Toplumun halini soran yok
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Toplumun halini soran yok

02 Ocak 2022 - 13:44

Hiçbirimiz böyle büyük doğmadık. Biz de çocuktuk bir zamanlar... Anımsıyorum da, savaş yılları olmasına rağmen çocukluğumuzda en büyük gereksinmemiz bir tutam ilgi, bir yudum sevgiydi sadece. Gerisi boş...

Bir damla gözyaşı ve umutla yoğrulmuş sevgi, hırçın yaralı bir çocuk kalbini iyileştirip yarınları değiştirmeye yeterli miydi? Umut' un umudu hiç tükenmedi. Asla pes etmediler. Umuda giden ışıklı yolda, birlikte yürüyüp başardılar.

Onlar, ‘’her yüreğin kendi şarkısı’’nı söylediğini biliyorlardı... Kendi şarkılarını söylemeye devam ettiler, kimse dinlemese de… Ve bir gün baktılar ki herkes onları dinliyor ve ayakta alkışlıyor...

Ve unutma! ’’Gözlerinde büyüttüğün en büyük hedef, ufalanıyorsa ufuk çemberinde, dönüşüyorsa incir çekirdeğine, avuçlarına alıp dizebiliyorsan ipe ve çekebiliyorsan tespih niyetine işte, bu senin zaferindir.’’  "Karanlık olduğunda mumdan bir güneş yarat kanatların kırılmasın.

Bireysel olamaz “Çözümün Topyekûn Mücadele ile Sağlanacağına İnanıyoruz” başka yolu yoktu.

Kıbrıs’ın kuzeyinde irade, egemenlik ve yönetim Ankara’daki Erdoğan rejiminin elinde ama ülkede sanki bütün bunlar gerçek değilmiş, ülkede demokratik bir düzen varmış gibi partilerimiz her zamanki gibi “seçim kampanyalarına ”yoğunlaştı.

Benim de seçime katılan partiler arasında milletvekili adayları dostlarım var tümü birinci seçkin insanlar, Avukat, Doktor, bilim adamı , Ekonomist, Esnaf, Taşeron, Müteahhit de olsa benden OY YOK

Toplumun halini soran yok.

Dolar-Euro esnafı bitirdi, işletmeleri yok etti, ticaret erbabını yaktı. Kazanacağım umudu ile borçlanarak yatırım yapanlar yanıyor…  Yetmedi yeni kredi peşinde… Bankalar her zamanki gibi bu durumu fırsata çevirerek kârlı çıkma derdinde…

Türkiye’de sıkışan Erdoğan son kozlarını oynayarak şimdilik dövizde yaşanan yükselmeyi tersine çevirip kurlarda düşüş yaşanmasına rağmen,  elektrik, su, gaz, odun, telefon ve tabii ki temel gıda maddeleri ile akaryakıt zamlanmaya devam ediyor.

Toplum olarak her şeyden şikayet ediyoruz ama harcamalarımızdan kısma yoluna gitmeyiz, baksanıza sokaklarda araba park edecek yer zor bulursunuz, trafik keşmekeşi devam ediyor. İnsan biraz ayağını yorganına göre uzatır, üşümesin diye…

Trafikte saygı kalmadığı gibi ne şehir içinde ne de dışında kontrol yok. Saygısızca araç kullanmak, öndeki küçük veya hanım sürücüyü sıkıştırmak, taciz etmek serbest…  Suç işleyince de arkadan dokunup kaçmak marifet sayılıyor.

Hastaneler ağzına kadar dolu. Eczanelerde ilaç fiyatları almış başını gidiyor, sakın hasta olmayan, peki ama sürekli çeşitli ilaç almak zorunda olan vatandaş ne yapsın? Özel hastanelere gidecek hali de yok ölün diyor yöneticiler, siyaset oy kavgasında ve kaygısında gün geçiriyor…

Çeşitli marketlerden alınan fiyatlar.

Bu zamlara ses çıkarmayan İşverenler.  Asgari ücretlinin cebine girecek 5 kuruşa göz diktiler.

   #Kuzu et 180 TL

    #Süt 12 TL

  #Yumurta 40 TL

  #Dış macunu 120 TL

 # Tüp gaz 190 TL

 #Somun Ekmek 4 -5 TL

# yoğurt 3 kg 99 TL l

#patates 19 TL

#salata 23 TL

#çocuk bezi 139 TL

#hellim 75 TL

#boldo pirinç 26 TL

#bolipif 29 TL

#Damacana sise 18 TL

 Daha saymakla bitmez ve bizlere emekçilere asgari ücrete zengin  işverenlerin itiraz etmesi  yaşamıdır.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar