Türkiye'de Kürt ve Alevilere şimdi de Kıbrıslı türklere
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Türkiye'de Kürt ve Alevilere şimdi de Kıbrıslı türklere

24 Mart 2021 - 11:31

Türkiye’de muhalifleri  susturmak için terörist yaftasını yapıştır ve rehin al, sistemi eleştirenleri, ya tutuklar zindanlara atıp çürümeye terk eder ya da ırkçılıkla zehirlenen cahillere dövdürtür. iktidardakiler gibi düşünmeyenleri yine ırkçı cahil güruha hedef göstert ve tehdit et, AKP-MHP faşist iktidarından aldıkları cesaret ve güçle yapıyorlar adam öldürme ve linç etme eylemlerini teşvik et.

Türkiye’de mafyalaşmış bu faşist iktidar anlayışının temeli ise ne yazık ki Kürt ve Alevi kökenli halklarına yapılan zulüm üzerinden inşa edilip bugünümüze kadar gelmektedir.  Belirtmeden geçmek olmaz. Kürt halkına uygulanan sistematik şiddet ve saldırı, devlet eliyle uygulanıp yine devlet denetiminden, Türk milliyetçi ve ulusalcılarına da onaylatılıyor.

Kürde yönelik bu şiddet ve saldırı, zamanla devletinde onayı ile giderek bir kısım Türk kalabalığının, Kürt halkına yönelttiği kitle şiddeti haline dönüştürülmektedir. Türkiye’deki bu bir kısım kalabalığın, Kürt halkına yönelik linçli saldırıları Kürt öğrencilere, işçilerine, Kürtçe konuşanlara yönelik saldırılar, her durumda Kürdü ötekileştiren ve yok edilmesi gereken düşman olarak hedef yapılıyor.

Her gün aydınlık medyaya ve özgür basına yansıyan haberlere baktığımız zaman organize bir şekilde yapılan saldırılar, şiddetin kitleselleşmiş boyutunu göz önüne sermeye yeter de artar bile.

Ne yazık ki, faşist Erdoğan yönetiminin Bahçeli ile birlikte, Kürde yönelik saldırı ve şiddetini Türk kalabalıklara devrettiğinde, tek bir Türk aydınından dahi doğru dürüst bir tepki ve tutum gelmemekte hatta daha beter olsunlar anlayışı ile hareket edenlere de tanıklık ediyoruz.

Demokrat düşünceli siyasetçisi, aydını veya yazarı, Erdoğan - Bahçeli faşist bloğuna; yapmayın, bu yaptığınız siyaset değil, Türkiye halklarını birbirlerine karşı düşmanlaştırmaktır. Düşman çoğaltan bu siyaset tarzına kitleleri ortak ederseniz dönüp dolaşıp bir gün sizi de vurur demedi.

Tam tersine, aydın ilerici diye kendilerini satmaya çalışan bu yazar ve çizerler, Kürde yönelmiş bu kitle şiddetini görmemezlikten gelerek dahası saldırı ve şiddete maruz kalan Kürtleri, Türk kitleleri kışkırttı diye suçlayıp eleştirmektedirler.

Dolaysıyla, Erdoğan- Bahçeli diktatörlük yönetimi bu temel politikasını Kürtlerin statüsüzlüğü ve asimile edilmesi üzerine kurarken, aydını, yazarı ve çizeri de bu politikayı sonuna kadar savunup desteklemiştir. Devlet açılım demiş, aydını da açılımdan bahsetmiştir. Devlet çözüm demiş aydını çözümcü olmuştur.

Faşist, ayrılıkçı Türk ırkçıları ve milliyetçileri tarafından şiddete uğrayan, aslında şiddet politikalarının sür git devamından yana tutum sahibi olanlardan biridir. Bugün Türkiye’den siyasi hava saldırı ve şiddet üretiyorsa eğer, biliniz ki kendini aydın, yazar ve çizerleri olarak görenlerin şiddet üreten devlet aygıtına doğru bir tutum almamalarının sonucudur.

Bence tam da şimdi kendisine düşünürüm, aydınım, ilerici ve demokratım diyen tüm kesimler başlarındaki külahlarını dizlerine koyup bu iklimi nasıl tersine çeviririz diye düşünmesi gerekiyor.

Hani deniliyor ya, ne ekersen onu biçersin. Türkiye’de şiddet milliyetçilik diye ekilmiş ve boy veren ise, ötekileştiren, dışlayan anlayış olan ırkçılıktır. İşte bütün bunlar ve daha fazlası AKP-MHP faşist bloğu tarafından Kıbrıs'ın kuzeyinde de organize bir şekilde taşınmaktadır.

Taşına bu siyasi anlayış ve politikalara kim karşı çıkar, ben bu yazıyı yazmaya çalıştığım saatlerde basına düşen yalnızca" Birleşik Kıbrıs Partisi Genel Başkanı İzzet İzcan, AK Parti Gençlik Örgütü gibi örgütler yasa dışıdır ve derhal kapatılmalıdır açıklaması yaparak yetkili makamların bu örgütler ve yöneticileri hakkında yasal işlem başlatılmasını talep ederek sert eleştirilerde bulundu"

Başka karşı çıkan var mı göreceğiz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar