. 1 Ocak çarşamba gününden itibaren hazırlanın, zam ve halka çeşitli vergi kazıkları atmaya hazırlanan bu hükümeti tarihin çöplüğüne atacak adımları atmaya başlamalıyız. 
Onlar yeme içme partileri yanında yılbaşını karşılama tatiline çıktılar ama emekçilerin tatil hakkı yoktur. Göreceksiniz bu yılbaşında da işçiler emekçiler çalıştırılacak, hem de 12 - 14 saat.                                        
***
Bana açmaza çıkmaza sürüklenen insanlar soruyorlar nereye gidelim ve bu hayattan kurtulalım.                        Ben de onlara söylüyorum ve diyorum ki hiçbir yere gitmeyin, bu memleket bizimdir, bu gün değilse bile yarın geldikleri gibi gidecekler, hem de gelirken ne getirdilerse alıp geri gidecekler. 
Kazanan direnen ve mücadele veren halklar olacak. Bak ezilen, dışlanan barbarlık ve baskılara uğrayan Kürt ve ilerici Türkiye halkı direne direne kazanıyor, evet belki istenen düzeyde değil kazanımları ama düne göre bu gün daha çok kazanımlara sahip oldular. Karşılığında her gün ağır bedeller ödüyorlar.
Biz de kazanacağız, direnmesini öğrenirsek. Topraklarımızı işgal edenlerin silahları altında nefes almaya çok zorlanıyoruz. Gırtlağımız sıkıldıkça sıkılıyor… Ülkemize barış ve huzur getirdiklerini iddia edenler, paraları, memurları ve orduları ile haklarımızı çalıyorlar.  Böğrümüze bütün ağırlıkları ile çöktüler…                                                                                                                  
Özgürlüğümüzü kendi kontrollerine almak için yaşamımızın her alanına müdahale ediyorlar. Bizler, ülkemizi esir alan bu barbar ve baskıcı kuşatmayı hiç bir zaman kabul etmedik yine reddediyoruz!                                                                                   Yaşamlarımızı dikenli tellerle tutsak etmeye çalışan tüm işgalci postallarını, şu anda hemen şimdi üzerimizden çekmelerini istiyoruz. 
***
Koltukta oturanlar ve yakın çevreleri kasalarını doldurup servet sahibi oluyorlar ya toplum bir şekilde tükeniyormuş onu ilgilendirmiyor. Yediler yuttular ama doymadılar. Sadece yiyip yutsalar amenna derim. Bu toplumu tedavisi imkansız hastalık sahibi ettiler. Sağlık yönünden yaydıkları hastalıklar bir yana milliyetçilik nutukları arkasına saklanıp bayraklarını da pisliklerini örtmek için örtü yaptılar. 
Tanrı Türkü korusun dedikçe toplumu tükettiler. Zümresel çıkarları uğrunda getirildiğimiz nokta işte ortadadır. Yeni dedikleri bir koalisyon hükümeti 7 ayını doldurmak üzere iş başındadır. 
Geçmişte yaptıkları hataları tekrarlamayacaklarını açıkladılar ancak hükümet ortakları alışkanlıklarını sürdürüyorlar. 
Hükümete ortak olan her iki partiye de yılbaşı partilerinden ve yurtdışı gezmelerinden vazgeçip toplumu huzura kavuşturacak icraatlar yapmaların beklemek sanırım hakkımızdır.
Ve sorunlarımızın ana kaynağı olan, Türkiye diktatörlük yönetiminin elinde rehin olarak kullanılan Kıbrıs sorunu 2020 yılı içinde de çözümsüz bırakılarak, şantaj malzemesi olarak kullanılacak. Berlin’de yapılan Liderler görüşmesinin sonuçlarının bile rafa kalktığını tarafların, müzakere masasına oturmaya ne niyetleri, ne de istekleri bulunduğuna tanıklık ediyoruz. Girmeye hazırlandığımız yeni yılda BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs sorunu için atadığı Geçici Özel Danışman Jane Holl Lute’un, yakın zamanda herhangi bir ziyaret programlanmadığı da açıklandı. Artık sorun çözme değil Nisan ayında yapılacak "Cumhurbaşkanlığı" Toplum liderliği seçimine endekslendik.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar