Ve silinip gidecek tüm o güzel şeyler…
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Ve silinip gidecek tüm o güzel şeyler…

07 Temmuz 2021 - 09:37

Misafirlik bitti, işgalcilik bütün acımasızlığı ile devam ediyor. Bu kadar çok işbirlikçi kukla olmamış olsaydı devam eder miydi? Biz Kıbrıslılar herkese benzeriz. Ama hiç kimseden değiliz mi dediniz?.

Evet biz, biziz ve bu toprağın yalısıyız, genciyiz çocuklarıyız. Çok daha değerliydi kültürümüz. İç içe yaşamaktan keyif duyardık. Dünyanın çivisi çıkmamıştı bu kadar. Birbirimize güven duymaz olduk.

Bize ne oldu? Yoksa siz Ortadoğulululaştıramadıklarımızdan mısınız? Ya da Afrikalılaştıramadıklarımızdan mısınız? Elbette size söyleyecek her şeyinize bir cevabımız vardır.

Siz gelmeden önce bu kadar bozulup kirlenmemişti bu toplum, bu kadar yozlaşma ve kirletilmenin ardından kaybettiği değerlerine ve çürütülen köklerine de dönebilirdi bu millet. Kaybolanlar arasında bütünleşmiş yapısına güvenerek geçmiş bağıyla tüm çocuklarını da kapsayabilirdi.

Barış için yola çıkanlar meğer Tahkiye yapmışlar. Yani İslamı ve kuranı da kullanarak siyasal İslam getirildi. Kıbrıslılık çoktan ellerinden alınırken, kötülük yapan, üst kimlik olarak İslam’ı belirledi.                          Ve işin rengi değişti…

Ortadoğululaşıyoruz. Her geçen gün sönüp gidiyor bir iyi karakterimiz. Ötekileşiyor, ötekileştiriyoruz. Herkes bizden, herkes onlardan, herkes düşman! Dinamit gibi patlamaya hazırız. Hoşgörümüz öldü. Güven duygusu toplumun özünden silindi. Biz olmayı unuttuk. Her koyun kendi bacağından asıldı. Siyasal İslam ayarlarımızla oynadı. Bu bir toplum mühendisliğidir ve yalnız bu korsan ada yarısında uygulanmıyor.

***

Baksanıza 4 milyon değil, 5 milyon değil, 6 milyon değil 7 milyon da değil, 8 milyondan fazla Suriyeli Türkiye’de ve geri memleketlerine gitmeye hiç niyetleri de yok. Entegre olmayacaklar. Asimilasyonun yanından bile geçmeyecekler.

8 milyonluk kapalı bir grubu toplumun bir köşesine oturtamazsınız. Görmemezlikten gelemezsiniz. Gettolara sıkıştıramazsınız. Ve onlar da Kıbrıs'ın kuzeyine getirilip yerleştirilenler gibi değişmeyecek. Bizi değiştirecekler, değiştiriyorlar zaten. Bu bir planlı toplum mühendisliğidir.

Türkiye'deki zalim diktatörlük iktidarı, elinde bulundurduğu erkin garantörü olarak Kıbrıs'ı ve Kıbrıslıları pazarlık masasında kullansın diye rehine görüyor. Yetmedi ama bizim mayamızı beğenmedi. Mayamızı değiştiriyor.

Kayyum olursak itaatkar oluruz. Başbakan olursak sadakatli oluruz. itaatkar olursak onların istediği gibi oluruz. Böylesine büyük bir rezaleti yaşamamız bundan, Toplumsal varlığımızın yer değiştirişini görmemiz bundan.

Diğer devletler öcü gibi korkarken ‘ insanın göçünden’ bizim güler yüzle kuklalar gelenlere hoş geldiniz diyerek yüzbinleri içimize almamız paraya teslim oluşumuz da bundan. Kültürümüz yok olacakmış, olsun biz olmayacağız ya, İşleri bittiğinde, tüm o güzel şeyler silinecek anılarımızdan.

Korkunç suçların kanıksandığı, şiddet dolu bir toplumda yaşayacağız. Ortadoğululaşınca Ortadoğu bize gelecek. Ya bizden geriye kalanlar nereye gidecek? Elini kolunu sallayan giremezdi içeri. Denizimiz, kumu, güneşi…

Verimli toprakları, özlemi, suyu ve yüreğinizde Özgür Vatan denilince oluşan o garip iyi halli ruhla.                  Bu memleket bizimdi!

Artık değil…

Her neslin bedel ödediği, her neslin kan döktüğü, emek verdiği, elleriyle var ettiği o bu vatan artık bizim değil. Bizimle hiç alakası olmayan birileri uzaktan uçuştu geldi ve kondu tüm o güzel şeylere.     Biz de izledik… İzliyoruz… İzleyeceğiz…

Misafir değiller artık. İşgalciler. Özümüzü çalacaklar.

Ve silinip gidecek tüm o güzel şeyler…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar