Türkiye yönetimine 1 Kırmızı kart gösterilmeli
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Türkiye yönetimine 1 Kırmızı kart gösterilmeli

29 Aralık 2021 - 10:21

Yanlış biliyorsunuz, sandığa gidilip sözde seçime katılma oranı yükseltilirse UBP ve onun gibi olan partiler güçlenir diye kampanya yapıyorlar ya inanmayın yalandır. Çünkü toplumda artarak devam eden boykota katılım sol ve ya demokrat olduğunu söyleyen partiler arasında paniğe neden oldu

Burada kurdurulan ve dünyanın tanımadığı bu işgal ve asimilasyon rejiminde yaşayanların, rejime sahip çıkıp özgür iradeleri ile kendilerini yönetenleri seçtikleri yalanı inandırıcı olmadığını sağ partilere oy verenler de yaşayarak gördüler. Sağ seçmende boykot o yüzden soldan fazla olursa şaşmam.

Evet iddia ederek söylüyorum, toplumumuz bugüne kadar, adına önce "OTONOM", daha sonra "FEDERE DEVLET" ve en sonunda da "KKTC"dedikleri bu ucube yapıda sadece Türkiye yönetimlerinin istekleri doğrultusunda çalışan milletvekili ve yöneticiler seçtirilmiş olduğunu da gördü.

Şunu da gördü sağ partilere oy verenler, Kıbrıs sorununun çözülebilmesi için yapılan tüm görüşmelerde ve pazarlıklarda Kıbrıslıların hakları değil, Türkiye'nin çıkarları, hakları masada talep edilmiştir, Rum tarafından.

Kıbrıslıtürklerin ada üzerinde yönetimden kaynaklanan %30 haklarını da gasp ederek (serbest dolaşım, yerleşme, mülk edinme, vatandaşlık, vs.) gibi her şeyi uluslararası hukuka kabul ettirmeye uğraştılar. Başaramayınca "egemen iki eşit devlet" tehdidini Erdoğan adına masaya sürdüler.

Asla kabul görmeyeceğini bile bile "KAYYUM"olarak atadıkları Ersin Tatar bu işler için kullanılmak üzere keşfedildi ve asimilasyona uğramış seçmen yapımız ile seçimi ona kazandırdılar. Ben kabul etmedim ama Mustafa Akıncı ile meclisteki statükocu sol partiler onu kabul edip meşrulaştırdılar ve dünya da onu muhatap kabul etti, ediyor.

 Bir mucize olmazsa artık son aşamaya geldik. Görüşmeler anlaşmamak, zaman kazanmak ve buraya daha fazla nüfus taşıyıp kendini Kıbrıslıdan çok Türkiyeli olarak gören yeni bir Kıbrıslı Türk halkı oluşturmak için sürdürüldü. Uygulanan soykırım ve yıldırma politikası gereği olarak evlatlarımız, torunlarımız göç ettirildi. Hala daha ettiriliyor, giden geri gelmiyor.

Bizimkilerin yerine "TÜRKLÜĞÜNDEN" hatta müslümanlığından emin oldukları yeni tip Kıbrıslılar yarattılar. Ankara dayatmalı "TAKSİMİ" hatta "İLHAKI" yerli işbirlikçi kuklaları da kullanarak dünyaya tehdit olarak kullanıyorlar.

Karşı görüşte olduklarını gördükleri zaman da Toplum liderlerinin üzerini çizdiler, itibarsızlaştırma, ve akıtılan büyük paralar karşılığında seçim yolunu kullanarak operasyonları ile yönetimden uzaklaştırdılar. Toplumumuz bunu da net ve şeffaf olarak gördü.

Bugüne kadar bizi yönetmeleri için seçtiklerimiz, Türkiye'nin onayını almadan hiçbir adım atmadılar. Adına " İktisadi Kalkınma Planı " dedikleri protokoller bile bizim seçtiklerimizin görüşlerini alma nezaketi gösterilmeden Ankara'da hazırlanıp törenlerle imzalattırıldı.

Çok güvenerek seçtiğimiz ve hükümete getirdiğimiz sol partilerimiz bu protokollerde düzenleme yapmak için ısrar edince hükümetler bozduruldu ve işbirlikçiliği ispatlanmış partilere kurdurulan yeni hükümetlere imzalattırıldı.

"Orada ne varsa burada da olacak, KKTC Halkı'nın milli geliri ve refah düzeyi artacak" deye deye bizdeki hayat standardını Türkiye'deki seviyeye çektiler. Kaç seçimdir KURTARICI diye seçtiklerimiz sadece kendi yakın çevreleri ve partilileri için çalışmak hariç, hiçbir adım atmadılar. O yüzden yapılanların tümünü bir potada topla ve gereği olan, Egemen ve işgalci Türkiye yönetimine 1 Kırmızı kart göster.

BU KARANLIKTAN AYDINLIĞA, İÇİNDE ZORLA TUTULDUĞUMUZ BU SÖMÜRGE REJİMİNİ REDDEDEREK ULAŞABİLİRİZ. BU DA ANCAK BOYKOTLA MÜMKÜNDÜR. AKSİ DURUMDA SONUMUZ BÖLÜNME VE İLHAKTIR.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar