Unutma acı çektikçe büyürsün kaçtıkça küçülürsün…
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Unutma acı çektikçe büyürsün kaçtıkça küçülürsün…

12 Ocak 2022 - 10:14

Devrimcilerin, Solcu geçinenlerin ‘yaptığı’: Bireyselleşen siyasi yapılarda örgütlenme şikayetleri.                    Siyasi parti adı altında yıllardır faaliyet gösteriyorlar ama partilerini kendi şirketleri gibi kullandıklarından dolayı bölünüp parçalanmaları ve başarılamayan, dolayısıyla sevilmeyen; sevilmediği için mümkün olduğunca uzak durulan, yalnızlaşan beş kişiyi aşmayan partiler…

Bu örgütsüz siyasal yapıların yönetici takımı “BOYKOT”kararı alarak uygulamaya koyanları örgütsüz lükle suçlama cüretini göstererek alay edercesine küçümseme yoluna giderek örgütsüz“BOYKOT”başarıya ulaşmaz, ulaşsa da bir işe yaramaz diye çarşaf çarşaf yazılar yazarak kime hizmet ettiklerini bilmiyorlar mı??

Sizin solculuğunuzu sevsinler“ BOYKOT” başarılsa da başarılmasa da size mi kaldı suçlamak ve acımasızca yüklenmek? Bir yola çıkıldı artık geri dönüş yok, eğrisiyle doğrusuyla bu yol yürünecek.

***

Sağcılardan ses çıkmıyor ama solcu olduğunu söyleyenler boykotun işe yaramayacağını ağızlarında sakız edip saldırmalarını anlıyorum.  Bu boykot bugüne kadar partilerin ve sivil toplum örgütlerinin dünyanın yani BM’ye üye devletlerin işgaldir dediği bu yapıyı vatandaşa normalmiş gibi göstermeye çalışanların maskesi düşecek. Bana göre bu bile çok önemli.

Çünkü bu toplumu aptal yerine koyanlar unutmasınlar ki toplum bilgilendik sonra mücadeleye katılır. Çünkü 20 Temmuza barış harekatı dediler, özgürlük getirdi dediler, ama dünya devletleri kararlarıyla bu durum işgaldir dedi.

Toplum kurtulmak için ve dünya devletleriyle bütünleşmek ve muhatap alınmak istiyorsa karar vermelidir işgal rejimini ret mi edecek yoksa Türkiye’nin arkasında yamalı bohça olarak mı kalacak?

Karar seçmenindir diyeceğim ama seçmen yapımız da ortadadır, Kıbrıslıtürkler kurtarıcısı tarafından kansız soykırım ve asimilasyondan geçirilip azınlığa düşürüldü. Ama her şeye rağmen boykotla olsun bu gerçek durumu öğrendi ve öğrenecek.

***

Ada yarısında 47 yıldır yaratılan ve var olan sorunların devamının temel nedeni Türkiye’nin uyguladığı işgal rejimidir. Kurtulmak istersek kuruluş rejimini reddetmekten geçer.  Ha sandığa gidip seçimci partilerden yana oyumuzu kullanırsak bileceğiz ki hem kendimizi hem de oyumuzu bir kez daha yakacağız.

Bu memlekete sahip çıkmamız ve bu çökük yapıyı örterek, yalan vaatler vererek meclise girmeye çalışan sistem devamcısı sağ-sol hiçbir partiye prim vermemek zorundayız… tek çıkar yolumuz güçlü bir boykot ve ne istediğimizi belirtmek için AB ve BM’ye sesimizi duyurarak, sonrasında da en korktukları o şeyi yaparak, bir halk meclisi oluşturmaktır…

Dememiz o ki; Düşlerini neyle suladığına dikkat et. Ya da kimlerin senin düşlerini sulamasına izin verdiğine, belki de senin kimlerin düşlerini sulama ihtimalin olduğuna…

Düşlerini endişe ve korkuyla sularsan, yaşamını adeta boğan yabani otlar biçersin. Şayet iyimserlikle, çözümlerle sularsan, başarı seçersin. Negatif olanı eleştirip karşı çıkarken bile hayatta dengeyi muhafaza ediniz ve pozitif olanı seçiniz.

İnsan bu hayata iki şey için doğmuştur düşünmek ve eyleme geçmek için. Herkes hata yapabilir asıl büyük hata o hatada ısrarcı olarak devam etmektir. Sorunlarını tanımla ama gücünü ve enerjini çözümlere ver! Unutma acı çektikçe büyürsün kaçtıkça küçülürsün…

Kahve dememe gerek yok sanırım öyle değil mi ?

SEÇİM YOLUNU SEÇENLER YOLUNA, BOYKOT İÇİN YOLA ÇIKANLAR DA KENDİ YOLLARINA GİTSİN.

BEN KENDİ YOLUMU SEÇTİM”KİMSEYE OY MOY YOK BOYKOYU BÜYÜTMEK İÇİN YOLDAYIM”

Mutlu günler dilerim…

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar