Ya onların derdi bile yoksa!
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Ya onların derdi bile yoksa!

13 Aralık 2021 - 10:47

Ve sonunda Boykot diyerek Sol’u da parçalamayı başardınız diyenlere yaşadığımız gerçekleri görmeleri için beni biz ne yapabiliriz? Ancak biz de sorabiliriz, hangi solu parçaladık? Birlik halinde sol mu vardı bu ada yarısında? Ben bu karagözlüğe daha ortak olmam! Bizde de sol mol yoktur..                            Solu kullanarak rant, çıkar ve menfaat sağlayanlar vardır.

Kişilerin davranış ve yaptıkları yanlışların sonuçlarından yine kendilerinin sorumlu tutulacağını dile getiren bir atasözü olarak kullanılır. Her kişinin sorumluluklarını bilmelerine ve oluşabilecek olumsuzluklardan kişinin sorumlu olacağını anlatmaktadır. Her koyun kendi bacağından asılır.

Aynı zamanda kimsenin hatasının ve kusurunun başka bir kimseyi ilgilendirmediği dersini de vermektedir. Herkesin sadece kendi yaptığından sorumlu olduğunu belirtmektedirler. Bu durum kesilen koyunların bacaklarından asılarak işlem görmesine benzetilmektedir.

Bir koyun kesildiğinde kendi bacağından asılır, yanlış bir davranış sonucunda oluşan durumun hesabını da o davranışta bulunan kişinin kendisi vermek zorundadır. Herkes yaptığının hesabını verir sonucu çıkarılmaktadır. Nerede yaşarsan yaşa yaptıklarından dolayı herkes kendi yaptığından sorumludur, herkes kendi hatası ve davranışının sonucu olan cezayı kendisi çeker.

***

‘Siz kendinizi değiştirmedikçe sizi kimse değiştirmez’ Unutmayınız, her koyun kendi bacağından asılır. Yaşadığımız bu coğrafyayı farklı özellikleriyle düşünürsek ona tutsak, rehine alınmış durumdadır diyebiliriz. Her nerede yaşar, yaşatılırsan sen de bir hayvan gibi varlığını sürdürebilmek içi mücadele verildiği ölçüde varlığını sürdürebilirsin.

Düşünceler ve farklılıklar da öyledir. Ancak kendilerini duyurup tanıttıkları ve toplumdan destek bulabildikleri ölçüde var olurlar. Bu hal evrensel bir kanundur. O halde kardeşlerimizi uyarma gereği duymamamızın sebepleri bunlar ve bunlara bağlı olarak uyarı ve önerilerimiz dikkate alınmaz ise sonucuna da katlanacak.

Ülkenin içine atıldığı durumu unutma, bunun sonucunda da kişinin kendisini unutması, kimseyi umursamama anlamında bireyselleşme ve yabancılaşmadır. Yabancılaşma yani kendini bilip, yurttaşları ile birlikte olması gereken alandan çıkıp kendini kaybederek yalnızlaşır.

Kimsenin etlisine sütlüsüne karışma, her koyun kendi bacağından asılır, bana dokunmayan yılan bin yaşasın, herkesi hoş gör gibi ifadeleri unutup slogan atmaya başlar, Kıbrıs’ta barış engellenemez.

Belki, tahammül eder, sabreder, içine atar ama o kötülüğün yok olması, ona düşen kardeşlerinin dahi kurtulması için kendine yaraşır en güzel yolla çaba gösterir. Bu en güzel yolda, hoyratça başkalarına sataşıp kendi egosunu tatmin etme yolunu seçer.

Siz yaşadığınız hali değiştirmedikçe kimse sizi ve bunun anlamı şudur: Eğer siz iyi bir halde iseniz, bu iyi hali hak etmenize sebep olan özelliklerinizi koruduğunuz sürece bu iyi halde olmaya devam edersiniz. Yok, eğer kötü bir halde iseniz, bu kötü hale düşmenize sebep olan özelliklerinizi değiştirmedikçe de bu kötü halden kurtulamazsınız.

Peki, bizim mevcut halimiz ne? Bize yaşatılanları unuttuk, işgal koşullarında yaşamak da bize kendimizi unutturdu. Belli belirsiz tavırlar bizi bir adım ileriye götüremiyor. Biz kimdik, nasıl idik, nasıl olduk? Düşünmemiz gereken noktalar bunlardır.

O halde elinden alınan ve senin de unuttuğun kimliğine ve gerçek Kıbrıslı olmana dönmek değil mi verilen mücadelemiz? Bu da önce insanın böyle bir derdi olmasıyla başlar. Ya derdi bile yoksa!

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar