TOPUMUZUN CANINA OKUYACAKLAR
Kazım Denizci

Kazım Denizci

TOPUMUZUN CANINA OKUYACAKLAR

18 Aralık 2019 - 08:10

Kıbrıs'ın kuzeyini 45 yıldır işgali altında tutan Türk devleti, Lefkonuk, Geçitkale Havaalanı’nın bir savaş üssü haline getirilmesinin "Kıbrıs’ta barış ve çözüm isteyenlere karşı açık bir saldırıdır” ne dersiniz? yalan mı, iftira mı, suçlama mı? Hayır, hayır gerçeğin ta kendisidir. Peki, ne yapmalı, nasıl yapmalıyız?
TC Cumhurbaşkanı Diktatör Recep Tayyip Erdoğan ve AKP yetkililerinin sorumsuz ve pervazsıca “komşularla sıfır sorun” politikası diyerek, halkı kandırdı, yani insana yalan söyledi, Müslüman bir adam yalan söyleyip yine Müslüman olan ülkelere savaş ilan eder mi? İşte Erdoğan savaştan ve kandan beslendiği için, ekonomik çıkarları adına yapıyor .
Kullanılması gereken Barış dilini kullanmayarak tüm komşuları ile savaş ve gerilim  politikası yürüttüğünü bütün dünya görüyor ama Türkiye'de yaşayan insanların bir kısmının anlamak istememesi içine düştükleri bataklığı ve ekonomik çöküşlerini sağladı. Bütün bu kötü yaşam koşullarından haberdar olan var mı?
*** 
Dünya malı olan “Denizdeki doğal kaynakları barış yolu ile insanlığın yararına sunma yerine, İngiliz üslerinin yarattığı sıkıntılar, Amerika’nın Kıbrıslı Rumlara uyguladığı silah ambargosunu kaldırma ve adamızın her iki yanındaki yabancı askerlerle silahlanma yetmezmiş gibi adamızı barut fıçısına döndürmeye çalışılmasını neden görmek istemiyorsunuz?
Özellikle NATO’ya ait olan Lefkonuk, Geçitkale Havaalanı’nın bir savaş üssü haline getirilmesi ve İngiliz üslerinin yıllardan beri Kıbrıs’ı saldırı üssü olarak kullanma anlayışını Kıbrıslı Rumların silahlanma yarışı gerekçe gösterilerek, Türkiye tarafından da uygulanmaya konmasının Kıbrıs’ta barış isteyenlere karşı açık bir tehdit ve saldırı olarak görmek istemeyenlere hatırlatmakta yarar var, Türkiye Garantör ülke olarak barış yapma gerekçesi ile uluslararası hukuku kullanarak adamızda bulunmaktadır.
ABD - NATO politikaları gereği sözde adanın güvenliği ile görevlendirilen garantörleri tarafından kana bulanan tüm Kıbrıs’ın askerden, silahtan, yabancı üslerden arınması için Kıbrıs’ta çözümün önemli olduğunu ve barışa ulaşmak için iki toplum liderine acilen görüşme masasına dönmesi acildir, elzemdir. Bu konuda ayak sürümek ve Erdoğan'ın dümen suyunda gitmek toplumunu düşünmemektir.
***
Adamız ve bazılarımız çok fazla bedel ödedik savaşlarda... kimileri zengin olsun, ganimet yesin diye çok acılar çektik... hava üsleri, deniz üsleri... bir siyasi de yok mu be ama bu adı geçici olup da gadimici olan 10. Maddeyi ortadan kaldırsın, ya da bunun için çabalasın... bir siyasi de yok mu bu askeri talana dur desin, o yürekliliği göstersin... 
Bizler bedel ödeyenler olarak, ya da en azından ben, ülkemde savaş istemiyorum, artık kan dökülmesini ve ülkemde asker ve silah istemiyorum, ülkemde İngiliz de dahil hiç bir askeri üs istemiyorum...  Stratejik çıkarlar diyorsunuz, sizin stratejileriniz batsın.
Ben kendi topraklarımda sadece barış istiyorum, bu çirkef yatağından kurtulmak için özgürlük ve insan gibi yaşam istiyorum... Dış güçlerin çıkarları gereği ortasından böldüğünüz ülkemin her iki yarısı için de barış istiyorum... Bu fahişe ada Kıbrıslılarındır, Türkçe ve Rumca konuşan Kıbrıslıların...                                   
Ne yazık ki insanlar hala daha tehlikenin farkında değil.. Bir TV kanalında insanlara mikrofon uzatıp soruyor' iha'lar, siha'lar hakkında ne dùşùnùyorsunuz?'diye..Kıbrıs insanının verdiği cevap açıktır, hedef haline geldik, can güvenliğimiz tehlikeye atıldı, ailemi alıp buradan gideceğim diyor ama Türkiye şivesi ile konuşanların verdikleri cevaplar "daha iyi oldu ,,daha güvende olacağız " diyor, gariplerim ne bilsin...
Adamız her geçen gün, ''Karadan'' havadan ve denizden biraz daha sarılıyor, kuşatılıyor! Tüm yabancı silahlı güçler, hemen şimdi silahınızı, topunuzu, tüfeğinizi İhanızı sihanızı her ne getirdiyseniz alıp gidin benim ülkemden... Rejiminiz batsın, hepiniz gidin, düşün artık yakamızdan... 
Satılık siyasilere sözüm var, aklınızdan çıkarmayın, Kıbrıs Türk Toplumunun, Tüm Federalist Barış Güçlerinin, Birlik Mücadele Dayanışma İçinde Olmasını Gerektiren Günlerden Geçiyoruz. Parçalanmak zamanı değil, birleşmek zamanıdır, aksi halde topumuzun canına okuyacaklar.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar