UBP, Erdoğan'ın ada üzerindeki ampülürdür
Kazım Denizci

Kazım Denizci

UBP, Erdoğan'ın ada üzerindeki ampülürdür

02 Ağustos 2020 - 08:00

UBP Son kurultayıyla Ersin Tatar'ı genel başkanlığa ve Ankara'dan alınan talimatla HP genel başkanı Kudret Özersay ile girdiği çeşitli oyunlarla da başbakanlığa taşınan olgular hala toplumda ilaveli konuşma konusu olan bu partiye eleştirileri yöneltmeyi kategorik olarak ikiye ayırmak, böyle partiler için daha anlatımcı olur.

Kategorik olarak ikiye ayrılan eleştiri, bir, içeriden yani bu partiyle aynı kulvarda olan yapılanmaların ya da bu partiyle paralel düşünen öznelerin yapmış oldukları eleştiriler. Bu cenahtaki eleştirilerin veya eleştirenlerin ortak özellikleri, aynı odaktan referans alma çabaları ve bunun yanında da halka uğraş edindirdikleri politikalardır.

İşlevlerinin ikili karakterinde ki halkı “politikayla uğraştırmak” demogojik karakterli olgu olmasıdır.  Asli görevlerinin “sahibine ses olma” ise, kongrelerinin seyre konu olmasıdır. Aynı kulvarda olan partilerin ana karakterde ortaklaşmaları, onların tamam da aynı oldukları anlamına gelmez. Kimi yapılar bu anlamıyla tarihsel yaşanmışlıklar ile ele alındığı zaman, daha doğru anlatıma tabi tutulmuş olurlar.

Ada parçasında ki var olan partileri anlamaya çalıştığımız zaman, bunlar içerisinde bir tanesi vardır ki, özellikle ayrı tutulması gerekmektedir. O, UBP, ulusal birlik partisidir.

UBP’yi, kuruluş tarihi ile ele almak, bu partiyi anlamaya çalışmakta işe yarısını çözmüş olarak başlamak demekle eş değerdedir. Parti; tarihi içerisinde mayalandığı alana baktığımız zaman, partinin, ada’nın taksimi sloganı ve TMT (Türk Mukavemet Teşkilatı) ile alınması doğruyu anlamamıza en iyi yoldur.

UBP, TMT yapılanması içerisinden oluşturulmuş bir partidir ve TMT; TC devletinin kontrgerilla örgütlenmesinin ada da vücuda getirdiği, tamamen dış odak denetimli bir yapıdır. Askeri kanat, kontrgerilla biriminin atadığı elemanlarca yönetilirken bunun siyaset düzeyindeki, legaldeki anlatımcısı ise Kıbrıs Türk Toplumu yöneticiliği ile Denktaş’tır.

Ada da taksimi kalıcılaştırmak TC derin devlet politikasının ana prensibi olması, yerelde bu anlayışı UBP’nin siyaset sahnesine sokmasıdır. Dolayısıyla şöyle bir değerlendirme yapmak yanlışa düşürmez bizi. UBP, ada parçasında TC devletinin; topluma kendi politikasını yayma ve uygulama partisidir.

Durum bu iken; bu partiye yönelik olarak ilkesel karşı duruştaki politik yapılanmalar ve politikacılar bu yapıya eleştirilerini/teşhirlerini nasıl yapılandırmalıdırlar. Karakterleri gereği çizgi ötesinden politik duruşa karşı olduklarından dolayı, eleştirilerini/teşhirlerini tam da cepheden yöneltmek zorundadırlar. Karşı cepheden yürütülmeyen siyasi faaliyetler, bu partinin ana karakterini gölgeleme tehlikesini de beraberinde getirebilir.

Ötesinde ise; eleştiriler teşhir noktasında yürütülmediği zaman, karşıdaki partilerin karşı duruşları gölge almaya başlar ve bu da toplumda anlatılmak istenenin anlatılamaması tehlikesini beraberinde getirebilir.

 

Şüphesiz ki; siyaset açıklamaları bu şekilde yapılırken, madem ki her şeyin kaynağı TC politik hedeflerinden kaynaklanıyorsa o halde UBP’nin fonksiyonunu anlatmaya gerek yoktur yanlışlığına düşmeye meydan verilmemelidir.

Evet, her şey TC politik hedefleriyle yürütülmektedir ama bu UBP’nin olmazsa olmaz karakterini unutmamıza vesile olmamalıdır. Ki bu, UBP’nin: dışarıdan örgütsel ve siyasal kurgulamanın ada parçasındaki ifadesi olduğu gerçeğini bilince çıkarmak, bilinçte tutmaya denk düşmek demektir.

Yakın zamana kadar başta UBP olmak üzere, türev yakınlığı içerisinde bulunan partilerin önemli bir kolaylıkları vardı. Bu kolaylık aynı zamanda onlara “bağımsız politika” yapıyoruz anlatımına neden olan mali katkıların kullanım biçimlerinde tanın kısmı özerklikti.

Son dönemle birlikte, mali kaynakların daraltılması ve doğal olarak kısmı özerkliklerin kaldırılmasından kaynaklanan teferruatta laf geveleme durumları, bu partiye farklı bir karakter kazandırmamaktadır. Bura da, bu anda önemli olan; siyasal teşhircilikte “son dönem politikaları” nı da güncelleyip tutum alışlar ona göre yapılmalıdır.

UBP, askeri ve demografik işgale karşı olan politik hatlar açısından, onun tarihsel konumu dikkate alınarak, karşıdan eleştirilmek ve teşhir edilmek zorundadır. Unutmayalım ki, UBP toplumsal tabandan (Kıbrıslı toplum) ne kadar soyutlanırsa ada sorunu da çözüme o oranda durma noktasında olacaktır. Onlara meşruiyet gücü aktarmak anti işgalcilerin görevi değildir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar