Varsın her şey size kalsın
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Varsın her şey size kalsın

03 Mart 2021 - 10:59

Emeği, onuru ve hiç bir yerden nemalanmadan dik duran alın teri ile geçinen bir basın işçisiyim. Bulunduğum yerde dostlarımla birlikte önce onurumuza sonra da işimize aşımıza sahip çıkmak için hep mücadele içindeyiz.

Emeği çalınan her bir işçi düşünün bir gün kalemi ele alırsa emeğin değerini yazarsa o zaman bir çok şey değişir. Bir gün mutlaka yurduna, insana, emeğe sahip çıkar. İnanın bu ülkede kaybedecek bir dakikamız bile yoktur.

Biz emekçiler ne kadar daha bu acımasız çıkar savaşının sürüp gitmesine sessiz kalacağız. Ey sendikalar! Neden sessiz kalarak bu durumun devam etmesine göz yumuyorsunuz. Yapacak hiçbir şeyiniz yok mu ya da emekçilere bu konuda ne düşünüyorsunuz diye sorma zahmetinde bulundunuz mu?

Var olan bu durumunuzla emek sömürücülerine cesaret verip vermediğinizi düşünüyor musunuz? Bakın biz kendi işyerimizde barışa, özgürlüğe karşı çıkanlara karşı durmaya çalışarak var olan değerlere sahip çıkmak için uğraşıyoruz ve kimsenin de desteğini, katkısını beklemiyoruz. Varsın her şey size kalsın

***

Çocukluğumdan günümüze kadar kaç arkadaşımı, yakınımı, sevdiğimi çeşitli nedenlerle kaybettim, artık ipin ucu iyice katı ya sayıları hatırlamıyorum artık. Toplumsal mücadele yıllarında büyükler bizleri düşman ilan ettikleri Rumlardan, yabancılardan korurdu. Askerlerden korurdu.

Büyüklerimiz, bakışını sözünü beğenmeyenlerden korurdu, biz hep o koruma kalkanı altında savaşmamak için, savaş öğretilmeden, hile, yalan, dolan öğretilmeden büyümek gayreti içinde olmaya çalıştım, çünkü biliyordum ki onlar büyüyünce başımıza bunların geleceğini bilmezdi.

Bilselerdi en başta başımıza oturttuklarını oturtmazlardı. Kendi yerleştirdiklerinin kendi milletine yılan olacağını bilselerdi ta o zaman kollarını, kanatlarını, kafalarını kırarlardı ki nesilleri yok olmasın. Zorla ayakta kalan bir toplumun gelecek neslinin yok edilmesini asla, asla istemezlerdi.

***

Kurulan bu statüko içinde sizleri tebrik ederim, hiç düşündünüz mü sayenizde çocuklarınız, zehirleniyor, torunlarınız ölüyor. Şanslı olanlar ya düzgün bir hayat kurmak için her şeyden uzak kalıp işlerini yürütmeye çalışıyor.  Bir destekçileri, torpilleri varsa ve maddi açıdan şanslıysalar tüm bu pisliğin içinde olmak islemedikleri için ülkeden göç ettiler, kaçtılar.

Ölmüşlerin arkasından konuşulmaz ama, yaşayan dedelerimizi, babalarımızı tebrik etmek ve onları avuçlarımız patlayıncaya kadar alkışlamamız lazım değil mi? Kendi evladını, torununu, akrabasını, yakınlarını doğup büyüdükleri topraklarda yaşasınlar diye neden mücadele etmediler.

Onların da öz yurtları olan kendi memleketlerinden kaçmaları adına her türlü işbirlikçilik, kötülük yapanları desteklediniz, alkışladınız, sırtınızda saraylara kadar taşıdınız. Sizin ellerinizle seçtikleriniz sizin sayesinde bu vatan toprakları suç merkezi uyuşturucu cenneti haline getirildi.

***

Hepiniz de suçlusunuz, uyuşturucu, insan kaçakçılığı ve her türlü suç ithalatı yapan mafya babalarını adaya doldurup suçların yaygınlaşmasına çanak tuttunuz. Sizin çıkar ve menfaatleriniz için gençlerimizi kurban verdiniz, ölmelerine sebep oldunuz.

Bu toplumun, kültürünü gelenek ve göreneklerini hatta kendine özgü bölgesel şivesini, dilini, dinini, tarihini, unutması için ne gerekiyorsa yapanları desteklediniz, işlerini, güçlerini ve hatta kim olduklarını söyleyemeyecek, kendi memleketlerinde tacize zorbalığa uğramalarına sebebiyet veridiniz. Bu toplumun bitişine ve kendini savunamayacak aciz bir topluma düşürdünüz.

Bu uğurda mücadele veren yurtseverleri, linç etmeye kalkanlarla birlikte oldunuz ama artık hesaplar ters dönmeye başlıyor ve toprağa “bilinçli” bir şekilde atılan ve kendisinden bir çınar doğması beklenen tohum da, bulunduğu toprakta çürümeden yeryüzüne çıktığı andan itibaren artık bünyesinde gizli bir çınar hasretiyle kök salarak büyümektedir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar