Ya, işte böyle sevgili okurlar
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Ya, işte böyle sevgili okurlar

18 Aralık 2021 - 10:06

Bu ada yarısında köşe yazarlığı boyut atlamaya başladı. 'Yazar'lar, ne yazacağını bilemez halde, ortalarda kafası kesilmiş tavuk gibi bir sağa bir sola koşuşturuyorlar. Siyasilere ve ya beslendikleri patronlara yağ çekme onursuzluğu içinde rejimle birlikte onlar da çirkefe battılar…

Ne leş, çıkarcı, menfaatçi ve aptal adamlardan oluşuyor şu “KKTC” medyası. O yüzden birkaç cesaretli isim çöldeki serap gibi sırıtıyor medya denen bu çirkef yatağında. Yaşana, dolana, iftiraya yazarlık diyorlar, pisliğe battıklarının bile farkında değiller…

Kendisi de ahlaksızlığın, yolsuzluğun parçası olmuş bir medya ve ona para için hizmet eden yazarçizerler sadece yolsuzluk ve hırsızlığı meşrulaştırmaya yarar, başka bir şeye değil. Ruhunu kokuşmuş, kokuştuğu ölçüde zorbalaşmış bir kukla yapıya satmış veya kiralamış herkese.

***

O veya bu sektörde, başta da satılmış, acentelik yapan medyada, para ve avanta uğruna gazetecilik mesleğini beş paralık eden basındaki patronlara. Memlekette aklını, vicdanını kaybetmiş, pusulası şaşmış, kendisini 'önemli' sayan ne kadar işbirlikçi yazar varsa, hepsine.

Geriye doğru sayıyoruz, başka deyişle kötülüğün galip galip geldiği ve iyilikleri yok ettiği, bu güruhun umurunun teki bile gerçekçi değil. Onlar için varsa da para yoksa da para, helal mi sanıyorsunuz?

Biriktirilmiş çöplükten ne kaparlarsa götürüp, memleketin doğa ve insan kaynağının iliğini emip, başka diyarlarda aileleriyle birlikte yaşayacakları kısa bir mutluluktan başka şey düşünmüyorlar. Çünkü çoğu bu çirkefin içinde yolsuzluklar çarkının gönüllü neferleri oldular.

***

Peki ya siyasiler, sizler hala daha bu toplumun karşısına çıkmaktan utanmıyor musunuz? Buradan açıkça yazıyor, programlarımda söylüyorum. Bu memlekette ekonomi hasta mı, değil mi tartışmalarını... O lider ne dedi, onu derken aslında ne demek istedi kıvırtmalarını...                                         Yağcılık çekme ve yalakalıklarını...

Ülkeyi gerçekten şimdi kim yönetir ve seçimden sonra kim yönetecek ki diye lafa başlayıp da son 45 yıldır memleketi soyan zihniyetlere gidip işi bağlayan, sözde zeka oyunlarını, sahtekârlıkları...

Hâlâ daha nasıl çalabiliriz bir kez daha bu seçim badiresinden diye çabalayanların boşuna çırpındıklarını. Beyninde, ruhunda bir tek gerçek bilgi bile taşımayan sağlı sollu siyasilerin toplum içinde önlenemez düşüşlerini...

***

Bütün bunlara tanıklık edip izlerken tiksiniyorum. İçim kalkıyor, midem bulanıyor, kusmak geliyor. Dünyanın en önemli ülkeleri dahi bu adına “cumhuriyet” denen kokuşmuş yapıyı izledikçe yakında onlarda safra atacak, merak etmeyin.

Ve de geçmişten günümüze kadar sağdan ve soldan hükümete gelenlerin bu topluma layık olabilecek yönetimleri kurarak, kimseye muhtaç etmeyecek bir düzeni kuramadınız ya,  toplum sizin gibi siyasilerden hesap soracak, bunu da bilin.  Çünkü bu hesap sorma bizim genlerimizde var, bunu da unutmayın.

Görmez olurlar mı? Bal gibi biliyorlar. Ama talan kültürü bu. Umurlarında değil. Ne dedik?  Yolsuzluk medyada kiralık olan yazarlardan kokmaya başlar. Kendisi de ahlaksızlığın yolsuzluğun parçası olmuş bir medya sadece yolsuzluk ve hırsızlığı meşrulaştırmaya yarar, başka bir şeye değil.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar